Haçlı Seferleri farklı devam ediyor

Haçlıların İslam düşmanlığı geçmişte askeri seferlerle hayata geçirilmeye çalışılıyordu. Günümüzde ise ister İslamofobi, ister İslam düşmanlığı deyin, psikolojik saldırılarla devam ediyor. Muhtevada bir değişiklik yok, değişiklik sadece uygulamada. Bu bakımdan Haçlılardan ülkemize veya İslam ülkelerinden birine yönelik sözlü saldırılar gündeme geldiğinde sanki ilk defa yaşanıyormuş gibi bir şaşkınlık ifade edenler sanıyorum olayı anlamak istemiyorlar. Kaldı ki günümüzde Haçlı Seferleri’nin yerini alan İslam düşmanlığının dışavurumu zaman zaman psikolojik boyutu aşarak Müslümanların camilerine, ev ve işyerlerine saldırılar şeklinde de oluyor. Böylece aslında geçmişte ordular marifetiyle yürütülen saldırılar günümüzde bir takım örgütler ya da emniyet güçleri vasıtasıyla yürütülüyor.

Haçlı Seferleri’nin günümüzdeki yansımasının geçmişten en önemli farkı şimdilerde kendilerini Müslüman olarak nitelendiren bir takım ülke yöneticilerinin de Müslümanlara ve İslam’a yönelik Haçlı saldırılarına en azından sessiz kalarak destek veriyor olmaları. Bir başka ifadeyle geçen zaman içinde İslam dünyasının içine yuvarlandığı kompleks sebebiyle ya da Osmanlı’nın parçalanıp İslam dünyasının başsız bırakılmasının ardından yürütülen yoğun propaganda ile oluşan dünya düzeninden mi kaynaklanıyor, üzerinde durulması gerekiyor. Osmanlı’nın parçalanması ile birlikte o topraklar üzerinde ortaya çıkan pek çok devletçiğin başına getirilenlerin kendilerini Haçlılara borçlu hissetmelerinden midir bilinmez ama günümüzde insanı en çok üzen Haçlı ruhu ile İslam ve Müslümanlara saldıranların İslam dünyasından bir takım destekler bulabilmeleridir.

Meseleye hangi açıdan bakılırsa bakılsın yüzyıllar önce Avrupa’dan kalkıp kilise desteği ve teşviki ile Kudüs’e yönelen Haçlı orduları ile günümüzde sergilenen İslam düşmanlığı sonuç olarak fazlaca bir fark göstermiyor. Her ikisinde de esas olan Müslümanları ve İslam’ı yakın çevrelerinden sürüp çıkarmak. Hemen belirteyim ki buna Haçlıların tarihte güçleri yetmediği gibi bugün de yetmeyecektir. Yeter ki Müslümanlar Haçlılar karşısında içine yuvarlandıkları kompleksten kurtulabilsinler. Haçlılar ne söyler ne yaparsa onların doğruluğunu tasdik etmek psikolojisinden kendilerini kurtarabilsinler.

Bunun kolay olmadığı ortada. Ancak, onların sayesinde bir takım koltuklara sahip olan bir takım kimseler konumlarını korumak adına İslam’a bunca saldırıya rağmen kıllarını kıpırdatmıyorlarsa kendilerini Haçlılara borçlu olmak duygusundan kurtaramıyorlar demektir. Ancak, bu zincirlerin bir an evvel kırılması da şart. Çünkü bir süre sonra kendilerini belli koltuklara oturtanlar bekledikleri uşaklığı tam olarak göremediklerinde, görseler bile onlarla işlerinin bittiğini gördüklerinde pek çok uşaklarının yaşadığı sonu yaşayacaklardır. Sadece koltuklarını kaybetmekle kalmayacak, canlarını da kurtaramayacaklardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?