50 - yol umuda gebe

Herkes yaşadığı hayatın daha anlamlı olmasını ister ve bu anlam arayışında biraz yol kat ettiğinde genelde her şeyi çözmüş gibi bir his egemen olur. Bu egemenlik duygusu bir müddet insanı oyalayabilir. Bu oyalanma sürecinin sonunda sözlerin, üzüntülerin, sıkıntıların, serzenişlerin aynı sözler, aynı üzüntüler, aynı sıkıntılar olduğunu fark edebilenler kendilerini talihli sayabilirler ama çoğunlukla bunun farkına varılmadan geçip gidilir. Elbette bu durum bir takım basmakalıp düşünceleri, mekanik tavırları ve alışkanlıkları da beraberinde getirir. Onun için bu oyalanma sürecinde kendine anlam olarak neyi kabul etmişse onun yılmaz savunucusu olarak hazır sözlerle, hazır cevaplarla kendini sabitler. Elbette yolun zorluğu içerisinde arayıştan, mücadeleden ve dirençten vazgeçip kendini bu noktaya adar. İşte bu noktadan sonra her türlü adımı kendi varlığını, kendi ördüğü çerçeveyi sarsacak bir etki olarak gördüğünden her türlü kıpırdanmaya karşı oldukça şiddetli mukavemet gösterir.

Bugün ülkemizde kendini (kullanılan anlamıyla, kavramsal olarak değil) muhafazakâr, dindar, sağcı vb. olarak tarif edenlerin geldiği nokta bu noktadadır. Burada konu toplumsal olarak ve ferdi olarak ayrı ayrı örneklendirilebilir. Özellikle bu gruplar, uzun yıllar boyunca kendilerini sistemin bir çeşit mağduru olarak görmelerine rağmen vardıkları nokta itibari ile serzenişte bulundukları ve cefasını çektikleri uygulamaları yapmaktan geri durmuyorlar. Şaşkınlıklarını kaybettikleri için ve mevcut durumu kotarmak, devamını sağlamak gibi misyonlar ediniyorlar, onun için küçükten büyüğe ve okumuşundan okumamışına bir kırılma yaşanmasına neden oluyor. Sürekli geçmişten bugüne hikâye taşınıyor tabi yolda yazıla bozula ve gelecek adına umuttan çok hamaset koyuluyor. Haliyle hem günü ıskalayıp zaman kaybedilirken, geçmiş deriştirilip tahrip ediliyor. Gelecek ise hamasetin zayıf karnında belirsizleşiyor.

Hikâye giderek sayfaları tarumar edilmiş metinlere benzedi. Bu saatten sonra hikâyenin nasıl iyileşeceğini konuşmak bile imkânsız bir hale geldi. Ancak hikâyenin durumu her ne kadar hazin olursa olsun yolda yürümeyi becerebilmiş, derme çatma da olsa sorularının izini sürebilmiş kimseler için söyleyebilecekleri sözler ve yöntemler elbette olacaktır. Haliyle bugün, umudu ve de ufku görüp, gösterebilecekler için üretmek ve ürettiğini paylaşmak manzaranın giderek berraklaşmasını sağlayacaktır. Kim umudu yaşatırsa, kim yolculuğun kıymetinin farkına varırsa yol onlara kendini açacaktır. Ümit ise bu açıklıktan girecektir. Yeni değil ama yeniden başlayanların yardımcısıdır Allah. Hikâye seni bekliyor. Hem de yepyeni bir sayfada yazılmak üzere, ya alışılmış ezberleri sakız gibi çiğneyip geçmişin yasını geleceğe taşımaya çalışacak ya da o sayfaya ilk adımı atarak yeniden başlayanlardan olacaksın. Yol, yolcuya gebe. Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?