Çocuklar ekrandan nasıl uzak tutulacak?

Hemen her gün bir bilim adamının değerlendirmesi ya da bir araştırma raporunun sonucu açıklanıyor. Bu açıklamalarda ortak husus, çocuklarımızın ekrandan uzak tutulması hususu. Yani özellikle şu salgın döneminde çocuk ve gençlerin eve kapanıp internet ve televizyonla daha fazla vakit geçirmeleri sebebiyle aileler sıkça uyarılıyor. Hemen belirteyim ki, bu sanal âlemin çocukların hayatında işgal ettiği zaman arttıkça çocukların gerçek dünyandan koptukları, sanal âlemde yaşamaya başladıklarını görmek için ille de doktor olmak gerekmiyor. Çocukları ile ilgilenen her veli, bu gerçeğin farkında. Her veli çocuklarının telefon ya da bilgisayar başında günlerinin önemli bir bölümünü geçirdiklerini görüyor. Bunun dikkat dağınıklığına sebep olduğu, öğrencinin dersleri ile ilişkisinin zayıfladığı biliniyor.

Olayın sadece çocuklarla ilgili olmadığını, sanal dünyanın sadece çocukları esir aldığını söylemek de doğru değil. Çünkü bırakın çocukları, yetişkinler bile ellerindeki telefonların esiri olmuş durumdalar. Söz gelimi işyerinde 3-4 yetişkin bir arya gelmiş sohbet edeceklerse bir süre sonra belki biri hariç 4 kişiden üçünün bir süre sonra telefonları ile ilgilendiklerini görmek çok yaygın bir hal aldı. Bir bakıma insanlar birbirlerini dinlemek yerine telefonlarında gezinmeyi tercih ediyorlar. Yani, ekran düşkünlüğü sadece çocuk ve gençlerle sınırlı değil. Toplumun önemli bir kesimi ekran tutkunu. Öyle anlar oluyor ki, üç arkadaş sohbet ederken içlerinden birisi telefonda birtakım haberleri ve mesajları okuyor, arada bir de sizin dikkatinizi çekmeye çalışıyor. Öyle ki, bedenen sizinle ama ruhen başka bir dünyada yaşıyor. Böyle bir davranışın doğru olmadığını hatırlatsanız bile çok geçmeden yine aynı hayal dünyasında yolculuğa başlıyor. Böyle olunca sadece çocuklar ve gençler değil, pek çok yetişkini de ekrandan uzak tutmamız gerekiyor. Diyebiliriz ki bu hususta ortak görüş söz konusu. Ancak böyle bir ortak düşüncenin oluşması çocuklar ve gençleri ekrandan uzak tutmaya yetmiyor. Bir gerçeğin bilinmesi ile uygulanması çok farklı.

Son olarak TBMM Çocuk Ölümlerini Araştırma Komisyonu, hazırladığı raporda, sosyal medya siteleri, bloglar, video oyunları gibi platformları iletişim ve sosyalleşme aracı olarak kullanan gençlerin de dijital ortamda şiddet içerikli yayınlara maruz kaldıklarını belirterek, ailelere çocukları ekrandan uzak tutmalarını önermiş. Bir bakıma bilinen bir gerçek TBMM komisyonu tarafından rapor haline getirilmiş. Halbuki gelinen noktada çocukların ve gençlerin sanal âleme esir olduklarının bilinmeyen bir yanı yok ve bu esaretin gençleri gerçek âlemden kopardığı da herkesçe biliniyor. Ayrıca eğer anne babalar kendileri de bu sanal âlemin esiri olmamışlarsa çocuklarını gerçek hayata döndürmek için gayret sarf ediyorlar. Ancak bu çabalar sonuç vermiyor. Böyle olunca bilim adamları ve tüm ilgililerin artık çocuk ve gençlerin ekrandan uzak tutulması gerektiği boyutunu tespit etmekten çok bunun nasıl sağlanacağını araştırmaları gerekiyor. Kısacası anne babaları çocuklarını ekrandan uzak tutun diye ikaz etmenin ötesinde bu işin nasıl sağlanacağını söylemeleri gerekiyor. Çünkü gelinen noktada hemen her evde aynı sıkıntılar yaşanıyor. Bunun bir tek istisnası var, o da bazı aileler çocuklarından öylesine kopmuşlar ve sanal âlemde onlar da kendilerini öylesine kaybetmişler ki onların çocuklarını ikazları söz konusu bile değil. Ancak çocuğu ile ilgilenen, çocuğu ile birlikte gerçek hayatta yaşamak isteyen aileler de bu hususta başarısız kalıyorlar. Bunun için de kendilerine çocukları ekrandan nasıl uzak tutacaklarına dair bir formül verilmesini bekliyorlar. Çünkü sorun sanal âlemin zararlarının neler olduğu değil, bu zararlardan çocuklarının nasıl kurtarılacağı ile ilgili.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 21:56


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?