Kimliğin Merkezileşmesi

İnsanların aidiyetlerinin içerisinde sahip olduğu bir kimliği vardır. Tarihi süreç içerisinde toplumsallığın rengiyle boyanan fert için kimlik önemlidir. Ama bazı kimlikler var ki, doğuştan insana yüklenir. Toplumsallaşması da bu kimlik üzerinden gerçekleşir. Bu tür kimliğin ferde hâkimiyeti ihtiyari değil, mecburidir.

Etnik kimlik böyle bir mahiyete sahiptir. İnsana sunulmuş bir kimliktir. İnsan, mecburi olarak bir etnik aidiyete bağlı olarak dünyaya gelir. Bunun kaçışı ya da tercihe bağlı olarak değiştirilmesi mümkün değildir. Bir insan Türk doğduysa Türk, Arap doğduysa Arap, Kürt doğduysa Kürt, Rum doğduysa Rum ölecektir.

Etnik kimliğin varlığı ya da hangi etnik kimliğe mensup olunduğu meselenin sorun teşkil eden kısmı değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, etnik kimliğin merkezileşmesiyle ortaya çıkan ötekinin konumu sorunudur. Her merkez kendisi dışında bir alan üretir. Merkezin amacı bu alanı olabildiğince merkeze çekmek ya da kendisine bağlamaktır. Merkezin dışındaki bu alan, merkeze yaklaşırsa asimile olur, merkezden uzaklaşırsa ötekileştirilir.

Bu bağlamda öteki kavramı ile ötekileşmek kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir. Öteki, birden çok kimliğin varlığının kabul edilmesine dayanırken, ötekileştirme ise diğer kimliklerin varlığının sorun olarak algılanmasını ifade eder. Ötekileştirmeye götüren süreç belli bir kimliğin merkezileşmesiyle başlar.

Etnik kimliğin merkezileşme süreci ulus devlet yapılanmasının hâkim olmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır. Ulus inşa edebilmek için kimliğin merkezileşmesini zorunlu kılar. Ulus devletin örgütlenme biçimi sınırları içerisindeki vatandaşların eşitliği üzerine kurulu olsa da, merkezde bir etnik kimliğin varlığı söz konusudur. Hukuki açıdan eşit görünen vatandaşlık bağı, psikolojik ve temel insani hakların kullanımı açısından eşit değildir.

Bir kimliğin merkezileşmesiyle ulus devlet içerisinde diğer kimliklerin kendilerine alan bulmaları mümkün değildir. Bahsettiğimiz imkânsızlık ulus devletin yönetimi içerisinde yer bulamaması değildir. Bir kimlik olarak ortaya konulan taleplerin karşılık bulamaması anlamındadır. Çünkü merkezilik etnik kimlikler üzerinden üretilmeye başlandığında bu merkezin dışındaki tüm talepler ulus devlet için tehlike olarak algılanacaktır.

Merkezi kimlik de kendini devletin bu bakış açısına göre konumlandırmayı tercih eder. Belli bir kimliğin merkeziyetçiliğinde kurulan ulus devletin vatandaşları, o kimliğe sunulan psikolojik üstünlükten ve sağlanan imkânlardan vazgeçemedikleri için diğer kimliklerin sorunlarını görmezden gelmeyi tercih ederler. Hatta kimliklerinin merkezileşmesini o kadar içselleştirirler ki, diğer kimliklerin aidiyetlerine sahip çıkmalarına kendilerine karşı alınmış bir tavır olarak algılayabilirler. Böylece kimliğin merkezileşmesi, başkasının hak talebini kendisinden taviz olarak gören bir zihin yapısını üretmiştir.

Bu durum devletle ötekileştirilen kimliğe sahip fert arasındaki bağın zayıflaması sonucunu doğuracaktır. Devleti ayakta tutan güç vatandaşın devletine duyduğu güvenden kaynaklanır. Aradaki bağın zayıflaması bu güven duygusunu da zayıflatacaktır. Bu yüzden devletlerin ulusal kimlik üzerinden inşa ettikleri toplumsal yapılarından hak ve adalete dayalı yeni bir toplumsal yapıya doğru kendisini güncellemesi gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 13:10


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?