Reklamı Kapat

Erken seçim senaryoları

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Seçim yapmayı seven bir milletiz. Hâlbuki “milletvekilliği” milletin uygun gördüklerine, belli bir süreliğine ülkeyi yönetmesi için verdiği bir “emanet”tir. Halkın verdiği “yetki”, bir “akitleşme” gibidir. Siyasi partiler bu yetkiyi halkın kendilerine verdiği süre içinde kullanmalıdır. Aklı esenin “seçim” istediği; gücü yetenin kendi çıkarına göre “seçim kararı” alıp seçim kanunları ile oynadığı bir ülkede istikrar olamaz.

Yine, bazı muhalefet partileri “ erken seçim” taleplerini seslendirmeye başladı. Fakat biz bu sahneyi daha önce de görmüştük. AKP ve MHP, 24 Haziran 2018 erken seçim kararını menfaatlerini gözeterek almışlardı.

Seçimlerden aylar önce yaşananları hatırlayın! Erdoğan’la Bahçeli arasında “onur kırıcı” atışmalara şahit olmuştuk. Bahçeli Erdoğan için, çözüm sürecindeki tutumunu örnek göstererek, “Bu ülkede her vatan evlâdı cumhurbaşkanı olur; bir tek Erdoğan olamaz” iddiasını hançeresini yırtarcasına seslendirmişti. Erdoğan da Bahçeli’ye, “Kandan beslenen kafatasçı”; “zürriyetsiz” gibi ifadelerle cevap verdi. Bahçeli, “Hesap sormazsam namussuzum” diyerek tartışmayı daha ileri boyuta taşıdı.

Daha sonra, MHP’nin teşkilâttan gelen bazı kadroları partiden istifa etti. Yeni parti kurma sürecine girdiler. MHP de zor duruma düştü. Bu gelişme, zor durumdaki MHP ve AKP’yi birbirine muhtaç hale getirdi. Hatta birlikte Cumhur İttifakı’nı kurdular. Seçim kanununu diledikleri gibi düzenlediler. İttifak esaslarını yasalaştırdılar. Seçimlere birlikte girdiler. Sanki birbirine, o ağır sözleri söyleyenler onlar değildi.

YENİ BİR STRATEJİ Mİ?

     Hatırlayın! 24 Haziran seçim kararı alınmadan önce de, “erken seçim” seslendirilmeye başlanmıştı. Erdoğan ve Bahçeli erken seçim girişimini, “anayasaya aykırı” olduğu gerekçesiyle “şiddetle” karşı çıkıyorlardı. Ne hikmetse, çok geçmeden Bahçeli, “Erken seçime gidilmesi gerektiğini” seslendirdi. Erdoğan’la bir araya gelerek, ilk görüşmede seçim kararı aldılar. 2018 seçimleri bu atmosferde yapıldı.

     Bugün de bazı muhalefet partileri “erken seçim”i seslendiriyorlar. Baş aktör yine Bahçeli! 13 Ekim’deki Meclis Grubu Toplantısı’nda seçim isteyenlere ateş püskürdü: “Erken seçim isteği sipariş ve hezeyandır. Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var” diyerek seçimin 2023’te yapılacağını, “Cumhurbaşkanı adaylarının da Erdoğan olduğunu” açıkladı.

     Ancak, hukukçular Erdoğan’ın süresini doldurması halinde 3. kez seçilemeyeceği görüşünde. Anayasa’nın 116. Maddesi; “ TBMM erken seçim kararı alırsa cumhurbaşkanı yeniden seçimlere girebilir” hükmünü getiriyor. Erken seçim kararı almak TBMM’ye ait! Erdoğan’ın yeniden seçilebilmesi için TBMM’nin erken seçim kararı vermesi “teknik bir zorunluluk”tur. 

     Siyasiler daha itiyatlı olmalılar. Bahçeli’nin daha önceki, “Türkiye’de bir tek Erdoğan cumhurbaşkanı olamaz” sözü ile; bugünkü, 3 sene önceden, “Cumhurbaşkanı adaylarının Erdoğan olduğunu” açıklaması arasında tam bir zıtlık var. Yoksa bu bir taktik mi? Davutoğlu açıkladı: “Bahçeli erken seçim yok diyorsa seçim vardır.” Erdoğan’ın görüşü şöyle: “Ne erken seçimi? Kabile devleti miyiz? Sandık Haziran 2023’te.” (Akşam, 16 Ekim 2020)

MUHALEFETE TUZAK MI?

     Yaşananlar, Erdoğan’ın 3. kez cumhurbaşkanlığına aday olması, AKP’nin Meclis’te çoğunluğu sağlayıp erken seçim kararı çıkarılması için taktiklerin sürdüğünü düşündürüyor. Sanki hükümet, muhalefeti “gizlice” erken seçim söyleminin içine çekiyor. Hükümet de seçimin 2023’te yapılacağı kararlığında olduğu izlenimini veriyor. Şartlar olgunlaşıp seçimi alabilecek kıvama geldikleri zaman, muhalefete, “Hodri meydan!” diyecek gibiler!

     Bir başka etken de TBMM’nin sayısal durumu! Şimdi Meclis’te 586 milletvekili var. 26 milletvekili de fezlekelerinin sonuçlanmasını bekliyor. Bunlardan en az 16’sının milletvekilliği düşmesi halinde ara seçim yapılması zorunluluğu doğuyor. Çünkü Anayasa’nın 78. Maddesi, TBMM’de boşalan üyeliklerin sayısı, üye tam sayısının yüzde 5’ini bulduğu hallerde, “3 ay içinde ara seçim yapılmasını” öngörüyor.

     Anayasa, ara seçim için, genel seçim üzerinden 30 ay geçmesi şartını getiriyor. Genel seçime 1 yıl kala da ara seçim yapılamıyor. Haziran 2018 seçimlerinin üzerinden 30 ay geçince, TBMM’deki üye sayısı 570’e düşerse Türkiye’yi bir ara seçim bekliyor. Eğer Meclis; zaten erken seçim gündemde, iki kere seçim yapmayalım, derse seçimler yenilenebilir.

     Seçimlerin zamanında yapılması muhalefetin sağlam duruşuna bağlı! Çok ince bir hesapla karşı karşıyayız. Muhalefet, söylemlerinde “kararlı” ise, bu süreçte Cumhur İttifakı’nın tuzağına düşmemeli. Bundan daha önemli bir konu var: İktidar ve muhalefetin olayları birlikte müzakere edebilecek “uzlaşmacı” bir olgunluğa ulaşması.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?