Reklamı Kapat

Doğalgaz hakkımız Karadeniz’den çıkarırız

“Türkiye’nin yer üstü, yer altı ve sular altı kaynaklarından alacağımız verimle yatırımlar yapacağız!”

Radyoda seçim konuşmaları yapan siyasilerin iki şıklı ünlediği propaganda cümlesini ilk defa böyle üç şıklı duyduğumuzda gülümsemiş ve en yeni parti başkanı tecrübesizliğine vermiştik.

1973 seçimlerine katılan Millet Partisi genel başkanı emekli orgeneral Cemal Tural’dı, diğer siyasetçilerin “yer altı ve yer üstü” dediği kaynaklara bir de “Sular altı”nı ekleyen.

“Karadeniz’de gaz bulduk” müjdesinin sevinci yayılırken, merhum Cemal Tural’ın “sular altı kaynağı” tanımını anlayabildiğimiz günleri yaşıyorduk milletçe.

1970’li yıllarda bilhassa Ecevit hükümeti zamanında TRT’nin radyo ve televizyonunda sık sık haberi yapılan “Hora” gemimizin Ege’de petrol araması her ne kadar, Kıbrıs harekatından sonra Ege’de petrol aramaya çıkan Yunanistan’a bir misilleme gibi görünse de ondan da beklemiştik bir müjdeyi.

Zira o yıllar benzin, mazot ve tüpgaz sıkıntılarının yaşandığı ülkemizde, “kuyruklu günler” olarak hatırlanır hep.

Başarısız bir CHP hükümetinden sonra kurulan 2. MC’nin İçişleri Bakanı’nın bir demeci, bugün bilgilendirmeye çalıştığımız doğalgaz misali petrol sıkıntımızın boyutlarını gözler önüne sermişti.

“Nasıl oluyor da MC kurulunca benzin istasyonlarındaki kuyruklar kayboluyor?” veznindeki bir soruya o politikacının ki adı K.Özal’dı, verdiği cevap daha çok soru oluşturmuştu gençlik kafamızda.

“Akdeniz’de petrol satan korsan tankerler var. Onlarla temasa geçerek ihtiyacımızı karşıladık!”

Daha çok soru dediklerimizden bazıları şunlardı: Neden bir önceki hükümetin bir bakanı akıl etmedi o korsanlardan alış-veriş etmeyi? Bilmiyorlarsa, niçin bilmiyorlardı. Yağmur yağdığında telefonların çalışmadığı o Türkiye günlerinde kimle, nerede ve nasıl temas sağlanmıştı da Akdeniz tankerlerinden petrol almıştık?

Milli Görüş partilerinin ikincisi ve Kıbrıs Zaferinde başroldeki Milli Selamet Partisi’ni “Mim Sin Harekatı” adlı bir kitabında anlatan Mustafa Özdamar’a, “Kadeniz’de gaz bulmak” üstüne sorduğum soruyu da önemsiyorum: Rahmetli Erbakan Hoca’nın petrol ve doğalgaz aramak üstüne bir nutkunu hatırlıyor musun?

Bu soruyu, iktidar oldukları 18 yılın hiçbir seçiminde ittifakçıları partinin sözcüleri dahil, denizlerimizde doğalgaz ve petrol aramaları yapacağız ve ümit ediyoruz ki bulacağız gibi bir vaadleri olmayanların, sevinmemekte suçladıkları insanlarımıza, içinden çıkıp geldiğimiz partinin liderinin de böyle bir hayali vardı gibi bir hatırlatmada bulunmamalarının desteğinde sormuştum.

İktidar partisi mensuplarının ve onlardan ayrılıp yeni partiler kurmak peşindeki “yeni gelin”lerin aksine kalemşorları bekliyorlarmış, mesela Fatih sondaj gemimizin Karadeniz’de 320 milyar metreküplük doğalgaz bulmasını... Kendilerinden başkasının sevinmesine ambargo koydular peşin, peşin.

Çatır çatır çatladıklarını görmüşler hemen, renkleri kendileri gibi beyaz olmayanların...

Millet aç, aç dediklerini ve doğalgaz yenmez içilmez, ne işimize yarayacak diye sorduklarını da duymuşlar obezlerimizden.

Neden benzin bulmadınız sorusunun yanında köprü geçiş ücretlerine hâlâ yansımadı ama, makaleleri de okumuşlar gazetelerde.

Karadeniz’de doğalgaz bulmak bir erken seçim yatırımıymış, diyenleri tesbit etme çalışmalarına suyun öte yakasından sekiz ay önceki günlerde yardım almış olabileceklerine neden inandığımızı da söyleyelim. Tasniflerine baktık.

Takıntılı psikopat, düz faşist, dümdüz ahmak...

Birimizin dünyaya bedel olduğu eğitiminden geçmiş iktidar katiplerinin kendi milletlerinin, kendileri gibi düşünmeyen fertlerini, bireylerini böyle suçlaması, hiç gündemden düşmeyen bakanımız sayın Albayrak’ı da aşka getirir icabında.

“Battık, bittik lobisi yine üzülecek” twitini paylaşmış günün gereği olarak.

Ortak çıkarları olan grupların temsilcilerinin topluluğu manasına gelen lobi kelimesini turfanda tanım olarak günlük siyasetimize kazandıran Maliye Bakanımız sayın Albayrak’a şöyle bir soru sorsak, yerinde mi acep, ölü ve mezar, pardon yerinde mi olur?

Battık, bittik lobisi nerededir? Kimlerdir, hedefleri nedir? Birlik ve beraberliğe muhtaçlığımızın yoksa sonuna mı geldik?

AKP katiplerinin ve Maliye Bakanımız Sayın Albayrak’ın dediklerinin paralelini kayda geçirmekle görevli ve alfabemizin ilk harfiyle adı başlayan bir haber kanalınının, “Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’de 320 milyar metreküplük doğalgaz bulması” müjdesinin üstünden 60 saat geçmeden 60 ülke ile antlaşma yapıldığını duyurarak ümidimizi birkaç katlamasına da sayın başkan Karamollaoğlu’nun dediği gibi “elbette” sevineceğiz.

27 Ağustos 2020 tarihli Millî Gazete’mizin sitesinde, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Balgat Eğitim Merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında söyledikleri aynen paylaşılmış.

“Karadeniz’de bir gaz bulduk. Karadeniz’de bulunan gaz bütün problemlerimizi çözecek kanaatine getirmeye çalışıyorlar. İnşallah öyle olur. Bizim bir kaynağı bulmuş olmaktan dolayı elbette sevinmemiz gerekir. Ancak o kaynağı bulmak marifet değil. Önemli olan bu kaynağı millet hizmetine sunabilmektir.”

İşte bu konuşmasını Sayın Karamollaoğlu Başkan’ın, bahis mevzuu ettiğimiz ünlü haber kanalının mensupları bakınız nasıl anlamışlar, yahut kendi konuştukları Türkçe’ye nasıl tercüme etmişler.

Hızlı tren, köprüler, otoyollar, hastaneler yapılamaz diyordu, doğalgaz bulmanın marifet olmadığını söyledi. Bu bir şey değil dedi. Türkiye tarihinde ilk olan bu buluş, Karamollaoğlu’nu mutlu edemedi. Lakin tepkiler çığ gibi büyüdü. Avrupa ve ABD tutuştu, Türkiye karşısında buluştu. Tek dişli medeniyet dağıldı. Batı şokta. Dünya sallandı. Kuyuya inenler, Biden’in kayığına binenler, Joe’ye kanka olanlar.

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 7 ay sonra tekrar gündem yapılan ve adını andığımız meşhur haber kanalının hiç hazzetmediği Amerikalı hakkında “Oturup konuşmuşluğumuz, çay içmişliğimiz var ya...” anlatımında bulunmasını “elbette” kimseye hatırlatma gayretinde olmayacağız.

Çünkü biz, sayın Cumhurbaşkanı’mızın şehir meydanlarına kurulmuş çadırlarda patates, soğan satışları yapılırken, marketlere, icabında deterjan da satarız çıkışıyla ayar verdiği günlerden, Fatih gemimizin Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulduğu müjdesini verdiği günlerine ermekten elbette çok mutlu olan insanlarız.

Fatih gemimiz konuşulurken, Venezuella’nın peynir gemisini yola çıkaranlara bir cümle söylemişti bilge başkanımız sayın Karamollaoğlu. Onu hatırlatarak bitirelim yazımızı.

“Allah akıl fikir versin!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Salih - Abi ince ince dokundurmuşsun yine. Allah razı olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 20:30
02

Saffetsener@hotmail.co - Teşekkürler emeğine sağlık.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 13:04
01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 10:57


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?