Fethi Gemuhluoğlu

Bir ülkenin yabancı güçler tarafından işgal edilmesini hatırlatır tarzda asıl sorunlarla (kültür, bilim, sanat, düşünce vb.) değil, kurgulanmış, uydurulmuş, saptırılmış, salgınlaştırılmış, irapta mahalli olmayan, yani konu olmayan konularla insanların, toplumun, aynı zamanda devletin uğraştırılmasını reddederken, yaşasaydı, ihtimal karşı duracağı sezgisiyle, Fethi Gemuhluoğlu’nu hatırlamanın, hatırlatmanın yanında bir vefa borcu olduğudur. Daha önce yayınlanan yazıyı, küçük eklemelerle yayınlıyorum.

“Bu ülke”, derdi arada bir: “Bir kedi gibi yavrularını yiyor.”

Kendine özgü benzetmeler ile anlattığı konuların iyice anlaşılmasını sağlamak için yerine göre şiire, yerine göre halk deyimlerine ve atasözlerine başvururdu. Ama bunlar anlattığı konulara farklı bir boyut ve vurgu katardı. Türkçenin sahip olduğu sadeliğin kıvraklığını, mecaza yatkın kullanışlığını, somut gibi görünen yapısının soyutu işaret edebilen enginliğini, akışkanlığını ve ahenkliliğini adeta ilk olarak keşfederek duyumsardınız. Ancak, “söz orucunda” ve “yirmi yıldır yazı orucunda” olduğunu hatırlattığında, Türkçenin imkân deryasının sınırsızlığına sanki gizli bir göndermede bulunurdu.

Bir iki dergi dışında, kendi ata kökü olan Anadolu’nun bir kasabasında çıkan Arapgir Postası’nda yayınladığı sınırlı sayıdaki yazılarından başka 22 Kasım 1975 yılında Aydınlar Ocağı’nda irticalen yaptığı o “destan” konuşma, zamanın elinden adeta kurtarılarak kayda geçirilebilmiştir. Adeta “söz” ve “yazı” oruçlarının iftariyeliği ve bayramiyeliği olmuştur.

Kendi tanımlamasıyla bir “Türkmen kadın”dan “bel oğlu” olarak dünyaya gözlerini açan, ama asıl insan varlığını “yol oğlu” olmakta bulan Fethi Gemuhluoğlu, O’na hakkıyla yakışan adlandırmayla “Fethi Ağabey/Abi”nin, 5 Kasım 1977 yılında Hakk’a yürüyüşünün üzerinden tam 43 yıl, doğumunun üzerinden de 97 yıl geçmiş.

Necip Fazıl Kısakürek’in nitelemesiyle Fethi Gemuhluoğlu, söz konusu “yol”un “yoldaş”larının “saka”sıydı. Ankara’ya teşriflerinde genellikle Hacı Bayram Camii avlusunda akşam vakti belirli sayıda katılımla toplanır konuşulurdu. Böyle bir toplantıda Necip Fazıl’ın söz konusu nitelemesine de değinilmişti ve bunu kabullendiği izlenimi almıştım. Basit anlamıyla “saka” tarlada veya başka işlerde çalışanlara su taşıyan demektir.

Fakat Fethi Gemuhluoğlu, hayatı boyunca ve hayatını feda ederek gerçekleştirdiği mücadelesinde, mecazi anlamda bir “saka”lık yön vardır, ama bu asıl olmaktan çok ikincil bir nitelik olarak değerlendirilmelidir. Her şeyden önce O, dikkatli, ısrarlı, yılmaz ve yorulmaz, sarsıcı ve kuşatıcı hakikati araştıran bir Müslüman aydındı. Araştırması, mücadelesine “yoldaş” bulma çabasıydı. Onun için “Kırmızı Cep Defteri”nde devletin çeşitli görevlerinde, makamlarında, kademelerinde bulunanlardan tutun, farklı siyasi partilerden kişilere, çeşitli dergilerde yazan sanatçılara, edebiyatçılara, yazarlara, gazetecilere, birçok dernek ve vakıf yöneticilerine kadar isimler kaydedilirdi. Kaydetmekle yetinilmez, onlar ile ilişkiler kurma fırsatları kollanırdı.

Tarihi hafıza, geçmiş ve şimdi bağını kurmada engin bir alan olma yanında, mücadelesinin yol ve yönünü belirlemede geniş imkânlar sunan bir kaynaktı. Ölçüsü, İslam’ın tevhit ilkesi ve bunun kavranış yöntemini örneklendiren Allah Resulü ve O’nun Ehl-i Beyti’ydi. İman ve onun bengisuyu aşktı. Bu aşkı donanmadıkça, “yolda yoldaş” olunamazdı. Bunun ön şartıysa, kendine “uykuyu haram etmek” ve “çileye soyunmak”tı. “Sizin içinize bir azap, sizin içinize bir çile, sizin içinize bir dram tohumu ekmek istiyorum” derken, aslında insanı, Müslüman’ı, hem kendi kendine, hem insanlara ve hem de yaratılmış her şeye dost olmaya çağırıyordu.

Çağrının asıl yankılanacağı alan olarak bilim, sanat, edebiyat, kısaca kültür ve uygarlıktı. Bunun için insanlar aradı, yoldaş bulmaya çabaladı, bulduğu, erişebildiği imkân ve fırsatları bu yönde seferber etmeye özen gösterdi, tohum ekmeye öncelik verdi. Bu uğurda her mahallenin bir Behlül’ü, bir delisi olmalıydı. Oldu. Rahmet ve mağfiretler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?