Reklamı Kapat

Düzen değişmeden dünyaya huzur gelmez

Eşkıyaların sözünün geçtiği, gelişmeleri belirlediği bir dünyada huzurun hâkim olmasını beklemek mümkün mü? Uzun yıllardan beri dünya üzerinde bir takım gücü hak sebebi sayan, maddeyi putlaştırmış bir takım ülkelerin belirleyici olduğunu biliyoruz. Böyle olunca da hemen her gün dünyanın bir köşesinde kan ve gözyaşı akması gündeme geliyor. Zalimler mazlumları istedikleri gibi kullanıyor, hatta ne yapmaları gerektiğine karar veriyorlar.

Kısacası, yeryüzünde gücün hâkim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Aslında, yaşanan zulümlerde ve zulümden hangi ülkelerin sorumlu olduğu da biliniyor. Ancak, bir türlü mazlumların ayağa kalkması sağlanamıyor. Sonuç olarak dünya üzerinde zalimlerin borusu ötüyor. Çünkü öyle bir düzen kurulmuş ki, mazlumların hakkının korunması da zalimlere bırakılmış. Böyle olunca mazlumlarda kendilerinde mevcut durumu değiştirecek gücü ve cesareti bulamıyorlar. Geriye kala kala mazlumların uğradıkları zulmü alçak sesle zaman zaman dile getirmek kalıyor. Bu ise zulmün son bulmasına değil, zalimlerin kendilerine olan güveni artırmalarına, yaptıkları zulmü artırmalarına vesile oluyor.

Netice olarak yeryüzünde huzurun ve adaletin hâkim olması, haklının hakkını almasını sağlayacak bir düzen yok. Böyle olunca da mevcut düzenin değişmesi gerekiyor. Bu noktada hemen belirteyim ki, zalimler koltuklarını ya da sahip oldukları iktidar gücünü kendiliklerinden bırakmazlar. Bunun için mevcut düzen yıkılıp yerine adil bir düzenin kurulması gerekiyor. Bunun yolu da mazlumların ayağa kalkmasına ve direniş sergilemesinden geçiyor. Bu olmadan her gün istediğimiz kadar işlenen zulüm ve haksızlıkları tekrarlayalım, yaşadığımız acıyı dile getirelim değişen bir şey olmayacaktır. Çünkü şimdiye kadar olmadı. Böyle olunca da sömürgeci zalimlerin, yani Haçlı-Siyonist ittifakının oluşturduğu düzenin belirleyiciliği sürüp gidiyor.

Niçin içeride ve dışarıda pek çok sorun varken dünyaya huzur ve adaletin hâkim olabilmesi için öncelikli olarak bu bozuk ve sağlıksız sistemin değişmesi gerektiğini gündeme getirdiğim sorulabilir. Çünkü kesin olan husus şu ki oluşturulmuş dünya düzeni sadece mazlumların sömürülmesini ve zalimlerin sözünün geçmesini sağlıyor. Bunun için Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nın ardından oluşturulmuş uluslararası örgütlerin yapılarına ve kimlere hizmet ettiğine bakmak bile yeterli olacaktır. Böyle olunca mevcut bu düzen ya kökünden yıkılacak ya da zalimlerin anlayacağı dilden yeni bir güç dengesi oluşturulacaktır. Yeni güç dengesinin yeryüzünde huzuru sağlayabilmesi için, adil bir yapıda olması gerekiyor. Böyle bir gelişmenin sağlanmasını ise Haçlı-Siyonist ittifakından beklemek mümkün değildir. Çünkü bunlar açıktan ya da perde arkasından el ele vermişler dünya üzerinde kendi hâkimiyetlerinin devamı için işbirliği halindeler.

Bu söylediklerimi sayfalarca uzatmak mümkün ve bunun her gün medyaya yansıyan örnekleri var. Ancak, Trump’ın Nobel’e aday gösterildiğini, bunun sebebinin de bazı İslam ülkelerinin İsrail ile normalleşme yönünde attığı adımların arkasında Trump’ın bulunması olduğunu hatırlamak yeterli olacaktır. Ve yine bir gazetede, “ABD: Yunanistan’la çalışmak gurur verici” başlığı altında yer alan bir haber ile, “Türkiye ve İran’ı parçalamak istiyorlar” başlıklı haberler bile yeterlidir. Kısacası, Haçlı-Siyonist ittifakının belirleyici olduğu bir dünyada huzur beklemek, imkânsızı beklemek olacaktır. Bunun için elbette İslam ülkelerinin ayağa kalkması, bedel ödemeyi göze alabilecek yiğitlere ihtiyaç var. Bu yiğitliğe rahmetli Erbakan Hocam güzel bir örnektir. Böyle yiğit ve yiğitler çıkabildiği takdirde sonuç almak mümkün olacaktır. En azından bir takım zayıf karakterli Müslüman yöneticiler yalnız olmadıklarını göreceklerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?