Reklamı Kapat

Bilinçsiz kitlelerin rotası

Bildik bir tabirle aklı başında bir arkadaşım, “Bir sabah kalksam ve rüyamda mehdi olduğum söylendi desem onlarca inşan hiç düşünmeden, sorgulamadan p...

Bildik bir tabirle aklı başında bir arkadaşım, “Bir sabah kalksam ve rüyamda mehdi olduğum söylendi desem onlarca inşan hiç düşünmeden, sorgulamadan peşime takılacaktır, bundan eminim çünkü insanlar dini kulaktan dolma bilgilerle yaşıyorlar” dediğinde önce duraksamış sonra ona hak vermiştim. Zira hiçbir ilmi, hiçbir insani duyarlılığı kayda değer hiçbir vasfı olmayan birçok cahilin kendilerine ululuk atfederek bilinçsiz kitleleri peşlerinde sürüklediklerini görmekteyiz. Nitekim geçtiğimiz gün toplumun gündeminde, kendini şeyh olarak, hatta mehdi olarak tanımlayan bir kişinin küçük bir kız çocuğuna yeltendiği taciz olayı vardı. Bu olay hepimizi derinden sarstı ve endişelerimiz bir kat daha arttı.

Hızla artan taciz, şiddet ve nefret gibi sorunların iyileştirilmesi için, insani hassasiyet taşıyan kişilerin ve din adamlarının büyük çaba göstermeleri gerektiğini düşünüyorum. Zira din karşı cinsle ilişkilerin nasıl şekillendirileceği, iffetli ve onurlu nesillerden oluşan bir toplumun nasıl inşa edileceği noktasında tutarlı ve kararlı ilkelere sahiptir. Dolayısıyla Diyanet’in ilgili kişileri yönlendirerek uygun bir üslupla tebliğ görevini üstlenmesi gerekir. Ancak ne yazık ki, pirincin içindeki gri taşlar insanların dindarlarla ilgili algılarını olumsuz yönde etkiliyor. Düşünün şekliyle şemailiyle ve ifadeleriyle dini sembolleri kullanan ve cemaat lideri olduğunu iddia eden yaşlı bir adam torunu yaşında bir çocuğa tacize yelteniyor… Peki, on yaşında bir çocuk bu saatten sonra sakallı bir kişiyle karşılaştığında ne hissedecek, korkuya kapılmayacak mı? Toplum zaten sapık kaynıyor, istisna bir olayın yaşanması kalıcı tahribatlar yapmaz diye düşünebilirsiniz ama bu doğru değil. Zira çocuğunuzun zihinde haklı olarak dindar kişi güvenilir kişidir, elinden dilinden zarar gelmeyen, evinizin anahtarını teslim edebileceğiniz kişidir. O nedenle bu tür olaylar çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinde daha büyük yıkıma neden olacaktır.

Haram olan, gayr-i ahlaki, gayr-i insani, gayr-i vicdani olan bir davranışın sergilenmesi tehlikedir, bunu kendini dindar gösteren bir kişinin yapması ise tehlikenin de ötesinde bir durumdur.
Cahil ve gafillerin peşinde sürüklenen insanların, soru sorma yetilerini bütünüyle kaybedip edilgen nesnelere dönüşmelerini bir türlü anlayamıyorum. İnsan nasıl olur da aklını ve iradesini cahil ve şuursuz bir adama teslim ediverir… İlmi derinliği, liyakati, feraseti, iman ve bilinci sarsıntıda olan birçok kişi peşlerinde sürükledikleri kitlelerin putları haline geliyor ve onları bir bilinmeze doğru itiyorlar. Bunca insanın akıldan, izandan ve vicdandan nasıl uzaklaştıklarını bir türlü anlamıyorum.

İman ilim ve teslimiyetle kaim olabilir. Fakat ne yazık ki insanlarımızın çoğu ilmi çalışmalara ihtiyaç olmadığını düşünür ve kulaktan dolma bilgilerle iktifa etmeye çalışırlar. Bunların çoğu hurafelerden örülmüş alışkanlıklara sahiptirler ve dinle taban tabana zıt olan alışkanlıkları dindenmiş gibi lanse edip Kur’an’a adeta savaş açarlar. Oysa en tehlikeli şey doğruya en yakın olan yanlıştır ki, Kur’an ve sünneti devre dışı bırakıp, şeyhin zuhuratlarıyla hareket edenler bu kulvarın insanlarıdır.

Rabbimiz ilimle meşgul olanları övmüş ve ilme teşvik etmiştir. Fakat ilim emek, zaman ve çaba isteyen bir değerdir ve bu yolda büyük bedeller ödenir. Cehalet çukuruna saplanmış kişiler bunu göze alamazlar onlar peşinde sürüklendikleri kişinin aklıyla ve yönlendirmesiyle hareket eder ve sorumluluk almaktan kaçınırlar.

Tarikatlar bu toplumun bir gerçeği ancak tehlikenin kol gezdiği bir çağda fertlerin itibar ettikleri kişilerin ilmi derinliğini, Kur’an ve sünnete bağlılığını ve tevhidi noktadaki hassasiyetini, şuur ve takvasını dikkate almak ve soru sorma cesaretlerini kaybetmemek zorundadırlar. İslam’ı doğru anlamak ve doğru yaşayabilmek için inandığımız dinin ilkelerini bilmek zorundayız yani bir ayağımız ilmi çalışmalarda olmalıdır. Aksi takdirde fertler ilmi hakikatlerden uzaklaşıp intisap ettikleri kişilerin rüyaları ile hareket etmeye başlayacaklardır ki, bu büyük bir tehlikedir. Zira İslam ilkelerini soyut değil somut olaylara göre belirlemiştir. Siz rüyanızda bir kişinin hırsızlık yaptığını görmüş olabilirsiniz ama bunu İslam’a göre değerlendirebilmeniz için somut delillere ihtiyaç vardır. Takdir edersiniz ki bu da rüyalarla ya da zuhuratla olacak bir şey değil.

Ne yazık ki günümüzde kitleleri peşlerinde sürükleyen birçok kişi Kur’an’ın esas ilkelerinden haberdar değiller, İslam’ın varlığını neyin üzerine bina ettiğini bilmiyorlar, olayları tevhidi bir bakış açısı ile değerlendirebilecek yeterliliğe sahip değiller, dünya üzerinde Müslümanlar aleyhine dönen dolapları algılayacak basiretleri yok o nedenle rüyalara tutunuyor ve buna bir esrarengizlik katarak bilinçsiz kitleleri etki altına alıyorlar. Bunun sonucunda ise İslam ile hiç bağdaşmayacak olaylarla, vicdanımızın kabul edemeyeceği durumlarla karşılaşıyor ve ellerimizi dizlerimize vurup hayıflanıyoruz. Sorunun nereden kaynaklandığını biliyoruz ancak çözüm noktasında mutabık olamıyoruz o nedenle aynı sorunlar tekerrür edip duruyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 19:03


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?