Elif ve Be

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Elif; Rabbimiz Allah’ın, Be ise; besmelenin ilk harfidir. Biz her işimize, “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” başlarız. “Elif” ve “Be” bir başlangıçtır, bir duruştur, hak yolda yürürken; hidayet, feraset ve dirayet sahibi olmaktır. Elif gibi doğru olmak, ne kadar güzel bir şeydir. Hıra mağarasında, “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku” emriyle başlayan mücadele, hicretle güçlenmiş, Mekke’nin fethiyle de, “De ki; hak geldi batıl yıkıldı, yok olup gitti. Zaten batıl yok olmaya, yıkılıp gitmeye mahkûmdur” esası gereği, itikat ve düzen olarak İslam, cihana hâkim olmuştur. Hak ile batılın mücadelesi kıyamete kadar devam edecektir. Her dönemde hakkı tutup, bütün batıllara karşı mücadele eden bir topluluğun bulunması, hak-batıl mücadelesinin gereğidir. Peygamberimiz buyuruyor: “Ümmetimden Allah'ın emrini yerine getiren bir topluluk sürekli bulu¬nacaktır. Onları aşağılayan veya onlara muhalefet edenler, onlara asla zarar veremeyecektir. Öyle ki Allah'ın kıyamet emri gelinceye kadar bu topluluk insanlara karşı böyle muzaffer halde kalacaklardır” (Buhari). “Bu din, daima ayakta durmaya devam edecektir. Müslümanlardan bir topluluk, kıyamet kopuncaya kadar bu din uğrunda savaşmaya devam et¬mekten asla vazgeçmeyecektir” (Ahmed/Müsned). Her asırda Müslümanlar için önemli olan, böyle bir topluluğun içinde bulunmaktır. Bu, kurtuluşu ve ebedi saadeti arayan her kesimden insan ve toplumun görmesi gereken bir gerçektir. Türkiye, tarihteki şerefli yerini almak istiyorsa, hükümsüz olan batıl faizci kapitalist düzenin değil, adil düzenin hâkim olduğu bir ülke olmalıdır. Müslümanlar; yaklaşık üç yüz yıldır, hem şuurlarını hem de iktidarlarını kaybetmiştir. Şuur kaybını gidermek ve kaybedilen iktidarı yeniden elde etmek için başlatılan Milli Görüş harekâtı “Elif” gibi doğru, “Be” gibi bereketli ve müstakim bir harekettir. Bunun için, Türkiye’nin güçlenerek kalkınması, bütünlüğünü koruyup Yeniden Büyük Türkiye olması sadece Milli Görüş ile gerçekleşebilir. Milli Görüş; temel esasları itibariyle bir ıslah ve imar hareketidir. Hakkı üstün tutan Milli Görüş yapar, diğerleri yıkar.

İLAH

Allah’tan başka ilah yoktur. Kim Allah’tan başka ilah edinirse, sapıtmış, yaratanı ve yaratılmış olduğu fıtratı inkâr etmiş olur. Allah’ı hak ilah olarak görüp iman edenler, dört şeyde kendilerini bağlamış olurlar. 1-Allah’a hamt etmek ve sadece O’nun rızasını gözetmek. 2-Allah’tan başkasına ibadet edip kullukta bulunmamak. 3-İstediklerinin hepsini Allah’tan istemek, O’nun yardımına ve inayetine sığınmak, sadece yardımı Allah’tan dilemek.4-Allah’ın hükmüne, bildirdiği hak ve adalet esaslarına teslim olmak. İman; bu dört şeyi kabullenip, buna göre hareket etmeyi gerektirir. Biz, bu hakikatin hepsini Allah’ın bize; âlemlere rahmet olarak gönderdiği peygamberimizden öğreniyoruz. Bunun için tevhit; “Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammet O’nun kulu ve elçisidir” inanışı ve şehadetiyle gerçekleşiyor. Tevhide muhtevası ile bağlanan bir kimse itikat ve düzen olarak İslam’dan başka bir yerde karar kılamaz. Liberal, kapitalist, materyalist, muhafazakâr demokrat, sağcı, solcu ve Batı işbirlikçisi olamaz. Olursa, tevhitten kopmuş olur. Şuurlu bir Müslüman; faizci kapitalist düzeni yürütenlere değil, adil düzeni hayata ikame etmek için mücadele eden Milli Görüşçülere destek olur. Adil Düzen istemek ve bunun için mücadele etmek Allah’a kulluğun elif basıdır.

İNANÇ HÜRRİYETİ

İnanç, hayatımızda önemli bir yer teşkil eder.  Bir Müslüman; inancını, dinini, ahlaki ve manevi değerlerini bir kenara bırakarak; kendi ülkesinde huzur bulma yoluna gidemez. Sosyal hayat, esas itibari ile manevi değerler üstüne inşa edilirse, huzur olur. Bunun dışında başka bir saadet yolu yoktur. İslam’ı, hayatın dışında tutarak bir toplum ancak yok olmaya gider. Toplumu manevi değerlerle ihya etmek, insanları birbirleri ile barışık hale getirmek, problemleri çözmek; âlimlerin ve siyasetçilerin üzerine yüklenmiş bir sorumluluktur. Âlimler ve siyasetçiler, hakkın, adaletin, güzel ahlakın tarafı olursa ülkede barış, bolluk ve bereket olur. Yolsuzluğa, soyguna, rüşvete, bir âlim ve siyasetçi pirim verip, adaletsizliği savunamaz. Bir yerde barış ve huzur olsun isteniyorsa; bu bizim inancımızın kökünde yatan unsurları ihya etmekle gerçekleşir. İnanç hürriyetini ortadan kaldıran şey, kutuplaşmadır. Önce kutuplaşmadan vazgeçilmelidir. Hakkı tebliğ etmek, adil düzeni telkin etmektir.

ISLAH ETMEK

Islah için verilen mücadele, egemen zalim emperyalist güçlerinin hâkimiyetini kırmaya çalışan çabalar kadar, iman ettikten sonra imanlarına zulüm karıştıran ve kötü amellere meyleden şuursuz Müslümanları uyandırıp ıslah etmeyi de kapsar. Mevcut düzenin ıslah edilmesi gibi ifadelerle karşımıza çıkan kısmi düzeltme, uzlaşma, faizci düzenle Müslüman’ı bağdaştırma anlayışı, ıslah mücadelesine zarar verir. Islah, devrimci bir eylem olarak, bozulmayı ve sapmayı düzeltme ve “adil düzeni” yeniden hâkim kılma gayretidir. Milli Görüşçü; zalimlerle mücadele etmek kadar, düşmanla mücadele edecek sağlıklı bir bünyeye sahip olma çabasını da ihmal etmez. Milli Görüşçü; bozulma ve zilletin nedenlerini, şeytan ve adamlarının ifsat gayretlerinden önce, çözülmeye ve hastalanmaya müsait hale gelmiş Müslüman toplumun itikadi, ahlaki ve muamelat ile ilgili tutumlarında arar. Milli Görüşçü; kurtuluşa kişisel iyiliklerle ulaşılamayacağını bilir, bunun için ıslah çabalarına kendi nefsinden başlar. Çünkü nefis terbiyesi, Milli Görüş’te önemli bir esastır. Islah; her türlü bozulma, zulüm ve başkaldırı karşısında İslam’ın temel esaslarını yaşatmayı ve adil bir düzeni ve medeniyeti yeryüzünde hâkim kılmayı amaçlayan soylu ve köklü bir cihattır. Müslüman’ı, ıslah için yürüttüğü cihadından başka bir eylemi kurtarmaz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Çin'in bulduğu ve Türkiye'de de uygulanacak olan koronavirüs aşını yaptırır mısınız?