Ermenistan’ın aşmadığı kırmızıçizgi mi kaldı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Putin ile son telefon konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, “Artık bu işe son verelim dedik. Siz Paşinyan’la ben İlham kardeşimle görüşeyim. Kırmızıçizgilerimizi de söyledik. Bu çizgiler aşıldığında babamızın oğlunu gözümüz görmez” demiş. Bunlar elbette söylenmesi gereken sözler. Ancak, Ermenistan- Azerbaycan arasındaki çatışmalarda hâlâ kırmızıçizginin aşılmadığını düşünmek ve söylemek mümkün mü? Kısacası, aşılmadık çizgi mi kaldı?

Ermenistan yıllardan beri işgal ettiği toprakları başta Rusya’nın desteği ile elinde tutmuyor mu? Bir başka ifadeyle Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ihtilafın bu güne kadar sürmesinde, özellikle de Karabağ’da Ermenistan işgalinin devam ediyor olmasında Rusya, ABD ve Fransa’nın tavrının rolü yok mu? Geçmişten günümüze gelecek olursak günlerden beri Ermenistan, Azerbaycan’daki sivil yerleşim yerlerini bombalıyor, başta çocuk ve kadınlar olmak üzere siviller hayatını kaybediyor. Bu oylalar karşısında Rusya’nın kılı kıpırdıyor mu? Arada bir Rusya harekete geçiyor çatışmaların durması için ateşkes çağrısında bulunuyorsa bunun tek sebebi köşeye sıkışan Ermenistan’a nefes aldırmak değil mi? Bir adım daha atarsak Ermenistan’a başından beri Rusya’nın silah sevkiyatı devam etmiyor mu?

Tüm bu hatırlatmaların ardından hâlâ Rusya ya da ABD ve Fransa’nın arabuluculuğu ile Karabağ topraklarının işgalden kurtulabileceğine inanan var mı? Eğer varsa bu ya olayları doğru görememekten ya da fazla iyimserlikten olabilir. Ancak, uluslararası ilişkilerde gereğinden fazla iyimserliğe yer yoktur. Çünkü kaybedenler hep olaylara iyimser yaklaşanlar olmuştur.

Rusya ile Karabağ’da yeni bir beraberlik yaşanacak ise öncelikli olarak Ermenistan’ın Karabağ’dan çekilmesinin temin edilmesi gerekiyor. Bu olmadan söylenecek ve verilecek sözler sadece oyalamaya, Azerbaycan’ın işgal altındaki Karabağ’da ilerleyişini durdurmaya yönelik olabilir. Çünkü Rusya ile sadece Karabağ’da değil Suriye’de de terörle mücadelede ne zaman teröristler köşeye sıkışmış ise Rusya ve ABD hemen devreye girerek ateşkes çağrısında bulunmuşlar, ateşkes sağlandığında teröristlerin Türkiye’nin isteğine uygun olarak sınırımızdan çekilmesini sağlayacakları sözünü verenler göstermelik birkaç ortak devriyeye çıkmanın dışında Suriye’de değişen bir şey olmadı. Böylece teröristlere nefes aldırıldı. Aynı örneği Libya’dan da vermek mümkün. Böyle olunca Rusya ile diplomatik yollarla bir sonuç almanın mümkün olmadığı çeşitli defalar ispatlanmış oldu. Artık kırmızı çizgilerden söz etmenin, bu hassasiyete Rusya’nın söz vermiş olsa da uymasını beklemenin makul bir izahı olamaz. İki gün önce Berde kentini bombalayarak 24 sivili katleden Ermenistan’a başta Rusya olmak üzere ABD ve Fransa’dan bir tepki söz konusu olmadı. Bu bakımdan diplomasi adına bir takım temaslar yapılabilir ama bu temaslarda özellikle Rusya’nın söylediklerine inanmanın ve ona göre tavır belirlemenin anlamı yoktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?