Farklı düşünceye tahammülsüzlük!

Cumhur İttifakı’nı oluşturan kişilerin yani iktidar partileri sözcülerinin “farklı düşünceler” karşısında gösterdiği “tahammülsüzlük” tavan yapmış bulunuyor.
Kendileri gibi düşünmeyen, farklı şeyler söyleyen herkes düşman gibi görülüyor ve hemen ortadan kaldırılmaları için fetvalar(!) verilmeye başlanıyor.

Bugün farklı “düşünceler” ileri süren kurum ve kuruluşların “kapatılmasını” önerenlerin yarın işi çok daha ileri götürüp götürmeyeceklerinden emin değiliz.
Yani bugün farklı düşünceler üretenlerin kapatılmasını teklif edenler yarın bu tür düşünceler ile milletin kafasını karıştıranların(!) bir şekilde susturulmalarını isteyip istemeyeceklerini bilemiyoruz. Farklı düşüncelere karşı gösterilen bu büyük tahammülsüzlüğü anlamakta güçlük çektiğimizi ifade etmeliyiz.
Farklı düşünce niye hemen “ihanet” alameti olarak damgalanır?
Bunu izah edebilecek biri var mı?

Belli ki Cumhur İttifakını oluşturanlar yani iktidar partileri sözcüleri kimi meslek kuruluşlarının kendileri gibi düşünmemelerinden fevkalade rahatsızlar.
Doktorların meslek kuruluşları Türk Tabipler Birliği “farklı şeyler” söyledi diye hemen kapatılmaları isteniyor!

Avukatların meslek kuruluşları barolardan farklı sesler mi geliyor hemen çoklu baro sistemine geçilmesi için kollar sıvanıyor.

Yani doktorların meslek kuruluşları olan tabip odaları farklı şeyler söyleyince kıyamet mi kopuyor?
Ya da avukatların meslek kuruluşları olan barolardan hoşlarına gitmeyecek laflar duydukları zaman yer gök yıkılıyor mu?

Barolardan kulaklarına hoş gelecek şeyler duyma ihtiyacını karşılamak için çoklu baro sistemine geçtiler ama çoklu baroyu kuracak kadar avukatı bir araya getiremediler.
Cumhur İttifakı’na gönül vermişlerden biri bu durumu izaha çalışırken, “Bu ayıp bize yeter” deme ihtiyacını duyuyor.

Hem çoklu baroyu kurmaya yetecek ismi bir araya getirmekten acizler hem de farklı bir şey duyunca hemen kapatılmalarını istemeler başlıyor.
Bu tahammülsüzlük, bu hazımsızlık hayra alamet değil.
Bize kalırsa atalarımızın “keskin sirke küpüne zarar verir” sözünden ders alınarak muhalif seslere karşı daha “hoşgörülü” olmanın yolları aranmalıdır.

Her farklı sesi düşman gibi görmekten ve anında hain olarak ilan etmekten de vazgeçilmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

İhsan - Sayın yazar görüşlerinizi begeniyorum ama bu defa size katılmıyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 18:38
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 14:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?