Günü kurtardınız ya gelecek

Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Geleceği düşünerek yaşamak önemli bir kazanımdır. Yakın gelecek ölümdür. Ölümden sonra da gelecek vardır. Kabir hayatı, yeniden dirilme, hesap günü, cennet ve cehennem, yani ahiret hayatı, bu hayat ebedi bir hayattır. İnsanlar, toplumlar ve onları yöneten iktidarlar; günü kurtaran işlerin peşinde koşarlar ve geleceği hiç düşünmezlerse, amelleri ile yüzleşecekleri gün perişan olurlar. Türkiye’de büyük bir ahlaki ve manevi tahribat yaşanıyor. Talim ve terbiye materyalist muhtevaya teslim edilmiş, nesiller gelecekten habersiz olarak yetiştiriliyor. İşbirlikçi iktidarlar tarafından üretmeyen bir toplum haline getirildik. Tarım ve hayvancılığımız bitirilmiş, her şeyi ithal eder hale geldik. Üretim yapan bütün fabrikalar kapatılmıştır. Faiz; ekonomik düzenin orta direği yapılmış, faize bulaştırılmamış kimse bırakılmamıştır. Dürüstlük, şeffaflık, liyakat, adalet, ehliyet, samimiyet tarih olmuş. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” esası sadece balkon konuşmalarında hatırlanan öylesine bir söz olmaktan öte geçmiyor. İnsanı yaşatmak talim ve terbiye ile olur. Günü kurtaran işler ile eğitim ve ekonomi yürümez, üretim yapılamaz. Sanayileşmeden, üretmeden güçlü olunmaz.

SAADET’İN TEKLİFİ

Saadet Partisi; talim ve terbiye için 21 maddede teklif ve telkinlerini sıraladı. Önemine binaen burada bu 21 maddeyi zikretmek istiyorum. 1-Eğitimde nicelikten çok niteliğe önem verilmelidir. 2-Evlatlarımızı sınava değil hayata ve geleceğe hazırlayacak kalitede bir müfredat ve eğitim metodu oluşturulmalıdır. 3-Eğitimde fırsat eşitsizlikleri ortadan kaldırılmalı veya en az seviyeye indirilmelidir. 4-Kaliteli eğitim, maddi imkânları yetenlerin imtiyazından çıkarılmalı ve toplumun geneline yayılmalıdır. 5-Okulların teknik, teknolojik, fiziki imkânları ve sınıf mevcutları nitelikli öğretime uygun hale getirilmelidir. 6-Eğitimin her kademesinde, özellikle de yönetim kademelerinde, yapılan atamalarda liyakat esas alınmalıdır. 7-Bir ülkenin eğitiminin kalitesi öğretmenlerinin nitelikleri ile doğru orantılıdır. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda ciddi adımlar atılmalıdır. 8-Öğretmenlerin meslek onuruna yakışır şartlarda çalışabilmesi ve görevlerini şevkle ifa etmeleri için öğretmen maaşları ve özlük hakları acilen yeniden düzenlenmelidir. 9-Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması ve söz verilen 3600 Ek Gösterge konuları ivedilikle gündeme alınarak çözülmelidir. 10-Devlet okullarının kaybettiği itibar, isabetli reformlarla yeniden kazandırılmalı ve okullarda verilen yetiştirme kurslarının niteliği artırılmalıdır. 11-İmam hatip liselerinin planlaması ihtiyaçlar dikkate alınarak yapılmalı. Sadece seçilmiş olanlarda değil, tüm imam hatip liselerinde eğitimin kalitesi ve niteliği yükseltilmelidir. 12-Meslek liseleri, ilgili sektörlerin ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmalı ve meslek liselerindeki eğitimin niteliği hem mesleki hem de akademik anlamda artırılmalıdır. 13-Pandemi ve benzer acil durumlara karşı eğitim sisteminin alt yapısı güçlendirilerek, uzaktan eğitim ve diğer eğitim modelleri üzerinde etkili, verimli ve güven veren planlamalar acilen yapılmalı ve uygulamaya konulmalıdır. 14-Eğitim sistemine veliler, öğrenciler ve öğretmenler tarafından duyulan güven çok alt seviyelerdedir. Güven vermeyen bir sistemin ayakta kalması da faydalı olması da mümkün değildir; bu yüzden eğitim sistemine güven tesis edecek adımlar süratle atılmalıdır. 15-Eğitim sisteminin tüm yapı taşlarının, siyasi popülizmden uzak, gerçekçi ve uygulanabilir bir sistemin inşası önem arz etmektedir. 16-Öğretmenler arasında ücretli, kadrolu ve sözleşmeli gibi tüm ayrımlar ortadan kaldırılmalı, tüm öğretmenler kadrolu olarak istihdam edilmelidir. 17-Öğretmen performansı objektif kıstaslarla, sürekli ölçülmelidir. 18-Eğitim sistemi sınav stresinin cenderesinden kurtarılmalıdır. 19-Öğrencilerin, test sorularının değil bilgi ve hakikatin peşinden koşmasını sağlayacak bir sınav sistemi getirilmelidir. 20-Eğitimdeki amaç; öğrencilerimizi uluslararası alanda akranlarıyla rekabet edebilecek birikim ve donanıma ulaştırmak. Mesleki ve akademik olarak hayata hazır hale getirmek, ahlaki ve insani değerlerle donanmış bir birey olarak yetiştirebilmek olmalıdır.
21-Eğitim sistemimizin sıkıntıları köklü ve kroniktir. Dolayısıyla alınacak tedbirler de günü kurtarmaya yönelik pansuman tedbirler değil tüm tarafların katılımıyla köklü, kalıcı ve cesur reformlar olmalıdır. Bu teklifleri biz, candan ve samimi yapılmış teklifler olarak görüyoruz.

KONUŞULSUN iSTENMiYOR

İktidar; bu ülkede ekonomi, ahlaki yozlaşma, israf, adam kayırma, materyalist eğitim, dağılan aileler gibi konuların konuşulmasını vebunlarla yüzleşmek istemiyor. İktidar; bu günü yani iktidarını düşünerek “düşmansız ideoloji yaşayamaz” kabulünden hareketle toplumu kutuplaştırıyor ve böylelikle iktidarını korumak istiyor. İktidar; AB’den niçin vazgeçmiyor? Niçin inatla faizci kapitalist düzeni delicesine yürütüyor ve milleti refaha kavuşturmak için niçin adil düzene geçmeyi aklından bile geçirmiyor? Niçin milleti ve ülkeyi yüksek faizli kredilerle borçlandırıyor? Niçin gerçekleri görmüyor, gidilen yolun çıkmak sokak olduğunu söyleyenleri ihanetle suçluyor? Biz Müslüman insanlarız. Müslüman; hakkı gizleyen, hakka batıl şeyleri karıştıran kimse olamaz. Halkın zararına hiçbir eylemden kaçınmayan, hitap ederken de İslam’dan başka bir şey konuşmayan kimselerden medet uman toplumlar, hayatta iflah olmazlar. Allah bize Kur’an’da niçin, İsrailoğulları’nı detaylı bir şekilde anlatıyor? İsrailoğulları’nın iman ettiği dönemler olmuştur. Ancak İsrailoğulları genel olarak inkârcılıkları ve fesat çıkarmaları ile ün yapmışlardır. Allah bu sebeple onlara lanet etmiştir. İşbirlikçi iktidarlar ABD ve İsrail’in aleyhinde konuşulmasından da hoşlanmıyor. Siyaset; iktidarın, devletini ve milletini en müreffeh bir şekilde yaşatması için adil bir düzeni benimseyerek icraat yapmasıdır. Peygamberimiz siyaseti böyle yapmıştır. Zamanın inkârcı Yahudileri, müşrikleri ve münafıkları peygamberimizin bu adil siyasetine düşmanlık ettiler. Bu bugün de böyledir. Siyonistler, müşrikler ve işbirlikçi münafıklar, Milli Görüş’ün adil siyasetine düşmanlık ediyorlar. Uyanmak gerekir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?