İtirafın böylesi!

Siz yıllardır “tek başına” iktidarda olacaksınız!

Ülke yönetimi ile ilgili her isteğinizi halka şöyle ya da böyle kabul ettireceksiniz.

Yani ne istediyseniz hepsini onaylattıracaksınız.

Sonra da kalkıp eğitim ve öğretimde arzu ettiğiniz başarıya ulaşamadığınızı söyleyerek “topyekûn bir eğitim reformu yapılmasının” gerektiğinden söz edeceksiniz.

“İtirafın böylesi” ne demektir?

Kuşkusuz “biz bu işin altından kalkamadık ya da kalkamıyoruz” demekten başka bir şey değildir.

           Batılı ülkelerde iktidar sözcüleri böyle itirafta bulunsalar ardından hemen istifa mekanizmanın çalıştığı görülür.

           Ama bizde böyle bir şey beklemek ham hayal olur.

           O nedenle böyle bir şey beklemiyoruz.

           Ancak eğitim ve öğretim meselesinde böylesine itiraflarda bulunun iktidarın öteki alanlarda ne vaziyette olduğunu sorgulamadan edemiyoruz.

           Mesela ekonomide durum nasıl?

           Nasıl olacak eğitim ve öğretim alanındaki itiraf ekonomi alanında da yapılsa hiç fena olmaz!

           Zira ekonomiyi yönlendirenler hemen her gün pembe tablolar çiziyorlar ama çarşı pazarın fiyatları bu pembe tablolara uymuyor.

           Ya dış politikamız?

                  “Sıfır sorun” diye yola çıkıp “sıfır dost” sonucu ile baş başa kalan bir yönetim anlayışı söz konusu!

           Sanki ülkenin dört bir yanı düşman ülkelerle çevrilmiş gibi bir haldeyiz. Bu tabloya bakınca “demek meramımızı kimseye anlatamamışız” demekten kendimizi alamıyoruz.

           Ya tarımda ne durumdayız?

                  Tarım ürünleri ve canlı hayvan üretiminde sorunları aşmış ve dünya pazarlarına mal satar duruma gelmiş miyiz?

                         Ne gezer!

           Hâlâ bir tarım ülkesi olarak tarım ürünleri ithal ediyoruz.

           Bir türlü canlı hayvan üretiminde başarılı olamıyoruz.

           Yani ülke yönetiminde tek sorunlu alan eğitim ve öğretim alanı değil.

           Nereye el atsanız altından bir büyük sorun ortaya çıkıyor.

           Evet, bu tür söylemler “biz bu işin altından kalkamadık ya da kalkamıyoruz” demekten başka bir şey değil.

           Yıllardır bu sorunları halledemeyenlere bir bu kadar daha süre verilse sorunların altından kalkacaklarını düşünen var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Müslüm - Var var hemde çok var. Türkiyenin uçtuğunu dünyanın bizi kıskandığını, Almanya nın bizi kıskandığını düşünen milyonlarca akıllı var. Bunlara akıllı mı desek zavallımı desek bilemiyorum. Bunlar geçmişte yapılan zulümleri göndeme getirerek, ölümü gösterip sıtmaya razı olmayı yeğliyorlar. Maalesef. Allah sonumuzu hayretsin. Bu milleti bu gafletten uyandırsın. Mücahit idik müteahhit olduk. Mazlum idik zalim olduk. Bütün bunlara bahane olarak FETÜ gösteriliyor. İnsanları FETü nün kucağına atanlar kendileri, ülkeyi FETÜ ye teslim eden kendileri ama suçlu olan garibanlar. Ne güzel bir memleket. Ne güzel bir düşünce...

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 22 Ekim 11:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?