Reklamı Kapat

Yunanlılar neden kaşınıyor?

Bugünlerde hangi televizyon kanalını açsak, hangi gazetenin manşetine baksak, hangi internet haber sitesinde haberlere girsek aynı başlıklara denk geliyoruz: “Akdeniz’de sular ısınıyor… Akdeniz’de sular durulmuyor…” Sular ısınıyormuş… Bırakın ısınmayı, buharlaşsa ne olur? Halk arasında bir laf vardır: “Adam olsan cürmün kadar yer yakarsın…” Yunanistan da sürekli kaşıdığı, tırmandırdığı, arkasına AB ülkelerini alarak Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalıştığı Akdeniz meselesinde ancak ve ancak cürmü kadar yer yakabilir. Özellikle 30 Ağustos Zafer Bayramımıza denk gelen bugünlerde Yunanistan’ın tarih kitaplarına bir daha göz atmasını, ta Afyon’dan İzmir’e kadar arkasına bakmadan kaçışını ve orada denize dökülüşünü bir kez daha okumasını tavsiye ediyoruz. O tarihlerde de Batılı devletlerin gazına gelerek Anadolu’muzu işgal edip şehirlerimizi, beldelerimizi, köylerimizi yakıp yıkan, insanlarımızı vahşice katleden Yunanlılara bizim ecdadımız hak ettiği karşılığı fazlasıyla vermişti. Sayıca ve donanımca çok daha fazla güce sahip Yunan ordusu, bir avuç kahraman Mehmetçiğimizin şanlı taarruzuyla Anadolu topraklarından silip süpürülmüştü.

“Yok, bizim hafızamız geçmişe doğru fazla gitmiyor… Hatırlamıyoruz” derseniz… O zaman yakın tarihe bakın… 1974 yılında Kıbrıs Türklerine yaptığınız zulümler ayyuka çıktığında, EOKA denilen güruh insanlarımızı kurşuna dizerken, adayı kan, gözyaşı ve zulüm coğrafyasına çevirdiğinizde aldığınız dersi bir zahmet hatırlayıverin. O tarihlerde cennetmekân Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’in işbaşında olduğu hükümet de bu meseleyi önce diplomasiyle çözmeye çalışmıştı. İşleri yine yokuşa sürmüş, aynen bugünkü gibi Batılı devletlerin gölgesinde Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışmıştınız. Diplomasi kanalları da çıkmaza girmesinden sonra, Türk ordusu yine tepenize binivermişti… “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı’nda aslında adanın tamamını alacaktık. Ama müesses nizamın kurulduğu masada bulunan ve dünyaya nizamat veren muktedir güçler, elimizi tuttu da adanın diğer yarısı sizde kaldı… Siz dua edin onlara!.. Şimdi ise eski sömürgeci, geçmişinde kan, gözyaşı, vahşetten başka bir şey bulunmayan Fransa’yı arkanıza alarak efelenip duruyorsunuz…

Bak Miço… Fransa, bırak sana 8-10 tane savaş uçağı vermeyi, var olan ordusunun tüm silah ve teçhizatını gönderse bile bu milleti korkutamazsınız, sindiremezsiniz! Bu milletin damarında bulunan vatan, ezan, bayrak aşkını anlamadan karşımıza çıkmayın…  Efelenmeyin… Fransa’nın oltasına, gazına gelmeyin… Fransa’nın elbette bir kuyruk acısı var, sizi bize karşı kışkırtarak kuyruk acısını dindirmeye çalışıyor. Fransa’nın Müslüman ülkelere olan tavrını biz biliyoruz. Yok 12 milmiş… Türkiye size hiçbir şekilde pabuç bırakmaz. Ne yapacaksınız 12 mile çıkarınca kıta sahanlığınızı? Türkiye’yi Marmara Denizi’ne hapsetmeyi mi planlıyorsunuz? Neye dayanarak sahiplenmeyi planladığınız Ege Denizi’nde Türkiye gemilerini havadan uçurarak mı Akdeniz’e geçirecek? Sizde bir gram akıl yok mu? Bunu kim kabul eder? Koskoca Ege’yi sahipleneceksiniz, akıl sahibi olan Batılı ülkeler de bu acayip garaip durumu masa başında sizin lehinize tescil mi edecekler?

Bin bir dalavereyle size peşkeş çekilen, burnumuzun dibindeki Ege adalarına silah, mühimmat ve asker yığma görüntüleri düşüyor ajanslara… Siz kendi kıyılarınızdan gelinceye kadar  biz bu adaları da alır, tapularız, bunu bilesiniz!.. Türkiye’nin tarihini iyi okuyun. Çanakkale Savaşı’nda mermiye göğsünü siper eden Mehmetçiğimizi, 250 kiloluk mermiyi tek başına omuzlayan koca Seyid’i, Aziziye tabyalarında Rusları tek başına kovalayan Nene Hatun’u, kukla gibi sizi oynatan Fransızlara ilk kurşunu sıkan Maraşlı Sütçü İmamı göreceksiniz… Kaşınmayın… Ateşe körükle gitmeyin…  Tarihte aldığınız dersler yetmedi mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 03 Eylül 12:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?