Reklamı Kapat

İnsan üzerine

İnsan eşrefi mahlûkat olarak yaratılmıştır. Dünyaya geldikten sonra aile, eş, dost, akraba, sosyal çevre, coğrafya, yaşadığı dönem derken bin bir türlü hal alır. Değişir ve her türlü şekle bürünür, hamur gibidir aslında hangi ele düşerse o ellerin mahareti doğrultusunda biçimlenir. Dış seslerden, olan bitenden, okuduklarından, yaşadıklarından etkilenir insan. En olunmaz haller insanda hayat bulur. İnsan, çoğu zaman “asla olmaz” dediklerini yapar, en inanılmaz şeylere dönüşür. Onun için insan, eşrefi mahlûkat olarak yaratılmış olsa da meleklerden üstün de olabilir, hayvanlardan aşağı da.

Allah (cc), insana sınırsız özgürlük vermiştir. İstediği gibi düşünür, inanır, konuşur, yaşar. İstediği yoldan gider. İstediği sokağa girer, istediği mahallede tur atar, istediği şehri gezer. Özgürlük son nefese kadardır. Bu durumda adalet, herkesin son nefesinin ne zaman olduğunu bilmemesi ve her an her şeyin bitebileceğinin bilinmesinden kaynaklanmaktadır. İnanç sistemleri, insan fikirleri, fikirsiz akımlar hepsi insanın gözleri önündedir. Özgür insan kendi tercihini yaparak hayatına devam eder. Biz İslâm’ı seçtik ya da İslâm’ı seçenlerin evlatları olarak dünyaya geldik. İşte tam bu noktada düşünmeli. Nasıl bir dini devraldık, inancımızın esasları nelerdir, biz ne yapıyoruz, ne kadarını yaşıyoruz? Gerçekten Kur’an-ı Kerim’de emredildiği gibi yaşayıp, Peygamberimiz’in (sav) gittiği yoldan mı gidiyoruz? Biz kendimizde miyiz? Nasıl Müslümanız? Yaşantımızı Rabbimizin emir ve yasaklarına göre mi yoksa mahalle baskısına, akraba, eş, dost ve arkadaşlarımızın yaklaşımlarına göre mi düzenliyoruz? Kafa karıştıran, ağrı yapan düşünceler bunlar, çok can sıkan mevzular.

İnsan her ne kadar özgür yaratılsa da diyar diyar sürgüne gönderilmiş, bazen ayaklarından bazen de zihninden prangalara vurulmuştur. İnsan insanı dünya hayatının hiçbir döneminde rahat bırakmamıştır. Bir insanın diğerinden ve hatta bir kardeşin diğerinden ne alıp veremediği olabilir diye düşünmeden edemiyorum ama daha ilk insan, ilk Peygamber Hz. Adem’in oğlu en acıklı örnek olarak karşımıza çıkıyor. Habil ne etti de Kabil ilk kardeş katlinin altına imzasını attı. Koca dünyaya, sonsuz nimetlere ne oldu da kardeş kardeşin canına kıydı. İnsan, aynı zamanda tarihin hiçbir döneminde anlaşılmamıştır. Anlaşılması mümkün değildir. Çeşitli düşünce akımları, savaşlar, imparatorluklar, modern dünya, teknolojik gelişmeler, tarım ve hayvancılık, dünyanın hangi parçasını elinize alırsanız alın, neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. İnsanın olduğu yerde dert, keder, sorun ve çözümsüzlük bitmiyor.

İnsan, düşünen bir varlık olarak en akıl almaz, en mantıksız işlerin de baş mimarı olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Var oluşunu devam ettirmek isteyen insan bir taraftan ölümsüzce hayat sürerken diğer taraftan ölümü ve sonrasını pek az düşünüyor. İnsan maddi olarak kârını aklından çıkarmazken, manevi olarak büyük bir boşluğun içerisinde gibi zararını hesap etmeden hareket ediyor. Sanki hayata ve ölüme dair her şey başıboş bırakılmış gibi nefes alıp vermeye devam ediyor.

İnsan kayıp bir varlık gibi dünyada vaktini tüketiyor. Apaçık gerçeklerin ve insan ürünü olan sahte şeylerin arasında kayıp bir yaratılmış olarak. Sırlar dünyasına sırtını dönen insan, gerçekliğe karşı mücadelesini en olmaz yerlerde arıyor. İnsan ne garip bir varlık. İnsan, ben, sen, o ve onlar. İnsan, biz, hepimiz. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?