Reklamı Kapat

İyiler ve diğerleri

Çevresindekiler için Everest’ti.

İçki bahsini bırakmış peynir hususunda cahil bulduğu yanındakileri bilgilendirmekteydi.

Market asla.

İlle de el yapımı.

Bürokrat ve emekli paşa atılıyor, bizim evde de öyle mirim demek için sıra kapmaya çalışmaktaydılar.

Beaufort D’ete dedi kutsal bir metni hecelercesine.

Alplerin gözdesi.

En az 6 ay fakat tercihen bir yıl dağların serinliğinde bekletildiğinden demini alan çay gibidir.

Bu bir şey mi, değerli peynirler 10 yıl bekletilir dağ mahzenlerinde.

Bürokrat heyecanlanır;

“Aa bizim köyün mağaralarında da tulumlar içinde bekletiriz” dediği anda bir çocuk gibi azarlanmaktan kurtulamadı.

“Yok, öyle değil, sizin gibi köylülerin damağının anlayamayacağı enfes bir tat.”

Sonra korkudan dünyanın en güzel peynirleri ile yarışan Divle Obruk Tulumu’nu, Çorum Kargı Tulumu’nu hatırlasa da dillendiremedi bürokrat. Yurt dışı gezilerde kaldığı otellerde yediği peynirleri anımsamaya çalışıp, muhatabına fırsat vermeden bir çırpıda titrek sesle sıraladı;

“Rokfor, Kamamber, Boursin, Reblochon, Munster ve keçi sütünden Chevre…

Hatta Haçlı Seferleri’nin rövanşında Müslümanlar, Fransa’ya girdiklerinde keçilerini de yanlarında getirmişlerdi. Onların sütünden nasıl peynir yapılacağını çevrelerindeki köylere de öğretmişlerdir.”

Muhatabı, sinirlenerek sözünü kesti.

“Şimdi Fransızlara, Arapların peynir öğretmelerini konuşup da onların reklâmını yapmayalım” dedi

“Gorau Glas” dedi, bir musiki geçer gibi sesini notalayarak.

Alman efsanesi.

Paşa söze karışıp sınavı geçtim gururuyla: “Eşimin en sevdiği, şarabın yanında olmazsa olmazı.”

Hadi oradan gecekondu paşası, bakışı atıp, onu da dinlemeye yanaşmadan tekrar sözü aldı.

Bitto, İtalyan fırtınası.

Vintage Cheddar…

Paşanın şoförü, yan masada oturmaktaydı.

Söylenenleri kendisi ve mekândaki tek tük müşteri duymaktaydı.

Ellerine baktı, cebini yokladı.

Çocuklarına, marketin en ucuzundan yarım kilo almaya çalıştığı beyaz peyniri düşündü.

Sonra Raskolnikov’un, tefeci kadını neden öldürdüğünü bir kez daha anımsadı.

Akşam haberlerde, çocukları ile kavga eden başka bir çocuğu öldüresiye döven aileye baktı.

O çocuğun kafasında oluşturdukları, yetişkinlerin öcü olduğuna dair algının asla bir daha değişmeyeceğini anladı.

O öcülerin yaş aldıkça daha da sadistleştiklerini, bu çocukların yaşayarak öğreneceklerini düşünüp acı ile başını salladı.

Tam umutlarını kaybetmek üzereyken, arabasına bisikleti ile çarpıp büyük hasar veren çocuğa kızmak yerine, yeni bir bisiklet alıp başını okşayarak hediye eden yaşlı adamın haberini izledi.

Gün boyu daralan yüreği, mutlulukla doldu.

Siz iyiler, sayenizde dünya daha aydınlık olmakta, dedi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 13:14


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?