İsrail’in kurtarılması lazım

Hazreti Musa aleyhisselam, Yahudileri, Firavun’un köleliğinden kurtarıverdiği tarihin hemen ardından, daha Musa aleyhisselam kendi aralarında iken, Samiri’nin altından yaptığı buzağıya tapınarak isyan etmeleriyle başlayan çileleri hâlâ bitmemiş.

3500 (üç bin beş yüz) yıllık tarihlerinde kendi evlerinde derin bir uyku uyuyamamışlar.

3500 yıllık tarihleri hep sürgünlerle geçmiş.

Sürgünle ilticayı veya hicreti karıştırmayalım.

Hangi ülke acımış da kendi ülkesine kabul etmişse o gece o ülkenin altınlarını nasıl çalarız rüyalarına dalmışlar ve kısa zaman içinde yine sürgün edilmişler.

En uzun kaldıkları yer Müslümanların idare ettikleri Endülüs İslam Devleti ile Osmanlı İslam Devleti’dir.

İngilizlerin ve Avrupa’nın en son yaptıkları sürgün onlardan kurtulmak için İngilizler ülkelerindeki Yahudileri gemilere bindirip Filistin topraklarına damperli arabadan toprak döker gibi döküvermişler.

Döküldükleri ilk Müslüman evini ateşe verip sahiplerini yakarak yok edip oraya yeniden ev yapmışlar ama yaktıkları ailenin kaçabilen çocuklarının her gün taşlamalarından rahat uyku uyuyamamaktalar.

Bu çağda en uzun kaldıkları yer şu anda işgal ettikleri topraklardır.

Kendilerini işgal ettikleri topraklardan sürdürmek için, üç bin beş yüz yıllık tecrübelerini kullanmaktan geri kalmamaktadırlar.

Şu anda dünyada kaç yüz bin kilise varsa hepsinde okunan Matta İncil’inin 23/33’ünü papaz okurken, milyarlarca Hıristiyan Yahudiler hakkındaki şu metni dinlerler:

“Siz ey yılanlar, siz ey engerek nesli! Cehennem hükmünden nasıl kaçacaksınız? Bunun için işte, size peygamberler, hikmetli adamlar ve yazıcılar gönderiyorum; siz  onlardan bazılarını öldürecek  ve haça gereceksiniz ve bazılarını  havralarda dövecek  ve şehirden şehre kovacaksınız ki, salih olan Habil’in kanından, mabetle  mezbah/kesimhane  arasında öldürdüğünüz  Barahiya oğlu  Zekeriya’nın  kanına kadar, yeryüzünde dökülen her salih kan üzerinize gelsin.

Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler bu neslin üzerine gelecektir” (Matta İncili 23/33).

“Geçmişte olmuş bitmiş, gündeme getirmenin anlamı yok” diyen kaygısızlara derim.

Bizim gençlik yıllarımızda kaygısızlar:

“Ne sağcıyım ne solcu,

Futbolcuyum futbolcu” derlerdi.

O zamanın futbolcuları nasıldı bilmem ama futbolun zirvesinde birkaç yıl kalmayı başaran Ronaldo, İsrail’le oynadığı bir maçta kendisiyle forma değiştirmek isteyen İsrailli bir futbolcuya, “Formamı katillere vererek kirletemem” diyor.

Ronaldo, kendisine verilen altın ayakkabıyı ödülünü açık artırmayla 1.5 milyon Euro’ya satıyor ve Filistinli çocuklara destek için gönderiyor.

Burada duralım ve kendimizi yoklayalım.

Bu günkü kura göre on beş milyon parayı gönderebilecek kaç zenginimiz var.

Ronaldo’dan zengin çok adam var Türkiye’de.

Çeşitli spor dallarında formasını vermeyen sporcularla, kurada İsrailli sporcu çıktığında, “Ben çocuk katiliyle spor yapmam” deyip mindere çıkmayan sporcu sayısı çok fazla olduğundan yazmıyorum.

Müslümanların başına İngilizler tarafından kral olarak atananların çocukları İsrail’le normalleşmeye gidiyorlarmış.

Gitsinler. Bütün kralların ailesinin nüfusu beş yüz bini tutmaz.

Geri kalan milyonlar, sömürgen, saldırgan ve kendi içinde ürettiği zehirle önce kendini zehirleyen Siyonistlerle gölgelerinin üst üste gelmesi değil, yan yana bile gelmesini istemezler.

Batı’nın Filistin’e sürdüğü Siyonistleri orada tutarak kendi ülkelerini engerek zehrinden korudukları gibi, petrol yataklarının üzerinde uyuyanlarla çarpıştırarak iki taraftan da ölenlere sevinen ve bunların arasını bulmaya gelen Trump ve benzerleri, onların iki elini tokalaştırırken kilisede duyduğu, “Ey engerek yılanları” sözü de hatırlarında iken, “Haydi kolay gelsin” der.

Suud kralının oğlu, İsrail’e yaranmak için ülkesinde yaşayan bütün insanların banka hesaplarını kontrol altına almasına rağmen Müslümanlar, yardımlarını Filistinlilere ulaştırmanın bir yolunu buluyorlar.

Yıllar önce Sultanahmet’te yazın su satan çocuk su isteyene suyu verdikten sonra el çabukluğuyla geri aldı ve parasını geri verdi.

Neden böyle yaptığını sorduğumda, “İsrailli” dedi.

Krallarla anlaşmak önemli değil. Krallar ölür, devam eden halktır.

Dedeleri Yahudi olan, anne ve babası Yahudilikten Hıristiyanlığa geçen ev Hıristiyan olarak vaftiz edilen Karl Marx, “Yahudi Sorunu Üzerine” bir kitap yazar.

Onun için dünyadaki eski komünistlerin hiçbiri Yahudileri sevmez.

Türkiye’deki eski komünistlere gelince, samimi olanların hepsi İslami çizgiye geçiverdiler.

Hatta öylelerini bilirim ki, bulundukları il ve ilçelerde İslami hizmetlerde öncülük yapıyorlar ve Kur’an okumasını öğrenenler, Kur’an-ı Kerim’in Yahudilerden bahsederken başlangıç kelimesinin “Ya Beni İsrail/Ey İsrail oğulları” diye başlayıp bazı yanlışlarını saydıktan sonra kurtuluşun İslam’da olduğunu anlattığını bilirler.

Hıristiyanlar ise onlara Matta diliyle, “Ey engerek yılanları…” demeye devam ediyorlarken Yahudilerin rahat olmaları mümkin değil.

Hatta Karl Marx, Yahudilere, “Kurtulun bu afyondan” bile diyor ama gösterdiği çıkış yoluna giren Lenin ve Stalin, Özbekistan’dan Yugoslavya’ya kadar yetmiş yılda yetmiş milyon insan öldürmesine mal olmuş ve yolun çıkmaz yol olduğunu 1990’da Rusya yetkilileri ilan etmişler.

Ve dünkü yazımda İslam-Hıristiyan savaşının ortasında kalan ve iki tarafı da tanıyan ve kurtuluşun İslam’da olduğunu görüp Müslüman olan Hıristiyanlardan bahsetmiştim iyi niyetli tüm Yahudilere davetimdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?