“Güneş, cuma gününden daha hayırlı bir günün üstüne doğmadı”

Güneşin doğduğundan güneşin batışına kadar olan zamana ‘gün’ derler, dini açıdan. Fıkıh açısından da, sabah namazından güneşin batışına kadar olan zaman ‘gün’ olarak kabul ediliyor. Biz Müslümanlar için de en değerli günler bellidir. Ancak Cuma gününün yeri farklıdır. Çünkü Cuma günü müminlerin bayramıdır. Çünkü Cuma günü İslam’ın gücünü gösterir. O yüzden biz Müslümanlar da Cuma gününü hak ettiği gibi idrak etmekle yükümlüyüz. Çünkü Cuma gününde bizim için çok büyük bereketler, çok büyük fazilertler vardır.

CUMA, BİR BELDEDE İSLAM’IN GÜCÜNÜ GÖSTERİR

Cuma gününün önemine gelecek olursak… Allah, müminlerin buluşup bir arada ibadet etmeleri için Cuma namazını farz kılmıştır. Aslında müminler normal vakit namazları için de camide buluşup namaz kılarlar. Ancak Cuma namazında durum farklı. Normalde bir beldede Cuma namazı sadece bir noktada kılınır. Açık bir alanda o beldede yaşayan tüm erkek müminler toplanır Cuma namazını eda ederler. Cuma namazında iki temel amaç vardır. İlki Müslümanların bir araya gelip birbirleriyle vakit geçirip tanışmalarıdır. İkincisi de o beldedeki İslam’ın gücünü göstermektir. Peygamber Efendimiz zamanında Cuma namazlarını Müslümanların bir arada kılması mümkündü. O zamanlar Medine’de evlerin dışında boş arazide Müslümanların hepsi Cuma namazını kılmak için toplanıyordu. Hatta bayram namazları da bu şekilde kılınıyordu.

EN GEÇERLİ OLAN HÜKÜM, İMAM-I AZAM’IN VERMİŞ OLDUĞU HÜKÜMDÜR

İmam-ı Azam döneminde, yani Abbasilerin hüküm sürdüğü zamanlarda Bağdat çok gelişmiş. Artık o beldede tüm Müslümanları bir araya toplamak mümkün olamamış. Aynı günümüzdeki İstanbul gibi düşünün. İmam-ı Azam da, Bağdat’ın durumunu iyi tahlil edip bir zaruret doğduğunu görmüş. İmam-ı Azam’ın verdiği hükme göre, o beldenin devlet yöneticilerinin izin verdiği mescit ve camilerde, herkesin gelebilmesi şartıyla Cuma namazı kılınabilir. İmam-ı Azam’ın bu fetvasından sonra camilerde namaz kılınmış. Bu konuda başka fetvalar var. Ancak tüm dünyada en geçerli olan hüküm, İmam-ı Azam’ın vermiş olduğu hükümdür.

DUALARIN KESİN KABUL EDİLDİĞİ SAAT

Peygamber Efendimiz, “Güneş Cuma gününden daha hayırlı bir günün üstüne doğmadı” buyuruyor. Cuma gününün dinimizdeki yerini anlamamızı sağlayan hadis-i şerifte biz ders var aslında. Cuma gününde bir saat vardır. Bir Müslüman dua ederken o saate rastlarsa ettiği dua kabul edilir. O saatte bir Müslüman bir şeyin şerrinden Allah’a sığınıyorsa bu yakarış kabul edilir. Bunu da bize müjdeleyen Peygamber Efendimizdir. Halen daha bizim için böyle bir fırsat var. Şimdi Cuma günü sabah namazından gün batana kadar geçen saatlerden birisinde öyle bir saat var ki, ne istersen kabul olunuyor. Bunun anlamını kavrarsak bize verilen vaadin de önemini anlarız. Burada hangi saat olduğuna dair bize bir bilgi verilmemiş. Çünkü Cuma gününün tüm saatlerinde Müslümanların Yüce Allah’a dua etmesi umulmuştur.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Alper - Hocam şuur olmadıkça bu múbarek gúnün faziletinden faydalanmak múmkünmú acaba caminin õnünde oturmuşlar gíybetler iftiralar dedikodular havada uçuşuyor. Herkes tanídığı ile oturuyor tanímadıkları insanın selamını bile alan yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 08:01


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?