Reklamı Kapat

Değer Vermek

Güzel ve iyi olan her şeye değer veririm. Değer verme konusunda tarafgirliğim yoktur. Ben ve öteki diye ayırt etmediğim gibi biz ve onlar diye de ayırt etmem. Ben ve öteki, kişinin değer verme yetkinliğini kendi yapısı etrafında değerlendirmesidir. Diyelim maviyi değerlendiriyor benim mavime ne kadar benziyorsa o kadar mavi şeklinde bir algı ortaya koyuyor. Benim mavim benimdir bu mavi bu kişinindir ya da mavinin tonları var benim tonum ayrı bu kişinin tonu ayrı o ton o kişinindir şeklinde düşünemiyor ya da düşünüyor da öyle değerlendirmek kendine yontmaya daha elverişli olduğundan o şekilde değerlendiriyor. Bu değerlendirme değer verme değildir. Biz ve onlar değerlendirmesinde ise kişinin ideolojisi direksiyon görevi görüyor. Hangi ideolojiye inanıyorsa o ideolojiye inananlara ideolojinin kalıpları içinde yer tayin ediyor. Değer vermenin bu tarafı çoğunlukla particiliğe kadar inerek pespaye bir şekle varıyor. İlgili partinin dünya görüşünden dahi haberi olmadığı halde parti sınırları etrafında değer veriyor. Verdiği değerin ucundan tutarak uçları mutlaka ilgili partinin kenarlarına getirme uğraşısı, değer vermenin ciddiyeti konusunda kuşku oluşturuyor. Bu değerlendirme de değer verme değildir. Ortada bir değer var, bu değer kendi değer yapısına benzer olduğundan mı yani kendi mavisinden olduğundan mı değerli veya inanılan ideolojiye yakın olduğu için mi değerli ya da bu değer kişinin kendi oy kullandığı partiye yakın olduğundan mı değerli yoksa ortadaki değer kendisi değerli olduğundan mı değerli?

Değer vermek, değer veren kişinin belli bir yetkinliğe ulaştığını kanıtlar. Değer verilen değerin kendi nazarında kıymetli olduğunu ispat eder. Değer verilen değerin kendince hürmet gösterilmesi gereken bir yapı olduğunu gösterir. Yani kişinin değer verdiği değer kendisinin yanında kıymetli olduğu için değer vermesi gerekir. Ben örneğin Kur’an hafızı olan her insana hürmet ederim, içimde onlara karşı hürmet beslerim. Bir insan hafızsa namaz kılmasa dahi -ki hafız olup beş vakit namaz kılmayan şahsen tanıdığım insanlar var- o insana hürmet ederim. Şahsen tanımasam dahi içimde ona karşı bir hürmet duygusu oluşuyor. Peki, bunun nedeni ne? Kur’an-ı Kerim’i hıfzetmek bir değer olarak benim nazarımda çok kıymetli bir değerdir. Müslüman olduğumdan mı, sadece Müslüman olduğumdan değil Kur’an-ı Kerim’i hıfzetmenin çok değerli bir kıymet olduğu değerini kendimde bir değer olarak taşıdığımdandır. Yoksa birçok insan Müslüman’dır ama böyle bir değeri yoktur. Buradaki değer hafızlığa verilen değerdir. Müslüman olmak değerli, Kur’an-ı Kerim’i bilmek değerli, bunlarla birlikte hafız olmak. Yani o değerler zaten var onlarla birlikte hafızlığa değer vermek. Ve o değerin kendi içinde bir değer olarak bulunması…

Saflıktır değer vermek. Çıkarsız ve tertemiz. Saflık kelimesini günümüzde hemen akla gelen akılsızlık anlamında da kullanıyorum ama anlamın anlamında temizlik yaparak. Akıl temizliği. Elbette marketten ekmek alacak kadar aklımız olsun. Gerisi mi, gerisi fazla. Değer vermek kişinin taşıdığı değeri gördüğü değere vermesidir. Ben şiire ve şairlere değer veririm. Bir insan şiir yazıyorsa benim nazarımda çok kıymetlidir. Hangi şiir sorusu sorulabilir. Şiir olan şiirlere değer veririm. Türkiye’de dergilerde yayımlanmış şiirlere. İyilik ve güzelliğin hem kendisi hem göstergesi olan bir değer olarak. Şiiri kendimde bir değer olarak taşıdığım için dergilerde yayımlanmış şiirlere değer veririm. Şiir kitaplarına değer veririm. Şiire değer vermekte şiirin bendeki kıymeti değer vermeme neden olur. Benim ya da karşı tarafın ideolojisi veya partisi belirlemez bu değer vermemi, şiirin bir değer olarak bende değerli olması değer vermemi sağlar. Bir kıymet kimdeyse o bilir kıymetlinin kıymetini. Bütün mesele baktığımız, baktığımız olduğu için bakabilmektir.

Bu yazıya değer verip okuyanlara teşekkür ederim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?