Reklamı Kapat

Geçmişle meşgul etmedi

Hazreti Ömer’i (R.A.) karalayan bir kitabı okuyan biri  bana, “Ne diyorsun?” diyor.

-Bu kitabı kim yazmış?

-Terceme

-Terceme de olsa biri yazdı. Sen o adama mı inanıyorsun?

-Ama kaynaklarını vermiş.

-Kaynak dediğin kitapları  yazan senin gibi bir adamdırlar. Ben Sevgili Peygamberimin:

“Allah’ım, senin katında şu Hattab oğlu Ömer ile Hişam oğlu Ebu Cehil’den hangisi daha sevimli ise, onunla bu İslam’ı güçlendir” diye duası sonunda Ömer (R.A.) Müslüman olduğu ve Allah katında sevimli olduğu haberi benim için yeterlidir dedim. (Tirmizi, Sünen, K. Menakıb, bab 18, Hakim, Müstedrek,  Bab Menakıbi Ömer, Hadis no 4485)

Hazreti Osman’ı, peygamberimizin kendi kızıyla evlendirmesi, o vefat edince ikinci kızıyla evlendirmesi Hazreti Osman için en sağlam delildir.

Hazreti Ali ile kızı Fatıma’yı evlendirmesi de aynı.

Onu için Kur’an karşıtı kim ne söylerse geçersizdir

Sünnet karşıtı kim ne söylerse geçersizdir.

Rabbimiz buyurur:

“Ey iman edenler, Allah ve Resulünün önüne geçmeyin/geçirmeyin ve Allah’tan sakının, şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.” (Hucurat süresi ayet 49/1).

Belki uydurulmuş bir hikâyedir ama ben Facebook’tan okudum ama bir gerçeği ifade eder:

Hikâyeye göre Almanya’da iki işçi, kavga etmişler, karakolluk olmuşlar. Komiser bunları dinlemiş konu, Hüseyin mi haklıydı, Yezit mi haklıydı konusuymuş.

Komiser, polisin birine, “Hüseyin’le Yezid’i” getirin demiş.

Kavga edenler, “Onlar gelemezler 1300 sene önce öldüler” derler.

Komiser, “Bunları akıl hastanesine götürün.”

1300 yıllık kavgayı sürdürene ne denir?

Bu hikâyeyi yazan adamın cehaleti nedir?

Yeryüzünde Yezid’i savunacak bir tek adam, Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbelî mezhebinde bir tek insan bulunamaz.

Hatta Hüseyin’in (R.A.) anısına çocuğuna Hüseyin adı verilen isim, Sünni köylerde daha fazladır. İnanmazsanız araştırın

Sevdiğim bir dostum, “Buhara, Semerkand ve Taşkent’in nasıl elden çıktığını” anlatan bir kitap hediye ettiğinde, “Bu kitabı okumam, bana Semerkand’ı, Buhara’yı, Taşkent’i nasıl elde ederiz diye yazılmış bir kitap getirirsen onu okurum” demiştim.

Peygamber Efendimizin ve bütün peygamberlerin tebliğinin merkezi, ilahların yıkılıp bir tek Allah inancının ikame edilmesi idi ve efendimiz de buna başladı.

Bugün bir kısım insanımızın yaptığı gibi, önce putun ve putçuluğun tarihçesiyle uğraşıp put yapımcılarının psikolojik durumlarının tahliline girişmedi.

İçkiyi yasakladı ama içkinin tarihi seyrini nerelerden geldiğini, kimlerin icat ettiğini araştırmadı.

Küfürleri sebebiyle Ad ve Semud kavminin helak olduğunu onun için inat etmemeleri gerektiğini söyledi; ama Ad kavminin nerede, ne zaman, hangi komutanın başkanlığında, kaç kişi olduklarını söylemedi.

O hep yarına yönelik emirler, yasaklar ve haberler veriyordu.

“Geçen geçmişti.”

Fıtratı bozulmamış her insan, işkenceye karşıdır.

İşkenceye taraftar olanlar ya işkence görerek büyüyen ve büyüyünce intikam almak için o yolu seçenler veya baba mesleği gibi amirinden devralanlardır.

Her ikisi de dengesi bozuk insandır.

Allah’ın dikenler arasında gül çıkardığı gibi birçok İslami diriliş hareketlerini de işkencelerin en şiddetli olduğu zamanlarda başlatmıştır.

İşkence yapanlar kendi taraftarlarını kaybetmişlerdir.

Ebu Cehil’in, Peygamber Efendimize işkence yaptığını duyunca Hamza, doğru Ebu Cehil’in yanına varmış. Mekke parlamentosunda Ebu Cehil’in başını yaralamış ve Müslüman olduğunu bütün Mekkelilere ilan etmiştir. Allah ondan razı olsun.

“Buruc” suresinin tefsirinde Ashab-ı Uhdud’un, işkence yapan devlet başkanının işkence merasiminde binlerce insanın Müslüman olduğunu haber verir, Peygamber Efendimiz.

Kabile savaşları yaparken Müslüman olan Arapları, geçmişle yüzleştirmeden yüzlerini Kâbe’ye döndürmüş.

Gözler hep öne bakar. Biz eskici değiliz. Geleceğin mimarı olalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?