Reklamı Kapat

İmanlı, güçlü, dirençli nesil (2)

Bazı konuları anlatmak kolay olsun diye hikâyeye başvurulur.

Size bir hikâye: Müebbet hapis cezasına mahkûm edilen birine hapse girerken sorarlar: “Üç yemek çeşidinden birini seçeceksin ve ölünceye kadar onu yiyeceksin, seç bakalım: Bal mı, et mi, ekmek mi?” Çoğunluk eti veya balı seçermiş ve çok azı ekmeği seçermiş.

Ekmeği seçmeyenler pişman olurlarmış.

Şunu da söyleyeyim, İslam’da şu suçun cezası bu kadar hapis yatmaktır diye bir madde yoktur. Suçun ve cezanın şahsiliği prensibini en iyi uygulayan İslam dini suç işleyen kişiyi hapse atarak, eşini, çocuklarını, anne ve babasını da cezalandırmak  tarafına gitmemiştir.

Yukarıda anlattığım İslam’a göre yönetilen hiçbir ülkede olması mümkin değildir.

Konumuz o değil.

Evde aile eğitiminde, çocuklarınızla otururken, “En çok sevdiğiniz nimetlerden üç tanesini hatırlayın” deyin ve sırayla hepsini saysınlar.

Soluduğumuz havayı kim hatırlamış bakalım.

Neden hatırlamayız?

Para ödemediğimizden. Ramazan orucu tutarken sahurdan iftar vaktine kadar yemeden içmeden durabiliriz ama havasız duramayız.

Bir yarış yapın ve kim daha fazla havasız durabilecek, deneyin. Eğlenmiş olursunuz.

Gülüşmeler bittikten sonra anlarız ki, dünyanın bütün altınları, petrolleri, incileri, pırlantaları bir tek nefesin karşılığı olamaz.

İşte o nefesi bize parasız veren Rabbimizin varlığını, birliğini, eşinin ve benzerinin olmadığını bilmemiz bu dünyada ilk önce öğrenmemiz gereken bilgidir.

Onun içindir ki Sevgili Peygamberimize açıkça dini tebliğ emri geldiğinde ilk duyurduğu, “La ilahe illallah/Allah’tan başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur” deyin kurtulun, kelime-i tevhididir.

Babamın bana çocukken öğrettiklerindendir:

-Allah kaç?

-Bir.

-Nereden biliyorsun?

-İki delilinden, biri akli biri nakli.

-Onlar nedir?

-Akli olanı, eğer Allah iki veya daha çok olsaydı kavga ederlerdi. Ben kış yapacağım yok ben yaz yapacağım kavgası olurdu.

-Nakli olanı da, “Kul hüvallahü ehad/De ki, Allah birdir” ayetidir.

Sonradan öğrendim, “Eğer Allah iki veya daha çok olsaydı kavga ederlerdi” bölümü  de Kur’an-ı Kerim’den alınmış.

Ayette Rabbimiz:

“Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların yakıştırmalarından uzaktır” (Enbiya süresi ayet 21/22).

Hazreti Adem’den beri güneş aynı açılardan doğup batıyorsa, su H2O1 ise ve bu güne kadar değişmemişe, elma daldan yere düşüyorsa, Allah’tan başka yaratan ve yaşatanın olmadığının ispatıdır.

En zengin adam, her nereye gitse, en iyi doktoru da beraberinde gitse, bulunduğu yerin kapısında ambulansı ve ambulans helikopteri devamlı beklese, uykusuna, yiyeceklerine uzmanları karar verse, performansına göre gıdası verilse, buna rağmen  gencecik ölüverenler oluyor.

Ağabeyime sordum, “Bizim köyün en yaşlısı kim” dedim, ”Köyümüzün en fakiri olan Öksüz Mustafa” dedi.

Son günlerde vefat eden birine epeyce hayret edildi. Maddi durumu yerinde olan bu kişi, maddi durumun da yerinde olduğundan havası, suyu güzel bir yerde, herkesten uzakta bir arazi alır, ağaçlar arasında kirli havanın, salgın mikropların ulaşamayacağı bir yerde gıdalarına da dikkat ederlerken “aniden öldü” haberiyle sarsılıverdiler.

İmkânlar yerinde iken anne ve babanın, çocuklarının yaşına göre takviye gıdalar, sağlık kontrolleri, aşılar, her an çocukla ilgilenen doktorları, yurt ışından gelen ilaçlarla büyürken ilkokul çağında çocuğun ölüvermesi, verenin de alanın da Allah olduğunun kesin delilidir.

Yaratan ve yaşatanın Allah olduğu konusunda insanlığın çoğunluğu ittifak halinde ama yönetimin Allah’a ait olması konusunda Allah’a harp açanlar var.

Allah’a harp açarken bile kendi teninin yönetimini, dünyanın en iyi hastanesinde en iyi doktorlara teslim edip, “Benim vücudumu Allah’ın yönetiminden çıkarın ve çağdaş bir vücuda sahip olmak istiyorum” demez.

Dese de, doktorlar, “Burnunuzu nereye takalım” deseler cevap veremeyecek adam kalkmış bütün insanlık “bizim dediğimizi tutacak, bizim verdiğimizi yutacak” demeye getiriyor.

Tabiatı Allah’ın yönetmesinden herkes memnun. Şikâyet, teknolojide ileri giden ülkelerin havayı, toprağı ve denizleri kirletmeleridir.

Kur’an’ın ifadesiyle “tağut” adamlar, dünyayı kendi aralarında taksim ederek herkes kendi çıkarına göre hareket ederek hem insanların her şeyini bozuyorlar, hem canlarına kıyıyorlar.

Biz, işimize bakalım.

Haydin, biz ailecek kendi bestemizle toplu halde okuyalım:

Birdir Allah birdir bir

Cümle âlem de bilir

Yerde gökte olanlar

Derler Allah birdir bir, diyerek kâinat korosuna katılalım ve ailemizi hem dinli, hem güçlü hem dirençli yetiştirmeye gayret edelim ki bozgunculara değil, her şeyi güzel ve yerli yerince yaratan Allah’tan başkasına boyun eğmesinler.

(Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?