Eğitim şart

Bir eğitim hamlesi başlatmak şart. Bunun önemini en tepeden sokaktaki vatandaşa kadar herkes dile getiriyor yıllardır. Her defasında niyet sabit kalsa da hedef şaşıyor. Dershanelerin kapatılması çok isabetli bir girişimdi. Bir şeyin açılması değil kapatılması ilk defa hayırlı bir teşebbüs haline geldi bu ülkede. Liselere geçiş ve üniversiteye giriş sınavları öğrencilerin ufkunu daralttı. Bütün dikkatlerini kısa mesafe koşusuna verdiler, hiçbiri maratoncu olmayı düşünmedi. Okullarda garip bir yarış. Anlamsız iftihar tabloları. “Eğitim” bu başarının neresinde? Hiç kimse bu soruyu sormaya yanaşmadı. Kimlik, kişilik, toplumsal meziyetler, ahlaki ve ailevi değerler öğrencilerin başarı puanlarının neresine tekabül ediyor? Bu sorunun da bir cevabı yok. Okullar fabrika değildir ve hiçbir zaman fabrikasyon insan yetiştirme peşinde de değildirler. Mesleki formasyonu ne olursa olsun eğitim ve öğretimin asli gayesi “iyi insan” yetiştirmektir. Aslına bakarsanız buradaki “iyi” kelimesi bile zaittir. Eğitimin hedefi “insan” yetiştirmektir. İnsan zaten iyidir. İnsanlık ölçütlerini kaybetmişlere kazandırmak, bu ölçütlere sahip olanları da bulundukları hâl üzere muhafaza etmeye eğitim diyoruz.

GEÇERKEN

Dünya müteharrik ve muharriktir. Hem hareketli hem tahrik edici hem de yakıp susatandır. İnsan hâlden hâle geçerek dolaşır dünya istasyonlarını. Her zaman dilimi bir istasyondur. Ne görmüşsek şu âlemde yanından yöresinden geçerken görmüşüzdür. Seyir hâlinde iken ya seyahat ettiğimiz vasıtanın camından ya da mola yerlerinde bir sürü şeye rastlarız. Hayat geçici, dünya geçici ve insan geçicidir. Geçerken gördüklerini hayatın tutanaklarına geçenler yazgılarını da dillendirme imkânını yakalamış olurlar. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gençlere ve kendini her daim genç hissedenlere yönelik çıkmaya başlayan kültür-sanat dergisine de ad olmuş bu kelime: GEÇERKEN

Henüz yüz yüze tanışmak nasip olmadı, sadece yanından geçerken duydum, dergide yaşayan edebiyatımızın çok güçlü isimleri yer alıyormuş. Edebiyat dergilerinden birçok aşina ismin böyle bir dergide yazması son derece sevindirici. Gerçi Diyanet İşleri Başkanlığı 1956’dan beri dergicilik geleneğini sürdürüyor. Sırasıyla Diyanet İlmi, Diyanet, Çocuk ve Aile gibi kendini geliştirerek devam eden dergilerin varlığından haberdarız. Diyanet İşleri Başkanlığı Dinî Yayınlar Genel Müdürü ve derginin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Kurt’un da ifade ettiği gibi: “Dünya hayatının gelip geçiciliğine, insanın dünyada bir yolcu olduğuna vurgu” anlamı taşıyan GEÇERKEN dergisi doğru ve sahih olanla iyi ve güzel olanı harmanlayarak geçici âlemde kalıcı izler bırakmaya adaydır.

Emeği geçenleri yürekten kutluyorum.

KUKLALAR İÇİN İPLERDEN SONRA YAŞAM

Sema Bayar 1983 Ankara doğumlu hikâyecilerimizden. Dikkatli okuyucular onun hikâyelerini (öykülerini mi demeliydim?) Heceöykü, Dergâh, Türk Edebiyatı, Kitap-lık, Mahalle Mektebi ve Söğüt dergilerinden hatırlayacaklardır. Sema Bayar Kuklalar İçin İplerden Sonra Yaşam isimli hikâye kitabıyla ilk kitap heyecanını yaşıyor şu günler. İlk dikkatimi çeken noktayı hemen belirteyim: Şiir olmadığının farkında olan bir şiirsel söyleyiş!

Rastgele bir sayfayı açıyorum ve ilk satırları okuyorum: “İçimde, kuş vuran çocukların vasat pişmanlığı.”, “Hatalarınla göz göze geldiğin bütün köşe başlarında, diz çöküp ağlayan gölgeler bıraktın.” Bu da bir başkası: “Ufukta dalgalarla savaşmaktan yorgun, bir o yana bir bu yana sallanan, gerçekte sallanmayan, gerçekte omuzlarını boşluğa bırakan, kalbini, ruhunu ve parmaklarını suyun kaderine iliştiren bir gemi vardı. Bu sendin.”

Hikâyedeki şiirsel havaya mukabil Sema Bayar’ın başta Diyanet dergisi olmak üzere birçok yerde yayımladığı yazılarında da öykü sıcaklığını görüyoruz. (Bu arada Günahın ve Sevabın Kelebek Etkisi’ni unutmuyoruz.) Gerçeküstü ve büyülü bir anlatıma sahip bir ilk kitap elbette okuyucusuna gelecek için çok büyük vaatlerde bulunacaktır.

Kuklalar için iplerden sonra yaşam mı dediniz?

Söylersem kuklaları yeniden ipe göndermiş olurum. İyisi mi sevgili okur, bu kitabı ortasından değil, ilk başından oku ve hikâyenin encamını kendi gözlerinle gör.

(Kuklalar İçin İplerden Sonra Yaşam-Sema Bayar-Hece Yayınları)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder

# Ankara

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?