Siyasetin dükkânları

İnsan niçin yaşar? Dünyaya gelmekteki murat nedir? Allah insanı yaratırken, “imtihan” olgusunu var etti…
İyiyi kötüden ayırmak, hayrı çoğaltmak bize düştü. Adaleti ayakta tutmak, insanı insanca yaşatma emeli bizlere ödev verildi…

Verilen ödevler arasında, kimimize “idari yönetme”, kimimize yönetilme vazifesi sunuldu…
Anlayışlarını dinleştiren topluluklar, bu kez birlikte yaşama-sosyalleşme neticesinde siyaseti anlayışlarına uyduranlar çoğaldı. Öyle ki, kurdukları siyasi yapıları “ticari dükkânlara” çevirdiler.
Türkiye’de siyaseti Allah rızası için, Kur-an’ın emri, milletin rızası için yapanları ayrı tutmak lazım. Bunların sayısı çok az… Halk da bu tür “idealist yapılara” rağbet etmiyor.

Siyasi dükkânlarına kurulanların söylediklerine baktığınızda, adamların bizi yönetmek, yeryüzünü doğrultmak üzere geldiğini düşünürsünüz.
Hâlbuki maske takan bu siyaset tacirleri için, ne milletin önemi var, ne devletin, ne insanlarımızın… Varsa da yoksa da menfaatleri, menfaatleri…

Ellilerde kurulan partiler tabela olarak da olsa, siyasi hayatta dükkân olarak tıngırdayıp duruyorlar. 12 Eylül’den sonra, darbecilerin kapattığı partilerin yerine yeni partiler kuruldu. İddiaları olmasa da, o dönemin kimi partileri isimleriyle, cisimleriyle hâlâ varlar…
Dükkânlar açık yani.

Hayatlarına İslam’ı, adaleti, vicdanı hâkim kılmak uğruna siyaset yapanlar, zaten dükkân açamıyorlar… Ama idealist kılığına bürünmüş simsarlar, miras yemekle dükkân açıp, sanal tacirlik yapmaktan geri durmuyorlar.

Adamın yanında menfaat uğruna az bir kişi var. Seçimlerde, “diğerleri” kategorisinde… Dükkân rafları boş, satacak malı yok. Ne tuhaf bu siyaset dükkân sahipleri için iflas etmek, dükkânı kapatmak diye bir sonuç yok.

Her halükârda kâr elde eden bu siyasi dükkânlar, rant kapısı olmaya devam ettikçe, “siyasete ahlak” hâkim olamaz. Siyaset, hizmet etmek, millete karşı ödev yüklenmekten çıkıp, çıkar kapısına dönüşüyor.
Hiçbir belediyenin zarar ettiğini gördünüz mü? Belediyeyi zarara uğratan, borç batağına sokan, başarısız yönetim sergileyenlerin hesap verdiğine şahit oldunuz mu? Yok… Neden peki?

İstisnalar hariç, siyasi yapılar organizeli “dükkâna” dönüştü çoktan… Tuz koktu, tuz. Çivisi çıkıyor oturduğumuz toprağın.

Siyasi dükkânları bu toplum, bu millet kapatamaz ise, “zübük”ler türer, soyulmaya devam ederiz… Yanlış mı düşünüyorum?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Musa Derman - Siyasetin rant kapisi olmaktan carilmadigi müddetce simsarlar cok hem de cok olacak

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 15 Eylül 09:20


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?