İnsan hakları ihlalleri

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Batı kültürü, zulüm kültürüdür. Bu kültürde hak, üstün insanındır. Diğer insanlar, üstün insanın kölesi sayıldığından hak ve hukukları olmaz. Çünkü Batı’nın kökü eski Roma’ya, eski Roma’nın kökü eski Yunan’a, eski Yunan’ın kökü eski Mısır’a dayanır. Yani kök, Firavunlara gidiyor. Bütün bu zincirin özelliği hakkı değil, kuvveti üstün tutmasıdır. Bu zincir ve uzantıları; bizim çoğunluğumuz ve kuvvetimiz var diyerek insanlığa zulmediyorlar. Batı; dayandığı kök, Firavunlar gibi sömürerek güçlenmeyi benimsemiştir. Batı’nın fesatçı olmasının sebebi, benimsediği yanlış hak anlayışıdır. Bunlara göre hak; 1-Kuvvet, 2- Çokluk, 3-İmtiyaz, 4-Menfaatten doğar. Batı fesatçılığının yaygın görünüşü, insan hakları ihlalleridir. Bunlar, katliam yapmak, sömürü ve tahakküm ilişkileri biçiminde kendini gösterir. Batı kültürü emeği; sömürülmesi gereken bir şey olarak benimsemiştir. Ürettikleri “faizci kapitalist düzen”, emek düşmanı bir düzendir. İnsanın en önemli haklarından birisi de yaşama hakkıdır. Maide 32: “İşte bundan dolayı İsrailoğullarına şu hükmü yazdık; ‘kim bir cana karşılık veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak sebebiyle olmaksızın bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir kimseyi yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur. Gerçekten elçilerimiz onlara, çok açık belgelerle geldiler; ama buna rağmen onların çoğu, yeryüzünde kötülük ve günahta aşırı giden müsriflerden oldular.” Kadınları bırakıp erkekleri öldüren Firavun, kızlarını toprağa diri diri gömen Mekke cahiliyesinin insanları, daha anne karnındayken kürtajla çocuklarının hayatlarına kıyan veya oğlan kız demeden tüm çocuklarının ebedi hayatlarını öldüren modern cahiliyenin ortak tavrı, yaşama hakkına tecavüzdür. Bu da, temel insan haklarının en başında gelen can ve nesil emniyetini ihlaldir ve fesadın en büyüklerindendir. Yine mal emniyetini ortadan kaldıran faiz, haksız kazan, emeğin vergilendirilmesi, hırsızlık ve gasp, ölçü ve tartıda eksiklik, insan haklarına tecavüzdür.

BİR TOPLUM

Fert ve toplum, kötülüğün her çeşidine ve insan haklarına yönelik tecavüzlere karşı mücadele içinde olmalıdır. Fert ve toplumun fesatçı zalimlere engel olmaması; sosyal düzenin bozulmasına, ekonomide işlerin yolunda gitmemesine ve kargaşa ortamının hâkim olmasına sebep olur. Özellikle fesatçı zalim yöneticiler ve politik seçkinler, yürüttükleri faizci düzen ile toplumlarında kötülüğü ve fesadı yaygınlaştırırlar. Bu fesatçı zalimler; ister peygamber, isterse kendi topluluklarından çıkan şuurlu insan ve hareketler olsun, adil bir hayat ve düzen isteyen ıslahçılara karşı çıkarlar, onlarla mücadele ederler. Fert ve toplum karşılaştığı fesat çalışmalarını engellemek için çetin bir mücadele verirse saadet bulur ve böyle bir toplumda hiçbir insan hakkı ihlali yaşanmaz.

BARIŞ VE ADALET

İnsanlık, barış ve adaletin esas alındığı bir düzen ile haklarını koruyup kollayabilir. Bu ise ancak doğru hak anlayışının benimsenmesiyle gerçekleşir. Firavunların bozduğu dengeyi Musa ve Harun düzeltmiştir. Bedeli ödenmemiş hiçbir nimet, elde edilemez. Ebu Cehil’lerin bozduğu dengeyi yine Peygamberimiz ashabıyla birlikte düzeltmiştir. Müminlerin belirgin vasıflarından birisi de ıslahçı olmalarıdır. Müminler barış ve adalet için mücadele ederler. Bunun için Yusuf’un; “Benim canımı Müslüman olarak al ve beni ıslah için çalışan salih insanlar arasına kat” duasını dillerinden düşürmezler. Müminler daima, Allah’ın emir ve yasaklarını gözetir, O'nun seçkin kulları arasına girmeye çalışır, tutum ve davranışlarında itidalli olmayı tercih ederek bütün insanlığın dünya ve ahiret saadeti için sürekli cihat ederler. Mümin feraset sahibidir. Mümin; barış ve adalet taraftarı gözüken nice sahte barışçıları bu ferasetle fark eder ve onların ipliğini pazara çıkarır.

SİYASİ CİHAT

İnsanların toplum içerisindeki haklarını tespit etmek ve adil bir toplum düzenini tesis etmek, siyasi cihatla mümkündür. Bilindiği gibi siyaset: “İnsanları dünya ve ahirette kurtulacakları yola irşat etmek, onların salah ve menfaatleri için çalışmak” şeklinde tarif edilmiştir. Bu siyaset; peygamberlerin ve inananların siyasetidir. Bu siyaseti bugün Milli Görüş= Saadet Partisi temsil etmektedir. İnsanların arzu ve heveslerini tatmine yönelen “zalim siyaset, çirkin politika, faizci kapitalist düzen ve liberal yönetim” fesadın yayılmasına sebep olur. Zalim siyasette, hem tahrip etmek, hem şüphe uyandırmak vardır. Bu siyaseti ise; Batı işbirlikçisi muhafazakâr ve sosyal demokrat kadrolar birlikte temsil etmektedir. Milli Görüşçüler, Saadet Partisi’nde toplanmış kadrolar olarak, yıkan ifsat siyasetine karşı, benimsedikleri ıslah siyaseti ile mücadele etmektedir. Saadet Partisi; ıslah için manevi değerlerin ihyasını zorunlu görmektedir. Önce ahlak ve maneviyat olmadan hiçbir şey olmaz. Saadet Partisi ıslah için, üretmeyi, sanayileşmeyi, teknolojiyi, müspet bilgiyi esas alır. Uluslararası ilişkilerde adalet ve barışı gözetir. Çözüm de, çare de Saadet Partisi iktidarıdır. Bu gerçeği her hidayet sahibi kimse görüyor ve Saadet Partisi’nde yerini alıyor. Hidayeti kararmışlar ise sadece çamur atıyor, ancak güneş balçıkla sıvanmıyor.

DURUM

Allah, kimin muslih; düzelten, kimin de müfsit, bozguncu olduğunu bilendir. Ve Allah, fesadı sevmez. Allah, ahdini bozanlara, bağları gözetmeyenlere ve fesat çıkaranlara lânet eder, yardım ve inayetini keser. İnsanların kendi elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar. Pek çok toplum, fesat çıkarmaları yüzünden dünyada bela görmüş ve helak olmuştur. Fesat; Allah ve Resulü ile savaşmaktır. Arzu ve heveslerini ilah edinen kadrolar ve destekçileri, yeryüzünde fesadın iktidarını sağlamış ve bunun devamı için kurumlar kurmuş, kurallar oluşturmuştur. Müslümanlara düşen görev, faizci düzen yeryüzünden kaldırılıncaya, düzen Adil Düzen oluncaya kadar bütün gücüyle cihat etmektir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Çin'in bulduğu ve Türkiye'de de uygulanacak olan koronavirüs aşını yaptırır mısınız?