Reklamı Kapat

Haftaya bakış!

Haftanın maçlarına şöyle bir bakış attığımızda bilindik ve ilginç skorlar gördük. Hafta analizine futbolun beşiği İngiltere Ligi’nden başlamak istiyorum. Sürpriz sonuçlara her zaman tanık olduğumuz Premier Lig’de yine futbolseverleri şaşırtacak tabelalara şahit olduk. “Ctiy Derbisi”nde Liechester, konuk olduğu Manchester’ı 5-2 ile geçti. Vardy’nin üç gol attığı maçta Manchester’ın da fiyakasını bozdu. Savunma oyununu en iyi kurgulayan ve rakiplerine adeta adım attırmaya Wolverhampton, West Ham’dan 4 gol yedi.

Bundesliga ve Avrupa’nın yenilmez armadası Bayern München, Hoffenheim deplasmanında yenilgi ile tanıştı. Bu kez ezilen ve madara olan Flick’in öğrencileriydi. Eee ne derler: “Kızım Elmas, her zaman olmaz.” Gerçi ilk Hoffenheim maçları Bayern’i üzmüştür. Fakat yine Şampiyonluk Kupası’nı Müchen kaldırmıştır. Geçen yıl da Hoffenheim Alianz Arena’da 2-1 galip gelmişti.

Tüm bu sonuçlara bakıldığında insan Beşiktaş’ın Konya’da 4-1 yenilmesine anlam veremese de pek şaşırmıyor hani! Daima söyledim ve tekrar etmekte fayda görüyorum. Ve sanırım birçok kez tekrar edeceğim. Beşiktaş, tecrübe kazanılacak yer değildir. Yaşınız genç olabilir tamam da hazır gelirsin o mevkiye kardeşim. Bir de kaleci isen işin daha zordur. Kaleci takımın her şeyidir. Toplar, uyarır, atağa kaldırır, tek pasla asist yapar, inanılmaz topları uzaklaştırır. Kaleci her zaman tedbirli olmalıdır. Bunları alt yapıda öğrenip, kendi yorumunu ve performansını katarak kaleye geçersin. Öyle bir geçersin ki senden o formayı kimse alamaz. Ersin, Vida’ya nasıl konuşsun. Ya da Necip diğer futbolculara nasıl kaptanlık yapsın. Konya geçtiğimiz sezon puan durumunun altını da üstünü de belirleyen takımdı. Başakşehir ve ardından Trabzonspor’u 4’lük yaptı. Takım duruyor ve de başlarında İsmail Kartal bulunuyor. Vida’nın hata yapması da gayet doğaldır. Atiba olmayınca iş Vida’ya kaldı. Paok maçı sonrası yazmıştım bu Vida psikolojik olarak yıpranacak diye. Paok maçında sinirden ne yapacağını şaşırdı adam. Hırvatistan Milli Takımı’nda oynuyor. Sağında ve solundakiler acemi hareketler yapıyor. Beşiktaş gol yiyor. Beşiktaş’ın çıkış reçetesi kendi içinde yer alıyor.

Trabzonspor, gidenleri arıyor derken imdada Malatyaspor maçı yetişti. Bordo-mavili takım yönetimi, futbolcuları, teknik heyeti ve sevenleri bana darılmasın fakat söylemeden de geçemeyeceğim Malatyaspor maçlarına şimdiden herkes üç puanı yazmaya başladı bile. Bu maç yanıltıcı olabilir. Haaa moral açısından iyi geldi. Bundan sonra bu hava diğer maçlara da yansır ise Trabzonspor zirvenin ortağı olur. Afobe ve Baker birbirlerine uyum sağlamaya başladı. Özellikle Afobe’nin Trabzon’a olmasa bile futbola borcu var. Sakatlığı geçtikten sonra futbola ve gollerine dönüş yapamadı. Trabzonspor onun bence çıkış takımı olmalıdır. Küllerinden doğmalıdır.

Geçtiğimiz yılın şampiyonu Başakşehir kötü sonuçlarına Karagümrük karşısında da devam etti. Sanırım Okan Hoca bizi ikinci kez şampiyon yapmazlar diye düşünmüş olacak ki Şampiyonlar Ligi’ne takımı hazırlıyor! Karagümrük hatıralarımın çok olduğu semt ve sahasıdır. Lige bomba gibi girdiler. Birinci Lig’de zaman zaman futbolcular ile sorun yaşamış olsa da Süper Lig için takım uyumu ve kadrosu gayet yerinde. Kazanan haklıdır mantığı ile Karagümrük ve Hatayspor’u lige renk kattıkları için teşekkür ve tebrik ediyorum. Aynen devam etmelerini diliyorum.

Gelelim “Dünyanın En Heyecanlı Derbileri” sıralamasında zirvede yer bulan derbi maçına. Ben İlhami müdürüme maç öncesi söyledim. “Başladığı gibi biter” diye. Müneccim olmaya gerek yok. Erol Bulut, Galatasaray’ın oyununu bozacaktı. Bunu da adam adama markajla yapacaktı. Çünkü Galatasaray ligin en hazır takımı idi. Fenerbahçe, skoru 0-0’da tutup, eğer Galatasaray hata yapar ise bunu da değerlendirip sahadan puanlarla ayrılacaktı. Galatasaray cephesi ise zorlu maç trafiğinden sonra Fenerbahçe’yi ağırlayacaktı. Gücünü ayarlayıp skora sonra gidecekti. Teknik ayakları hazır olsa da kaleci Altay’ın performansı buna izin vermedi. Ayrıca fikstürde bu haftaya derbi maçı koyar iseniz kontrollü oynamaları gayet normal olur. Her şeye rağmen daha atak futbol, top bir o kalede bir bu kalede, goller izler miydik, iki takım teknik heyeti ve futbolcuları isteseydi izlerdik. Fakat seyirci yok. Ligin 3. Haftası risk almak yok. Yani sizin anlayacağız bu derbide değişen bir şey yok! Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 0’a 0, elde var sıfır. Ha Ali Veli, ha Veli Ali!

Haftaya damga vuran bir önemli konu ise, spor medyasının içinde yer alan kişilerin bir birlerine olan kin, nefret ve öfkelerini kusmalarıydı. Biraz beklemede kalıp size sadece bu konu hakkında yaşadıklarımı ve bildiklerimi aktaracağım. Bir kitap yazıyorum. Oradan da birkaç ipuçları vereceğim. 1988’den 2018’e kadar birebir içinde olduğum medyayı ve sporu anlatan bir kitap olacak. Gerçi halen aktif olarak yine spor medyasının içindeyim. Bu tarihlerden de ekleme yapabilirim. Az kaldı. Bekleyin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?