Reklamı Kapat

Hikâyesi dram kokan çocuk

Şiar dokuz yıllık hayatına doksan yıllık çile, acı, işkence, taciz ve yoksulluğu sığdırmış ve üvey babanın ellerinde can vermiş bir cennet kuşu. Kendisine bunca işkencenin yapılmasına göz yuman cani bir annenin evladı olarak dünyaya geldiğinde, kuşkusuz hayatın bu kadar çekilmez olabileceğini bilemezdi.

Anne eşinden ayrılıp üç çocuğu ile birlikte antisosyal davranışlar sergileyen bir kişiyle yaşamaya başlayınca Şiar için karanlık günler başlamış. Üvey baba tarafından şiddete, açlığa, işkenceye maruz kalmış, taciz edilmiş ve ölümle tehdit edilmiş Şiar. Yemek yerken üzerine döktüğü gerekçesiyle sofradan uzaklaştırılmış ve kullanılmayan bir mahzene kapatılmış. Sevgi nedir bilmemiş Şiar, şefkatle hiç tanışmamış, insan olduğunun farkına dahi varamamış. İşkenceye, ağır hakaretlere ve dışlanmaya maruz kaldığında dağlarda özgürce uçan kuşları düşünmüş ve başını kaldırıp gökyüzüne bakmış, hüznünü o kuşlara anlatmış. Bir kuş olup o şiddet ve nefretin üretildiği ortamdan gitmek istemiş ama kanatlarını açacak dermanı olmadığından başını yere eğmiş ve çaresiz teslim olmuş şiddete. Bir çocuğun umutlarını kırmak, gözlerindeki yaşam sevincini almak en büyük katliamdır ki, psikopat bir adam ve duyarsız bir annenin ellerinde bedeninden önce çocukluğu katledilmiş Şiar’ın.

Çocuk, işkence ve ölüm deyince zihinlerimizde Filistinli, Suriyeli, Myanmarlı, Doğu Türkistanlı, Afganistanlı, Iraklı çocuklar canlanır öyle değil mi? Zalimi hep ötelerde ararız ve yakınlarımızın kötü ve kötülükten arınmış olabileceğini düşünürüz. Bizden olan hata yapmaz, bizden olan zulme meyletmez diye düşünür ve zalimin her yerde karşımıza çıkabileceğine ihtimal vermeyiz. Oysa zalimin bir ülkesi, bir coğrafyası, sabit bir mekânı yoktur, zalim her yerde türeyebilir. Nitekim dokuz yaşındaki Şiar’ın maruz kaldığı zulüm Filistin’de ağır işkence edilmiş, karanlık zindanlara kapatılmış çocuğun durumundan farklı bir şey değil. Şiddetin sahipleri kardeştir ve onlar zayıfların üzerine basarak yürür ve bunu güç zannederler.

Şiar, psikopat bir adamın ağır işkencelerine maruz kaldı peki anne ne yaptı? Annenin görevi çocukları kanatlarının altına alıp korumaktır öyle değil mi? Fakat psikopat sevgilisinin ağır şiddet uyguladığı ve taciz ettiği çocukları annenin umurunda dahi değil.

Bir televizyon kanalında yayınlanan programda sevgilisi tarafından katledilen oğlunu anlatırken gözlerinden bir damla yaş sızmıyor annenin, vicdani hiç hareket etmiyor, taşlaşmış yüreğinden bir damla sevgi akmıyor. Nitekim iddialara göre annenin psikopat sevgilisi tarafından taciz edilen ve şiddete maruz kalan Şiar ölmüştü ve anne sevgilisi ile birlikte bir plan yapıp evde yangın çıkarmış sonra da çocuğun yangında öldüğünü ileri sürerek işin içindin çıkıvermişlerdi. Fakat planları su yüzüne çıkmış ve Allah o masum çocuğun kısılan sesini bütün vicdanlara duyurmuştu. 

Katledilen çocuğu için gözünden bir damla yaş dahi sızmayan anne olayın ortaya çıkmasına öfkelenip kendisini terk eden sevgilisinin bu tavrı için ağıtlar yakmaya ve gözyaşı dökmeye başladı. Annelik çocuğu sadece dünyaya getirmek değildir, onu sevgi ile ısıtabilmektir. Annelik bir kadının dünyada sahip olabileceği en büyük unvandır ancak vicdan damarları tıkananlar bunu anlayamıyor…

Şiar’ın dramatik hikâyesini dinlediğimde anne-baba kavramına atfedilen değerlerin nasıl ayaklar altına alındığını düşündüm ve o çocuğun acısını bütün hücrelerimde hissettim. İnsan yavrusu dünyaya geldiğinde ihtiyaçlarını karşılayacak yeterliliğe sahip değildir, anneye bağımlıdır, çocuk annenin ilgi, sevgi ve desteğine ihtiyaç duyar. Rabbim onun bakımı, güvenliği ve ihtiyaçlarının karşılanması için anne-babanın yüreğini şefkatle donatmakta ve onları çocuğun bakımı için hazır hale getirmektedir. Bebek alıcıdır, almaya ihtiyaçlıdır anne-baba ise vermeye odaklıdır ve çocukla ebeveyni arasında devam eden bu alış-veriş her iki tarafı da besler ve direnç verir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 22:48
02

Musa Derman - Maalesef zalimler heryerde kadinlara ,cocuklara ve insanlari ötekilestirip zulmediyorlar.Allah tüm zalimlerin belasini versin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 14:31
01

Kasım Özdemir - Ses olsun duyarlı yürekler. Duyarlı yürekler dünya kursun. Ve zalim butün ülkelerden sürülsün. Tez vakit cehennem çukurlarına.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 13:01


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?