Reklamı Kapat

Doğu Akdeniz’de neler oluyor?

Bismillâhirrahmânirrahîm;

KKTC, Doğu Akdeniz sınırında! Buradaki petrol ve yüksek dozajdaki doğalgaz rezervleri Batılı ülkelerin iştahını kabartıyor. Rumlar, baştan beri soydaşlarımızın Kıbrıs’taki varlığından rahatsızlar. KKTC’ye ait de olsa, Kıbrıs’taki zenginlik kaynaklarını soydaşlarımızın kullanmasını istemiyorlar. Yunanistan, amaçları uğruna Batılı ülkelerle ittifaklar kuruyor; KKTC üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor.

Gerçekte, Barış Harekâtı’yla Kıbrıs insanının hakları güvence altına alındı. Kurulan KKTC ile de, dünyada müstakil devlet olarak temsil edilme noktasına geldi. Türkiye; gerek Kıbrıs’ta “garantör devlet” oluşu, gerekse “Barış Harekâtı” ile elde ettiği haklar sebebiyle önemli bir hak ve yaptırıma sahiptir. Fakat Rumlar, 1791’den beri “Megalo İdea - Büyük Yunanistan” amacı güdüyor; Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı için çalışıyorlar.

Siyonistler, Kıbrıs’ın “Arz-ı Mev’ûd” toprakları içinde olduğu inancındalar. İsrail, kendisini Yunanistan’a daha yakın gördüğü için Kıbrıs’ta Rumları destekliyor. İngiltere, Fransa, Mısır Rumların yanında! Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile Yunanistan arasında “arabuluculuk” görevini üstlenirken; onun Savunma Bakanı, Türkiye’yi “gerilimi artırmakla” suçlayarak Rumları destekliyor.

Yunanistan’ın etrafında, Rumları destekleyen büyük bir şer ittifakı oluşması sebebiyle, Kıbrıs tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşıyor. Hükümet, Kıbrıs’taki haklılığımızı dünya kamuoyuna duyurabilmek için “ciddi bir proje” ile ortaya çıkmak zorunda. Bu iş için, en haklı ve millî davamızda tüm renkleriyle Türkiye’nin bütün kesimlerinin desteğini almasına ihtiyaç var.

ŞER İTTİFAKI SAHNEDE

KIBRIS’TA, ortak menfaatler üzerinden bir Haçlı-Siyonist İttifakı oluştu. Bu atmosferden yararlanmak isteyen Yunanistan gemi azıya almış durumda. Bölge haritasını değiştirmeye çalışıyor. Hızla silâhlanıyor. Batılı ülkelerden cesaret alarak, “İyon Denizi’ndeki kıta sahanlığını 12 mile çıkarmak için hazırlık yapıyoruz” (27.08.2020) diyerek, “savaş sebebi” sayılabilecek sözler ediyor.

Çözümsüzlüğün asıl sebebi, Türkiye’nin olması gereken yerde duramayışı. AB bütün gücüyle GKRY’yi destekliyor. Yine AB, Ekim’de yapılacak KKTC’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini, Türkiye’ye rest çeken KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın kazanması için çalışıyor. En son, 25.08.2020’de  “KKTC ile ilişkileri geliştirmek için(!)” 31.6 milyon Euro yardım yapma kararı aldı. İlâve olarak AB vatandaşlığı ve serbest dolaşım hakkı vaat ediyor. Kıbrıs AB’nin yanında; Türkiye de öyle!

Ne olacak şimdi! Türkiye AB ekseninde bulunduğu sürece etkili adımlar atamıyor. Söyledikleri “kuru söz”den ibaret kalıyor. ABD de Yunanistan’ın yanında. Türkiye, ABD’nin ulusal hedefi olan BOP Eşbaşkanlığı görevini yürüttüğü için, ABD’nin hoşuna gitmeyen doğru adımları atamıyor. Sonuçta, “Bedel ödetiriz” türünden sözlerle gerçekleri hamasetle örtmeye çalışıyor.

Yunanistan yalnız değil ki! ABD, AB ve İsrail’in desteğinden cesaret alıyor. Rumlar Kıbrıs’ta toprak tavizini, Türkiye’nin garantörlüğü ile asker bulundurmasının sona erdirilmesini arzuluyor. Kıbrıs’ta dilediği gibi at oynatmak istiyor. Akıncı’nın Rumların işine gelen icraatları onları cesaretlendiriyor.

EN HAKLI DAVAMIZ

KIBRIS bize Osmanlı’nın emaneti... Kıbrıs EVKAF Genel Müdürü İbrahim Benter, 22.08.2020’de, “Kıbrıs’taki arazilerin yüzde 30’unun Osmanlı mirası olduğunu” anlattı. “Maraş bölgesi”nde bu oran yüzde 100. Osmanlı, Kıbrıs’ta 2200 vakıf kurmuş: “Lala Mustafa Paşa, Kıbrıs’ı fethettikten sonra, o bölgedeki arazileri parasıyla satın alarak vakfetmiştir.”

İlginç değil mi? Batılıların Kıbrıs’ı bırakmak istemeyişleri sebepsiz değil. ABD ve AB’nin yanında durarak Kıbrıs ve Doğu Akdeniz sorunu çözülmüyor. Çünkü amaçlar farklı. Kıbrıs’ın kanayan yaramız olarak sürmesi bu sebepten!

2004’te, ABD’nin emriyle, BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan Kıbrıs’la ilgili sözde bir “Barış Planı” hazırladı. Plan, Kıbrıs’ı yeniden iki toplumlu federe devlete dönüştürmeyi, KKTC’yi sona erdirmeyi, Türkleri azınlık durumuna getirmeyi amaçlıyordu. İş, 1974 öncesine dönecekti. Türkiye hükümeti Annan Planı’nı destekledi. Rumlar tavizleri yeterli bulmadıkları için “hayır” demişlerdi de Kıbrıs’taki tehlikeden kurtulmuştuk.

Türkiye en haklı davasında doğru kararlar vermek zorunda. Görüyorsunuz, Haçlılar Kıbrıs konusunda Yunanistan öncülüğünde “tek güç” oldular. Türkiye, hep yalnız kalacak, itilip kakılacak mı? Dost dediklerimiz en haklı davamızı destekliyorlar mı? Durum, dün böyleydi; bugün de öyle!

Ne zaman aynı inancı taşıdığımız ülkeleri uyaracak da, onlarla güç birliği yapma noktasına ulaşacağız? AB ülkelerinin hepsi Hıristiyan! Ne işimiz var onların yanında? Erbakan, 8 İslâm ülkesiyle D-8’lerin kurulmasına öncülük etti. “İslâm Birliği”ni kurmaktan başka çaremiz görülmüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 11:08
01

Ömer - İslam ülkelerinin bir çoğunda kukla idareciler var . Bunlar temizlennedikce bir sonuç çıkmaz . İslam Birliği hayal olur . İran Suriye Suudiler Arap emirlikleri ırak hele mısır kendi aleyhine bile yunanla anlaşıyor . Gerçekçi olunmalı nasıl birlik olunacak . Hep Türkiye suçlu hırsızin Batı'nın ABD nın rusyanin hiç suçu yok sanki . Bakın batı nasil birleşiyor. Ya biz yazık gerçekten yazık gidip İsrail'in kucağına oturdular . Nasıl olacak İslam Birliği .keşke olsa.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 06:57


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?