Reklamı Kapat

Siyasiler güç birliği yapamaz mı?

Bismillâhirrahmânirrahîm;

     TÜRKİYE ve dünyanın manzarası ortada! Sömürgeci güçler gemi azıya almış durumda. Komşularımız ile aramız hızla açılıyor. Suriye, Libya, Doğu Akdeniz’de daha önce yalnız Amerika varken; şimdi Rusya da burnunu soktu. Türkiye bölgedeki politikasını yeniden gözden geçirmeli. Dış borcumuz hızla artıyor. Rumlar büyük Yunanistan peşinde! Covid-19 salgınını, tehlikenin büyüklüğü ölçüsünde ciddiye aldığımız söylenemez.

      Böylesine ciddi sıkıntılar yaşanırken Hükümet bildiğini okuyor. Muhalefet ve dostlarının tekliflerini dikkate almıyor. Hukuk devletinde iktidar ve muhalefetinin farklı görevleri var. Son dönemdeki kadar, iktidar ve muhalefetin iki farklı ülkenin temsilcileriymiş gibi göründüğü bir süreci yaşamadık.

     Hükümet, “Ben en doğrusunu yapıyorum. Herkes beni gözü kapalı desteklemek zorunda” havasında! Diğer partileri hain, terörist, FETÖ’cü gibi yaftalamalar yapıyor. İktidarı da bu millet seçti; muhalefeti de! Niçin? Ülkeye hizmet etsinler diye. Hükümet, Anayasa ve kanunların verdiği yetkiler içinde icraatını yapar; muhalefet de iktidarı denetler.

     Türkiye’nin en büyük sıkıntısı iktidar ve muhalefetin diyalog halinde olmaması!  Millî meselelerde, Türkiye dışa karşı tek vücut olmalı. Bu görev öncelikle iktidara düşer. Biz birbirimizle güçlüyüz. Dış politikada başka ülkelerin temsilcileri ile görüşen Hükümet, içte muhalefet partileri ile niçin iletişime geçmez? Diyalog kurulsa problemlerin çoğu kendiliğinden çözülür. Erdoğan, Joe Biden’ın millî iradeye müdahaleye kalkışması karşısındaki, “Çay içmişliğimiz var” tavrını diğer partilere karşı göstermeli.

                                                        ABD’DEN DOST OLMAZ

     İÇTE siyasiler birbiriyle kıyasıya didişirken hükümet, ABD’yi “dost” ediniyor. Onu stratejik ortak olarak görüyor; BOP Eşbaşkanlığı’nı üstleniyor. ABD, teröristler üzerinden vesayet savaşları yürütüyor. Bazı terör gruplarını “devlet” muamelesi yapıyor. ABD ile diplomatik irtibatımız olabilir. Ama dost ve müttefikliğini kabul edemeyiz.

     ABD, kendi içinde “ırk ayrımı” problemini hâlâ çözebilmiş değil. Polis, sivil halkın ölümüne yol açan zulümler yapıyor. Başlangıçta Kızılderililere, zencilere yaptığı zulümlerin yeni versiyonları sürüyor.

     Mayıs ayı sonlarında, Minnepolis şehrinde siyahî George Floyd’un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesi Amerika’yı ve dünyayı ayağa kaldırdı. Olay pek çok yerde protesto edildi.

     Yine, New Jersey eyaletinde, 3 Nisan’da polisin gözaltı sırasında şiddet uyguladığı 29 yaşındaki Stephen A. Dolceamore’un, Floyd olayında olduğu gibi “Nefes alamıyorum” feryatları arasında ölmesi kameralara yansıdı. ABD’de benzeri olaylar çok sık rastlanıyor.

     ABD, Ortadoğu ve Afrika’yı sömürüyor. Bu ülkede yaşanan şiddet olayları ABD’nin zulmünü tescillemiş durumda. ABD ile “dostluk” kurmak akıl kârı mı? Halkı Müslüman olan Türkiye, durması gereken yeri ne zaman öğrenecek? Batılı ülkelerin her fırsatta Türkiye’yi küçümsemelerinden ders almayacak mıyız?

     Komşularımız ile aramızın iyi olduğu ülke yok gibi. Eski Başbakan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu’nun, “Dış politikamız Erdoğan’ın ruh haline göre yönetiliyor” (Karar, 05.09.2020) sözüne ne diyeceksiniz?

                                                    BİZE FAYDA, BİZDEN!

      ABD’NİN Türkiye ve İslâm dünyası üzerindeki entrikaları bitmiyor. Şimdi de, Türkiye ile Yunanistan’ı savaştırıp gücümüzü kırma peşinde. AB ülkeleri işin tahrikçiliğini yapıyor. Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Fatih Aktaş ile birlikte, bir albay emeklisini ziyaret ettik. Doğu Akdeniz’de yaşananları konuşurken, “Gelişmeler ‘savaş sebebi’ sayılabilecek boyutta. Her an savaş çıkabilir” yorumunu yaptı.

      Zor bir dönemden geçiyoruz. Çok boyutlu problemlerimiz var. Millî konular birlikte kaynaşarak çözülür. Hükümet, muhalefetle diyaloga geçmekten niçin korkar? Onları bu millet seçti. Niçin problemleri “birlikte” müzakere edip çözüm yolu bulmuyorlar? Siyaset kurumu uzlaşma kültürünü esas alır. İçte birliği sağlamadan, dışta güçlü olamazsınız!

      Dış politika meydan okuyup bağırıp çağırmakla yürütülmez. Dengeleri dikkate alarak istişare ve akl-ı selimle hareket etmek zorundasınız. Ülkemizin her alanda kıskaca alınmak istendiği bir ortamda feraset devrede olmalı. 83 milyonluk bir ülke olarak “birlikte” yaşıyoruz. Sorunları “birlikte” müzakere etmeli, aynı hedeflere “birlikte” yürümeliyiz.

      Düşmanlık, kamplaşma üslûbu ülkeyi parçalar. Birleştirici, kaynaştırıcı bir kardeşlik diline ihtiyaç var. Bırakın, fikri olan konuşsun. Çözümü olan söylesin. Bize ABD, AB ve İsrail’den fayda yok. Bize fayda, yine bizden! Neyi paylaşamıyoruz?

       Gelin, bu ülkeye yazık etmeyin! Sorumluluğunuzu bilin. Bu milletin size verdiği desteğe lâyık olun! Unutmayın ki, dışa karşı bir zafer kazanmak istiyorsanız, içte birliği sağlamak zorundasınız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 09:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?