Reklamı Kapat

İhtiyaç hiyerarşisi

Amerikalı bir psikolog olan Abraham H. Maslow, 1940’lı yıllarda insan ihtiyaçları üzerine bir araştırma yapmıştır. Klinik gözlemlerine dayanan bu araştırmaya göre Maslow, insan ihtiyaçlarının piramit şeklinde bir hiyerarşiye tabi olduklarını gözlemlemiştir. Maslow, insan davranışlarını belirleyen temel unsurun ihtiyaçlar olduğunu belirtmiş ama aynı zamanda bazı ihtiyaçların daha önemli ve öncelikli olduğunu iddia etmiştir.

Araştırma neticesinde ihtiyaçları beşli bir hiyerarşik ayırıma tabi tutmuştur. Önem ve öncelik sırasına göre Fizyolojik İhtiyaçlar, Güvenlik İhtiyaçları, Sevgi ve Ait Olma İhtiyacı, Takdir ve Saygı Görme İhtiyacı, Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı şeklinde sıralamıştır. Maslow, sıralamaya göre önce insanın fizyolojik ihtiyaçların büyük bir bölümünün karşılanmasından sonra güvenliğe ait ihtiyacı talep edebilir duruma geleceğini söyler. Ve bu şekilde sırayla ihtiyaçların giderilmesi gerektiğini belirtir.

İbni Haldun ise bu ihtiyaç meselesine çok önceden zaruri, haci ve kemali ayrımını yaparak değinmiştir. Zaruri ihtiyaçlar yaşam için gerekli ihtiyaçları, haci ihtiyaçlar yaşamı kolaylaştıran ve kalitesini artıran ihtiyaçları, kemali ihtiyaçlar ise düşünceyi ve estetiği sağlayan ihtiyaçları ifade eder. Maslow’da olduğu gibi aynı şekilde bu sıralama da ihtiyaçlar arasındaki hiyerarşiyi bize gösterir.

Mevzuya böyle uzunca bir giriş yapmamızdaki amaç, siyaset kurumunun insana yaklaşımını açıklamaya çalışmaktır. Neticede siyaset halkının yaşamını insanca sürdürmesini sağlamak üzere ortaya çıkmıştır. Temel ihtiyaçları giderilemeyen insanlar yöneticiler için her zaman önemli bir risk taşır. Çünkü temel ihtiyaçların karşılanmaması bir süre sonra yönetime olan tepkiyi de getirecektir. Tam burada yönetimi elinde bulunduranlar Maslow’un ya da İbni Haldun’un sıraladığı bu hiyerarşiyi ters yüz ederek konumlarını korumayı amaçlar.

Kurulan sistem insanların ihtiyaçlarını eşit manada karşılamıyorsa, yöneticiler ortaya çıkabilecek itirazların giderilmesi için başka ihtiyaçların karşılanmasını sağlamak zorunda kalırlar. Bu gerçeği yakın dönem siyasi tarihimizde rahatlıkla görebiliyoruz. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin hızla arttığı, bir tarafta zenginliğini katlayan insanlar varken diğer tarafta yokluk içerisinde insanların olduğu bir ortamda insanları tepkisizleştirmenin en kolay yolu insanları başka yönlerden tatmin etmekten geçer.

Hamasete dayalı siyaset anlayışının temelini burada görmek gerekiyor. Halkın ekseriyeti yaşam kalitesinin altında hayatını sürdürürken azınlık bir kesimse lükse ve şatafata dayalı bir yaşam sürüyor. Elbette bunlar gözden kaçmayacak kadar da aşikâr. Hamaset insanlara adil paylaşımı, refahı ya da kaliteli bir yaşamı vaat etmiyor. Büyük hayaller, büyük kavgalar ve büyük idealler sunuyor. Bu şekilde fizyolojik ihtiyaçları tam anlamıyla karşılanamayan insanlar duygusal bir tatminle yetinmek zorunda kalıyor. Netice itibariyle duyguların tatmini üzerinden oluşturulan hamasi söylemler bu dengesizliğe karşı insanları tepkisizliğe ve kabullenmeye itiyor.

Duygular hamasi söylemlerle harekete geçirildiğinde, kişiler oluşturulan bu duygu yoğunluğunun etkisiyle hayatın gerçeklerini ve asıl sorunları ıskalıyor. Milli duygular, mitler, kahramanlık vurguları, milli ve manevi kavramların hoyratça bu yönde kullanılması duyguları rahatlıkla coşturabiliyor. Böylece asıl ihtiyaçlar giderilemezken insanlar duygusal tatmine kavuşuyor. Ama bu durumun sürdürülebilir olmayacağı kanaatindeyiz. Görünen o ki, yakın gelecekte siyasetçiler bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?