Sekülerleşmenin sebebi

Günümüzde dikkat çeken bazı yönelimlerin olduğuna şahitlik ediyoruz. Bunu deizmin ya da ateizmin gençler arasında arttığı yönündeki tartışmalarda da gördük. Bu tartışmalarda kavramsal açıdan deizmin neye tekabül ettiğinin fazla bir önemi yok. Aslında vurgulanmak istenen özellikle gençler arasında toplumsallığın içinde dinin payının azalmasıdır. Hem etrafımızda gördüklerimiz, hem sosyal medya üzerinden konuşulanlar hem de gençler üzerinde yapılan kamuoyu yoklamaları bize bu gerçeği hatırlatıyor. Aslında deizm ya da ateizm şeklinde inançsal bir tercihten daha çok bir tür sekülerleşmeyle karşı karşıyayız.

Bugünkü sosyal ve siyasal yapının merkezinde olan Müslümanların “neden bu durumdayız” sorusunu sorarken, “biz nerede yanlış yaptık” sorusunu da sormaları gerekiyor. Çünkü bu duruma gelinmesindeki sebebin baş sorumluları elbette yönetimsel gücü elinde bulunduranlardır. Kimse kendine sorumluluk yüklemek istemeyebilir ama mevcuttan rahatsız olan her kesim kendi muhasebesini yapmalıdır. Ancak bu şekilde soruna ve sorunun çözümüne doğru isabetli bir yol almış oluruz.

Görünürde her şey dindarlığın artması için kurgulanmış gibidir. Fakat gerçekler formda değil içerikte gizlidir. Dindarlığın kamusal alanda görünür olması, iktidarın kendini dindar kesim içinde değerlendirenler tarafından kullanılması, din ağırlıklı eğitim veren okulların eğitim kurumları içerisindeki payının büyümesi, dini eğitimin seçmeli de olsa yaygınlaşması, dini cemaatlerin hem maddi olarak hem de itibar olarak önemli bir seviyeye ulaşması sekülerleşmeyi bitiremediği gibi aksine görülen gerçek arttığıdır.
Din amacından ve içeriğinden uzaklaştırılıp gücünden istifade edilen bir konuma getirilirse bu sürecin yaşanması kaçınılmazdır. Bu durumu daha önce tecrübe edenlerin olduğunu tarihi kaynaklardan biliyoruz. Örneğin Avrupa’da sekülerleşmenin kaynaklarına indiğimiz zaman farklı bir durumla karşılaşmıyoruz.
Avrupa’nın Hıristiyanlaşmasıyla birlikte din toplum üzerinde önemli bir etki kazandı. Hz İsa’nın öğretisinin tahrif edilmesiyle oluşan Hıristiyanlık bir baskı aracı olarak kullanıldı. Din adamlarının ve dinin kurumsal olarak gücü Avrupa’nın asırlar boyu kendileri için ortaçağ karanlığını yaşamalarına neden oldu. Dış dünyadaki gelişmelerle tanışan Avrupalılar için yol ayrımı başladı. Mevcut düzenin sorgulanması aslında düzenin baskın unsurlarından olan dinin de sorgulanmasını getirdi. Bu hesaplaşma dinin Avrupa’nın sosyal ve siyasal hayatından uzaklaştırılmasıyla sonuçlandı.

Günümüzde yaşananlar sanki bu tarihi bizim özelimize taşıyor gibi. Dindarlığın şekilsel alanı olabildiğince görünür kılınırken özsel alan yok sayılıyor. İbadet alanı sürekli gündeme taşınırken ahlaki alanı göz ardı ediliyor. Mevcut çarpık düzen, dini söylem üzerinden meşrulaştırılırken dinin adil yönününse hamasi konuşmalarda sadece bahsi geçiyor. Yapılan yanlış işlerin muhatabı dindarlığı özeline alanların olması, olumsuzların dini duygulara atıf yapılarak yok sayılması gözlerden kaçmıyor.

Özellikle muhafazakâr bir iktidardan başkasına tanık olmamış gençler arasında dinin algısı bu sebeplerden dolayı olumsuzlaşıyor. Bu durum gençleri sekülerleşmenin kucağına iterken siyasal tercihleri de bu yönde şekilleniyor. Yakın gelecekte bu tercihlerin sonucunu görmemiz muhtemeldir. Bu yüzden siyasetle iştigal edenlerin dil ve söylemlerini bu gerçeğin farkında olarak geliştirmeleri kitleleri ikna edebilmeleri açısından isabetli olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Can Dere - Muhafazakar iktidar mı? Herhalde şaka yapıyorsunuz!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 15:49
02

Ali - Yazınız güzel. Sal-sel şeklinde kelimelere getirilen uydurma ekleri kullanmayabilirsiniz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 14:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?