Reklamı Kapat

AB’nin gönlü Yunanistan’dan yana

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu katıldığı bir televizyon programında Türkiye-Yunanistan ihtilafı karşısında Almanya, Fransa ve AB’nin tavrını değerlendirirken Fransa’nın Yunanistan’ın yanında tereddütsüz yer aldığını, bu tavrının da bazı çıkar hesaplarına dayandığını belirttikten sonra Almanya’nın tutumunun ise iki ülke arasında bir çatışmayı önlemekten yana olduğunu, bunun için de arabuluculuk yapmaya çalıştığını hatırlatarak, Almanya’nın bu tavrının sonuçta Türkiye ve Yunanistan arasında bir tercih yapmak zorunda kaldıklarında tercihlerinin Yunanistan’dan yana olacağını belirtti. Bu değerlendirme bir gerçeğin tespiti ve ifadesiydi. Aynı değerlendirmeyi AB için de aynen tekrarlamak mümkün. Kısacası, AB’nin nihai tercihi de Yunanistan’dır. Ancak, Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın tutumunun kabul edilecek bir yanı olmadığı için muhtemel bir çatışmayı engellemek yönünde Almanya’nın bir tavır sergilediği görülüyor.

Hemen belirtelim ki, uluslararası ilişkilerde esas belirleyici husus çıkarlardır. Ancak, özellikle AB ülkelerinden birisi ile bir Müslüman ülke karşı karşıya gelecek olursa AB ülkelerinin net tavrının üyelerinin aynı olduğu, sadece son Türkiye-Yunanistan sürtüşmesinde değil hemen her alanda ortaya çıkmış durumda. Söz gelimi ülkemizde ve komşularımızda faaliyet gösteren terör örgütlerinin AB ülkeleri tarafından yıllardan beri korunuyor ve destekleniyor olması bile söylenenleri doğrulamaya yetmektedir. Bu köşede zaman zaman dile getirdiğimiz, “Avrupa Birliği bir Hıristiyan birliğidir” değerlendirmemiz hükmünü yürütüyor.

Bu tespitimiz sadece AB ve AB ülkelerinin tavrı ile de sınırlı değil. Dünya üzerinde ABD ve Rusya’nın tavrının da aynı çizgide olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kısacası, İslam dünyasına karşı ilan edilmiş bir ortak hareket tarzı söz konusudur. Böyle olmasa sadece bölgemizdeki terör örgütlerine destek vermek değil, Yunanistan ile ortaya çıkan, daha doğrusu geçmişten gelen bir takım ihtilafların tekrar canlanmasının ardından bir yandan AB, öte yandan ABD sadece Yunanistan’a destek vermekle kalmayıp Kıbrıs Rum Kesimi’ne de birdenbire kol kanat germeye başlamaları da gösteriyor ki, Haçlı-Siyonist ittifakından Türkiye’nin destek görmesi mümkün değildir.

Bu tespiti bir kez daha yaptıktan sonra sorulması gereken soru, “Madem Haçlı-Siyonist ittifakının hareket tarzını sadece kendi çıkarları belirliyor o zaman Türkiye olarak neden yaklaşık 60 yıldır bu Hıristiyan birliğine girebilmek için kapıda bekletilmeyi içimize sindirebiliyoruz? Çünkü net bir şekilde AB’nin bizi almayacağı ortada. Ayrıca bir ihtilaf halinde adil davranmaları mümkün değil. Nihai kararları kendileri gibi olandan yana oluyor, olacak. O zaman bize düşen bu Haçlı ittifakından uzak durmak, yeni bir ittifak oluşturmak için çaba sarf etmek değil mi?

Çünkü kendimizi onlarla yan yana yürümeye mecbur görmeyi sürdürdüğümüz sürece bir karşı ittifak oluşturmak güçleşecektir. Söz konusu ittifak bazı Müslüman ülkelerin liderlerine yaptıkları bir takım telkinlerle Siyonistlerin eteğine tutuşturulurken, bu ülkelerin petrol gelirleri de Haçlı-Siyonist ittifakının emrine veriliyor. Bir takım söz ve tutumlarla gönülleri alınan, petrol parasından başka bir değere sahip olmayan bazı Müslüman ülke liderleri bir süre sonra cısçıplak ortada bırakılacaklarının farkında değiller. Ancak, bugün dünyanın Haçlı-Siyonist ittifakının önünün kesilebilmesi İslam Birliği’ne bağla. Aksi halde geride soyulup soğana çevrilmiş ülkeler kalacak ve bunlarla ittifak oluşturmanın bir anlamı kalmayacak. Bu bakımdan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Almanya ve AB ile ilgili değerlendirmesi doğru ama bu doğru tespit bizi yeni bir yol arayışına itmiyorsa fazlaca bir anlamı kalmıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?