Reklamı Kapat

Değişim ve ilkeler

İnsan aynı arzda yaşamasına rağmen bundan yüzyıl önceki dünya ile bugünkü dünyanın aynı olmadığını görüyoruz. Dünya ve üzerindekiler hiçbir şekilde aynı kalmıyor. Biz buna değişimin zarureti diyebiliriz. Hiçbir sosyolojik içeriği aslı halinde muhafaza edemiyoruz. Tarihi yapıtlar yıpranır, metinler tahrif edilir, mekânlar farklılaşır, insanların bilinçsel düzeyi yükselir ya da düşer. Ama bir şekilde değişim hayatımızın kaçınılmazıdır. İnsanın müdahil olduğu her alan değişimden bir şekilde payını alıyor. Bunun için değişimi doğru bir zeminde değerlendirmenin zamanı gerçek manada anlamak açısından önemi büyüktür.

Değişimin hangi istikamet üzerinde yürüdüğüne dair yapacağımız değerlendirme bizi bu konuda daha sağlıklı sonuçlara götürebilir. Çünkü tarih yukarıya doğru ilerleyen düz bir çizgiden ibaret değildir. İnsanlık tarihi yükselmeler ve düşüşlerle ilerleyen bir süreci ifade eder. Bundan dolayı değişim okunun yöneldiği taraf bizim açımızdan son derece önemlidir.

Neyi değiştiriyoruz ya da neyi muhafaza ediyoruz? Bu sorunun cevapları bizim değişimle olan ilişkimizin kıvamını verecektir.

İnsanca yaşayabilmemiz için egemen kılmamız gereken hayatın bazı temel ilkeleri vardır. Aslında bunlar toplumsal yaşamın olmazsa olmazlarıdır. Bu temel ilkeler toplumsal yaşamın temel direkleridir. Her insanın aklıselim düşündüğünde ulaşacağı bu ilkeleri bizim kendi müktesebatımızda da rahatlıkla görebiliyoruz. Âlimlerimiz İslam’ın adına makasıt-ı şeria veya makasıt-ı hamse denen beş temel ilkesinden bahsetmişlerdir. Bu ilkeye göre İslam dini, canı, malı, aklı ve nesli korumayı amaç edinmiştir. Çünkü toplumsal ahengin sürekliliği bu beş unsurun korunarak devam etmesi ile mümkündür. Bu koruma mecburiyeti tüm insanlar için gereklidir.

İşte bu temel ilkelerin muhafazasını sağlayan ve olgunlaşmasına katkı sunan değişimler insanlık için bir imkândır. Ama bu temel ilkeleri yok etmeye götüren, hırpalayan ve göz ardı eden değişimler insanlık için ifsattan başka bir sonucu doğurmaz. Değişime dair yaklaşımımızın bu ilkeler üzerinden yürümesi sağlıklı olanıdır.

Eğer bir değişim insanın hayatına zarar veriyor, vicdani muhasebesine müdahale ediyor, düşüncesine ket vuruyor, serveti küçük bir azınlığın insafına terk ediyor, aile kurumunu dağıtıyor, gençliği geleceğe umut olarak taşıyamıyorsa insanlık için ifsat demektir. Buna karşın değişim insanları vicdanlarına çağırıyorsa, düşünmenin önünü açıyorsa, adil paylaşımı sağlamaya çalışıyorsa, bozulan sosyal dokuyu yeniden inşa etmeye gayret ediyorsa insanlığın mutluluk ve saadeti için bir imkân olarak durmaktadır.

Tam bu noktada bizim değişime karşı nasıl bir duruş gösterdiğimiz önemlidir. Değişimin öznesi mi oluyoruz yoksa nesnesi mi? Temel ilkelerin hâkimiyetinde bir değişimi arzuluyorsak özne olmaktan başka bir şansımız yoktur. Değişime maruz kalmamak için değişimin istikametini bizim tayin etmemiz gerekiyor. Bunun için de değişim gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Değişime kapıları kapattığımız an değişimi tayin edenlerin ilkelerine tabi olmamız kaçınılmaz olur. Günümüz Müslümanların en büyük çıkmazı burada yatıyor. Değişimi kendi kodlarıyla okuyamadıkları için müktesebatlarına dair teoriyi öğrenip başkalarının yönettiği pratiği yaşıyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ağustos 08:30


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?