Avrupa’nın Irkçı ve Acımasız Göçmen Politikası

Midilli adasında bulunan Moria mülteci kampında çıkan yangın, yalnızca mültecilerin dram yüklü yaşamlarını yeniden gündemimize getirmekle kalmadı, aynı zamanda Avrupa ülkelerinin duygudan, vicdandan koparılmış mülteci politikasını da bir kez daha gözler önüne serdi.

Bir dünya düşünün ki, çok sayıda ülkenin insanları kendi ülkelerinde yeteri düzeyde refah seviyesine erişemediklerinden ötürü az sayıda ülkede yaşamayı arzuluyorlar. Büyük insan toplulukları hep birlikte aynı yöne gitmeyi hedefliyor.

Bugünün dünyasında Asya’dan, Afrika’dan, Ortadoğu’dan, Baltık’tan milyonlarca insan Batı Avrupa’da yaşama hayali kuruyor.

Adeta her taraftan ateşlerin sardığı bir ormanın sakinleri büyük bir telaş ile kendisine korunaklı alan arıyor.

Ateşin kül etmediği, yangının tarumar etmediği güvenli toprakları hedefliyor insanlar.

İyi ama, dünya bir ormansa ve bu dünyanın ülkeleri aynı orman sınırlarında yaşıyor ise bu dehşetli yangın her yanı yakıp kül ederken niçin ufak bir alana hiç uğramıyor!

Etrafındaki tüm alanlar yanıp kül olurken ateş orayı da etkilemeli normalde. O halde nasıl oluyor da ateş bu korunaklı alanı yakmıyor.

Bu mümkün mü hiç?

Elbette mümkün. Ateşin geldiğini erkence gördüklerinden önlem almış olmalılar diyebilirsiniz örneğin. Yangını erken görenler ilerlemesin diye hendekler kazar, karşı yangın çıkartır, su depolarını hazır tutar.

Peki ya, bunun başka bir sebebi daha varsa?

Mesela ateşi erken görmelerinin sebebi uyanık olmalarından değil de ateşi çıkaran olmaları ise!

Dünyada var olan eşitsizliklerin, çatışmaların, işgallerin, iç savaşların, siyasi istikrarsızlıkların temelinde az sayıda ülkenin hırsı, sömürüp semirme sevdası, doymak bilmeyen arzuları yok mu nitekim!

Çok sayıda ülkenin zenginliğini kendi ülkesinde toplayan az sayıda ülke sömürdüğü ülkelerin insanların ayak seslerinden rahatsızlık duyuyor.

Aslında Avrupa’nın göçmen politikası nedir, neyi amaçlıyor sorusunun yanıtı bu kadar nettir.

Hırsız en çok ev sahibinden korkar. Etrafı kalın surlarla örülüyor ki; mağdurlar, madunlar rahatsız etmesin Kale Avrupa’sını.

Sömürdüğü insanların ahının bir gün başına bela olacağını iyi bilir aslında herkes. Zira dil sussa da vicdan susmaz!

Bakınız, Moria kampında yıllardır çektirilen sefalet, yangın sonrası büyük bir krize dönüşürken medeni (!) Avrupa ülkeleri neyi tartışıyor?

Sadece çocukları mı alsak, almayıp da orada mı beslesek, başka bir ülkeye mi göndersek!!!

Bir insandan değil eşyadan bahsediyormuş olmanın dayanılmaz hafifliğini görmemek mümkün mü!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 22:15
02

Bekir Gündoğmuş - @Serkan 01 nolu yoruma cevabı: Allah sizden de razı olsun. İlgi ve desteğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Selam ve dua ile

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 09:02


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?