Reklamı Kapat

Tabiplere mi inanacağız yoksa iktidara mı?

Gerek yaz sezonu olması münasebetiyle gerek de memleketimiz olan Erzurum’da uzun bir süre kalmamız ve hatta koronanın bile sebep olduğu nedenlerden ötürü okurlarımıza bir süre hasret kaldık. Şimdi bizi buluşturan yüce Mevla’mıza hamd ediyoruz.

Evet, bir süre yazamadık ama gündemden güncel politikaları takip etmekten de geri kalmadık. Bugünlerde toplumun korona korkusu, sıkıntısının yaşanması bir yana sağlığımızın yegâne sorumluları doktorlar ve bunların kurmuş olduğu Türk Tabipler Birliği ile iktidarın yersiz ve anlamsız çatışması, “didişmesi” toplum tarafından kabul edilebilir değil. Bu; iktidarın acizliğinden, sorumluluğu başkalarına yükleme gayretlerinin bir parçasındandır. İktidar kurallara uymama konusunda toplumu suçlarken, kendileri şov adına kalabalık toplantıları, mitingleri ve hatta açılışları hiç ihmal etmiyorlar. Hastalığın artması ve yayılması hususundaki açıklamaların aldatmaca olduğunu söyleyenlere ki burada Türk Tabipler Birliği başta geliyor, aykırı ses yükseltti diye “vurun başına, ezin” anlayışıyla hareket eden iktidar ve ortağı adeta şahin kesilmektedir. Her zaman olduğu gibi muhalif sesleri susturmak adına bazen “vatan haini”, bazen “terör yanlısı”, “şer odakları” diyerek kötü gidişatın, karanlık tablonun sorumlusu muhalefetmiş gibi gösteren iktidar ve ortağının Türk Tabipler Birliği hakkındaki söylemi de maalesef talihsiz ve yersiz bir açıklamadır. “Türk Tabipler Birliği derhal kapatılmalıdır. Aynı zamanda dediğim şudur: Bu birliğin yöneticilerinden hesap sorulmalıdır. Diyeceğim odur ki, Türk Tabipler Birliği koronavirüs kadar tehlikelidir. Ve gereği acilen yapılmalıdır.” İşte bu sözü söyleyen zihniyete göre demokrasinin bel kemiği olan sivil toplum kuruluşu diye bir şey kalmayacak. Ya da “benden olmayana ölüm” anlayışıyla koltuk bekasını koruyacaklar. 

Geçmişteki yazılarımızda da bu cümleyi kullanmıştık: “İktidar korona ile ekonomi arasında sıkıştı.” Ekonomiyi koronaya tercih edince korona azgınlaştı, yaygınlaştı ve bütün ülkede daha tehlikeli hale geldi. Anadolu’da vatandaş birbirine soruyor: “Ekonomi mi önemli yoksa sağlık mı?” sorusuna cevap olarak hemen herkes “sağlık” diyor. Ama iktidar böyle düşünmediği için yalana, dolana ve bahanelere başvurmak zorunda kalıyor. Ekonomi ile korona adeta kötülükte birbiriyle yarışıyor. Ekonomi freni patlamış kamyon gibi yokuştan aşağı inerken; korona da adeta kanatlanmış gibi zirveye çıkmaya çalışıyor. 

Rabbim yaşanan bu vahim tablodan yurdumuzu, milletimizi ve tüm insanlığı korusun. Bir daha böyle felaketlerle karşılaştırmasın (âmin).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ömer - Elbette aykırı fikirler olabilir ama bunun uydurma ve millete zarar verici Şekilde olmamalı . TBB geçmişten sabıkalı teröriste hoşgörülü . Zaten bir avuç yuvalanmışlar hekimlerin çoğunu temsil etmiyor . Fikir yok yol göstermek yok militanlık var . Barolar da aynı teröristin fotoğrafını asmak ne demek .

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Eylül 13:52


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?