Reklamı Kapat

Makyavelist siyaset anlayışı-II

Machiavelli’nin siyaset felsefesinde bir hükümdar/devlet başkanını tahtını elinde tutabilmek için katı yürekli olmasını bilmelidir ve gerektiğinde buna tevessül etmelidir.

Yine, hükümdar/devlet başkanını, eli açık bilinmelidir. Cömert bir hükümdar, cömertliği abartmadıkça her zaman kârlı çıkar. Cimri olarak bilinmektense cömert görünmek daha iyidir.

Eğer hükümdar/devlet başkanını, askeri gücü iyileştirdiği, halkı yoksul bırakmadığı, açgözlü olmadığı müddetçe cimri de görünse bu duruma aldırmamalıdır. Çünkü halk, onun bu davranışı, devletin iyiliği için yapılmış cimrilik olarak görecektir ve bu aslında artı puan olabilir. Ancak, askerleriyle sefere çıkan, yolsuzluk yapan, başkalarını haraca bağlayan bir hükümdar eli açık/cömert olmalıdır yoksa askerleri arkasından gelmez.

Machiavelli’ye göre hükümdar/devlet başkanını, kendisine ya da tebaasına ait olmayan zenginlikleri, ganimetleri bol keseden dağıtabilir ve bu bazen hükümdara avantaj sağlar. Yine, hükümdarın zalim gibi görünmek yerine merhametli görünmeyi tercih etmesini, bu tercih edişi de yerli yerinde kullanması gerektiğini savunur.

Machiavelli, Prens adlı kitabında bu konuyla alakalı şunları söyler: “Aşırı merhametli olmak yüzünden cinayet ve çapulculuğa yol açan kargaşaya göz yummaktansa az sayıda ibret olacak ceza vermek çok daha merhametlice bir davranış sayılır. Bu suçlar genelde herkese zarar verir oysa prensin buyurduğu ceza bir kişiyle ilgilidir. Tüm prensler arasında özellikle yeni prens olanlar zalimlikle damgalanmaktan kurtulamaz. Zira yeni devletler tehlikelerle doludur…”

Machiavelli, etik ve politika arasında kurulacak bağlantıya fazla aldırış etmez. Prens, merhametli, güvenilir, karşısındakini anlayan, dürüst ve güvenilir görünmeye çalışmalıdır. Fakat aslında prensin kudreti onun gerçekten merhametli olmasına çok az izin vermelidir.

Hükümdar/devlet başkanını, halkın yaşam kalitesini yükseltmek için kendisinin ne kadar gerekli olduğunu göstermelidir. Örneğin, herhangi bir birey veya kurum üzerindeki kontrollü baskıyı geçici olarak gevşetmenin neticesinde oluşacak kaos ortamının etkilerini göstermek, kendisinin ne kadar vazgeçilmez olduğunu kanıtlamanın önemli adımlarından birisidir.

Machiavelli, hükümdar “korkulmalı mı yoksa sevilmeli mi?” sorusunu sorar ve korkulmanın daha güvenli ve siyaset açısından daha mantıklı olduğunu söyler. Bu görüşünü de insanın nankör, değişken, içten pazarlıklı, korkak ve çıkarcı yapısına bağlar ve şöyle der: “İnsanlar severken kendilerine, korkarken prense bağlıdır.”

Bir prensin/devlet başkanının, dürüst, namuslu ve idealleri için uğraşan birisi olması övgüye layıktır ancak bunları yapan prensler iktidarlarını fazla sürdüremezler. Verdikleri sözleri tutmayan liderler, dürüstlüğü temel almış liderlere karşı galebe çalmışlardır. Bu deneyimlerin sonucudur diyen Machiavelli, iki tür mücadele tarzı olduğundan ve bunlardan birincisinin yasalara uyarak, diğerinin ise zora başvurarak yapıldığını; birincisinin insanlara, ikincisinin hayvanlara özgü olmasına rağmen, bazen hayvanlara özgü olan zor kullanma taktiğinin insanlara uygulanması gerektiğini söyler ve bunun başarısından bahseder. Yani yasa yetmezse zor kullanmak gerekir der. Yine, var olan acımasızlığın ve ahlaksızlığın gücü ve dengeyi koruyabilmek için gerekli olabileceğini anlamalıdır. (Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?