Reklamı Kapat

Kitlelerin yalnızlığı

Yalnızlık insan yüzüne, insan sesine, insan nefesine hasret kalmak değildir, kalabalıkları yararak yürürken kişinin yanındakilerin varlığını hissedememesidir. Yüreğine dokunacak bir ele bir sese ihtiyaç duyması ve ıssız bir sahraya hapsolmasıdır.

İnsan elbette zaman zaman yalnız kalmaya ve içsel yolculuğa ihtiyaç duyar ve insanlardan uzaklaşarak sessizliğe çekilir. Böyle durumlarda kişi kendisiyle yüzleşir, hatalarının telafisi için formüller üretir, tefekkür eder ve halini yaratıcısına arz eder. Bu patolojik bir durum değildir aksine bir ihtiyaçtır ve hayata katkıları vardır. Ancak günümüzde bahsedilen yalnızlık bu türden bir yalnızlık değil, bu insanın kendisiyle ve kendi türüyle ilişkilerinde yaşadığı bir kopukluk, dayanışmanın, işbirliğinin ve paylaşımın sekteye uğraması ile karakterize bir durum. O yüzden yalnızlaşma yaşadığımız çağın bariz sorunlarından biri olarak görülüyor.

BBC’nin yalnızlaşma konusunda yaptığı araştırmada ortaya çıkan sonuç şöyle: Genç bireyler yaşlılardan daha fazla yalnızlık duygusu yaşıyorlar: Yaşlıların kendilerini daha yalnız hissettikleri düşünülür. Oysa Batı toplumunda yapılan bu araştırmaya göre kendilerini yalnız hisseden genç sayısı yaşlılardan daha fazla. Peki neden? Gençler evliliği erteliyor, iş ya da okul hayatından artakalan vakitleri ise boş eğlence peşinde tüketiyorlar. Taleplerine her gün bir yenisi daha eklenen gençler doyumsuz, rekabetçi ve ben odaklı bir yaşam sürüyorlar. Öteki ile ilişkilerini önemseyen yaşlılara karşın gençler tek kişilik adada yalnız bir yaşam sürüyorlar. O yüzden de yalnızlığın girdabından kurtulamıyorlar.

İnsanların %41’i yalnızlığın olumlu yanlarının da olabileceğini düşünüyor: Yalnızlık kişinin kendisiyle yüzleşmesi ve içgörü kazanması için zaman zaman ihtiyaç duyulan bir şey olabilir ancak bu sürekli hale geldiğinde ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır.

İnsanlar kış mevsiminde kendilerini daha yalnız hissetmiyorlar: Araştırmada insanlara kış mevsimi ile yalnızlaşma arasındaki ilişki sorulduğunda büyük çoğunluk bunun yalnızlığı etkileyemeyeceğini ifade etmişlerdir. Çünkü yalnızlaşma, ya da yalnızlık değişen hava şartlarıyla ilgili bir durum değil fertlerin ilişki kurma ve paylaşım şekilleriyle alakalı bir sorun.

Yalnızlık duygusu yaşayan kişilerin empati duyguları diğerlerininkinden daha güçlü: İnsanların fiziki acıları karşısında duyulan empati ile sosyal acıları karşısında gösterilen hassasiyet konusunda sorular sorulmuş ve alınan cevapların sonucunda yalnızlık duygusu yaşayan kişilerin sosyal acıya daha duyarlı oldukları görülmüş. Bu onların içinde bulunduğu sorunun tetiklenmesiyle de yakinen alakalı olabilir.

Çağımızda tükenmişlik sendromu ve panik atak gibi duymaya aşina olduğumuz sorunlara bir de yalnızlaşma eklendi. Fakat seküler kültürün birey ve toplumları kuşattığı bir çağda hâlihazırda bu soruna kalıcı bir çözüm bulunmuş değil.

Batılı uzmanlar değişen hayat şartlarının ve ekonomik sorunların fertleri yalnızlaştırdığını ifade etseler de, sorun; seküler kültürün insanı maddi bir varlığa indirgemesinden ve onun duygularını, kendi türüyle kuracağı ilişkileri dikkate almamasından kaynaklanıyor. Sorun insan türünün özünden, maneviyatından koparılmasından kaynaklanıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?