Reklamı Kapat

Ekran bağımlılığı üzerine-2

Dört bir yanımızı saran ekranlar aslında tamamen faydasız değil. Önemli olan hangi yaşlarda, ne amaçla, ne sürede ve nasıl kullanacağımızı iyi ayarlamamız. Aşırı kullanım herhangi bir yaş aralığı belirtmeksiniz mutlak suretle zararlıdır. “Normal kullanım dediğimiz şey nedir, hangi yaşta ne kadar kullanım normaldir?” diye sorduğumuzda karşımıza birçok araştırma sonucu çıkıyor. Bu bağlamda bazı önemli sonuçlar şu şekildedir:

Önce bir defa iki yaşına kadar çocukları bir şekilde ekranlardan uzak tutmak gerekir. Bazı araştırmalar “görüntülü görüşme dışında” diye bir not düşse bile bence görüntülü görüşme dâhil tüm ekranlardan uzak tutmak gerekmektedir. Bu yaş aralığında çocukların ihtiyacı olan şey onların başta anne babaları ve ailesidir. Bebeklikten itibaren iki yaşa kadar çocuklara sarılmalı, öpmeli, kucaklamalı, gözlerinin içine bakarak konuşmalı, onlara kitap okumalı, Kur’an dinletmelidir.

İki yaşa kadar tüm ekranlardan uzak tutmak derken bu durum iki yaştan itibaren hemen ekranlarla tanıştırmak anlamına gelmemelidir. Çocuklar ekranlarla ne kadar geç tanışırsa o kadar iyidir. Ekranlardaki renkli, canlı, sözlü içeriklerden uzak durmak beynin daha fazla çalışması, hayal gücünün daha özgür bir ortamda gelişmesi anlamına gelmektedir. Hazır kalıp görüntüler hangi kaliteye ulaşırsa ulaşsın hiçbiri insanın hayal gücünün yanına bile yaklaşamaz. İşte bu gücü daha zinde tutmak için ekranlardan uzak durmak önemli bir meseledir. Çocuklarımıza üç yaşından itibaren sadece nitelikli içerik olmak üzere en fazla bir saat ekran karşısında kalma imkânı vermeliyiz. Nitelikli içerikten kastımız o yaş grubuna uygun uygulamalar, çizgi filmler, öğretici anlatımlardır. Bunu anlamak için ise önce anne babaların içeriği izlemesi ya da güvenli birilerinden tavsiye alması önemlidir. Anne-babaların izlemediği, tavsiye olarak almadığı içerikleri çocuklarımıza kesinlikle izletmemeliyiz.

Günlük bir saat ekran karşısında kalabilme kuralını ilkokul çağına kadar devam ettirdikten sonra çocuklarımızın ilkokul ekran sürelerini hafta sonları günlük birer saat olarak güncellemekte fayda var. Çok zor diye düşünmeyin siz kararlı olursanız ve çocuklarınıza bu kararlılığınızı gösterirseniz kısa zaman içerisinde ayak uydurduklarını göreceksiniz. İlkokul çağlarından itibaren daha dikkatli olmak lazım çünkü artık çocuklarınız bireysel hareket etmeye başlamış demektir. Ortada bıraktığınız telefonu izinsiz almasına asla müsaade etmemelisiniz. Çocuklarımız izin almadan anne ve babanın özel eşyalarını kullanmamayı öğrenmeli. En güzel uygulamalardan birisi ekranların karşısına çocuklarla birlikte geçmektir. Yani birlikte film izlemek, birlikte oyun oynamak gibi. Mesela bu anlamda playstation gibi birlikte oynanan oyunlar çocuğunuzun odasına kapanıp akıllı telefon, tablet ya da laptopla oynamasından çok daha masumdur. Bu bağlamda çocukların lise bitene kadar kendilerine ait akıllı telefon, tablet, laptop ya da masa üstü bilgisayarlarının olmaması gerekmektedir.

Belli saatlerde, özellikle misafir geldiğinde, sabah kahvaltısında ya da akşam yemeği yerken tüm ekranları kapatmalı ailecek konuşarak, muhabbet ortamının keyfi çıkarılmalıdır. Bunların yanında fiziksel aktivite içeren oyunlar, birlikte bulaşık makinesi yerleştirme, bahçe sulama, çamaşırları asma, çay içme, kitap okuma saati gibi özel zamanlar da ayarlanmalıdır. Son olarak gece yatma, sabah uyanma saatleri belirlenmelidir. Özellikle çocuklarda günlük en az sekiz saat uyku önemli bir ihtiyaçtır. Uyku için en ideal zaman gece 11 ile sabah 7 arasıdır.

Bütün bu detaylar titizlikle takip edilmedikten sonra ekran bağımlılığının önüne geçmek çok da mümkün gözükmemektedir. Çocuk yetiştirmenin zor olduğu dönemlerde olabiliriz, çocuklarımızın etrafında fazlasıyla olumsuz uyaran olabilir, şartlarımız zor olabilir ama hiçbir olumsuzluk çocuklarımız için yapacağımız fedakârlıklardan daha güçlü değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?