Reklamı Kapat

Yeni dönemde eski Türkiye ve sosyal medya adaleti

Son dönemde sıkça dile getirilen, özellikle de devlet erkânının sıkça kullandığı ve aşina olduğumuz “yeni bir döneme girdik” ifadesi, bir klişe haline gelmiş durumda ve bu tarz söylemler hiç bitmiyor.

Bu yeni dönem, bazen dış güçler anlamında, bazen kritik süreç anlamında ve son olarak da teknoloji ve doğal kaynakların keşfi anlamında kullanılıyor.

Ancak bazı bakanların yeni dönemden anladığı şey, Sayın Cumhurbaşkanı’nın anladığı/anlattığından biraz farklı olduğu anlaşılıyor.

Mesela ülkede huzur ve güvenliği tesis etmekle görevli İçişleri Bakanı’nın üslubundaki sertlik, onun yeni dönemini gösteriyor.

MİLLETVEKİLİ-BAKAN ATIŞMASI

Geçtiğimiz günlerde basına akseden, kamu vicdanını yaralayan meşum olayla ilgili olarak her meslekte, her insan grubunda hata yapan insanlar olabilir. Hatay Milletvekili Barış Atay, muvazzaf bir askerin, tecavüz suçlamasının üstünün kapatıldığını ima ederek İçişleri Bakanı’na bir göndermede bulunmuştu.

Sayın Bakan bu göndermeyi hukuk diliyle görevinin mehabetine uygun, bir devlet adamına yakışır edayla cevaplamak yerine, suçlayıcı ve hedef gösterici bir üslupla karşıladı.

Sayın Bakan’ın, “Bir kimse hangi mesleğe sahip olursa olsun böyle bir iddiayla suçlanıyorsa mutlaka hesap sorulur” demesi beklenirdi. Oysaki o, Barış Atay’ın söylemleri ve fiziki görüntüsü üzerinden saldırıya geçerek, Atay’ın görüntüsünün tecavüzcüye benzediğini ima etti.

Maalesef bu tür söylemlerden kendine vazife çıkaran bazı partizan tipler, adı geçen milletvekilini darp ederek yaraladı ve kendince cezayı kesti.

Bu olaya ne demek lazım, nasıl değerlendirilir, bilmiyoruz. Sosyal medya üzerinden sanki mahalle kabadayısı tavrıyla ve -ispata muhtaç iddiasıyla- ülkenin girdiği yeni dönemin ne olduğunu pekâlâ anlamış bulunuyoruz.

 Toplumun yaşayacağı herhangi bir fitne durumunda yetkililerden, ancak barışı ve huzuru sağlaması beklenir. Esasen makam sahibi kişilerden olgunluk umulur. Ne var ki bizde şiddeti önlemesi gerekenlerin bizzat şiddetin kaynağı olmasına şahit oluyoruz.

 Unutulmamalıdır ki ülkenin tepe noktasındaki insanların toplumda infiale neden olacak her türlü yaklaşımları sorunludur. Sözleri belge sayılır, sadece kendisini değil kamu otoritesini bağlar, kamuoyunun tümünü ilgilendirir.

SOSYAL MEDYA ADALETİ

Bu minvalde bir bakanın söylemleri ve resmî hesabından paylaştığı ifadeler, suç duyurusu niteliğindedir. Eğer bir milletvekili hakkında söylenenler doğru ise savcıların harekete geçmesi gerekir. Aksi bir durum söz konusu ise -hilaf-i hakikat beyan varsa- bu da bir suçtur.

İşin başka yönü de aslında vakit kemiren, boş bilgiler canavarı, insanları dışlayan, ayrıştıran bir mecra olarak sosyal medya; ne acı ki adalet aranan mekanizma oldu.

Acaba bu konuda da olay, sosyal medyaya düşmemiş olsaydı bakanlık veya ilgili kurumlar devreye girer miydi?

Yeni dönemin bir yönü de “sosyal medya adaletiyle hukuk arayan ülke” olmak mı acaba? Bir infiale neden olan herhangi bir olay vuku bulduğunda sosyal medyada yankı bulması insanların bu olayın üzerinden eleştiriler dizmeleri karar mercilerini etkiliyor mu? O zaman hangi adaletten söz edeceğiz?

Herhangi bir etkiye bağlı kalmadan, meydana gelen bir olayda ilgili kişinin kimden olduğu veya ne görevde bulunduğuna bakılmaksızın; ortada bir hata, bir suç varsa hemen ilgili merciler devreye girmeli, muhakeme edilmeli hem adalet yerini bulmalı hem de kamu vicdanı rahatlatılmalıdır.

İlgili merciler gerekli tepkileri göstermediklerinde, halk doğal olarak kendi ceza ve adalet sistemini uygulamaya başlıyor ki burada hukuk devleti rafa kalkmış oluyor. Partizanlık ve ötekileştirme kaosu içerisinde her olayın bu şekilde sosyal medya üzerinden ele alınması önemli sorundur.

 Özetle, herkes görevini yapmalı ve bulunduğu konumun ağırlığının farkına varmalı! Aksi halde yeni dönem dense de eski Türkiye’yi yaşamaktan ve sosyal medyayla adalet aramaktan perişan olmaya devam ederiz.

Ne diyelim ki! Herkes görevini yapmalı ve bulunduğu konumun ağırlığının farkına varmalıdır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Fazıl - On beş gün önce tanıştığı evli bir bayanla gece kulübüne giden ve bununla 'Gurur duyan' 'mütedeyyin' bir MİLLET VEKİLİNE karşı çok ayıp etmişsiniz sayın bakan cok(!)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Eylül 07:42


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?