Gelenekçi-Yenilikçi ayrışmasında medyanın tarafı-II

Gelenekçi-Yenilikçi ayrışmasında Hürriyet, Milliyet, Radikal, Cumhuriyet, Zaman, Yeni Şafak ve Akit (Vakit) gibi gazeteler ile bu gazetelerdeki yazarların Yenilikçileri desteklemesi, Türkiye siyasetinde dengeleri değiştirmiştir. Bu elbette basının tek başına başarısı değildi. Türkiye’deki desteğin yanı sıra yurtdışındaki desteklerle Erbakan Hoca ve Gelenekçiler bertaraf edilmiş, Yenilikçilerin önü açılmıştır. Gerek içeride gerekse dışarıda Gelenekçilerin radikal İslâmcı, Batı’ya kapalı ve anti demokratik; Yenilikçilerin ise demokrat, laik ve Batıcı-ilerlemeci yönü vurgulanarak algı oluşturulmuştur.

Hürriyet gazetesi yazarı Oktay Ekşi, “Gerçi -geçen gün de yazdığımız gibi- biz Gül dâhil bazı FP’lilerin demokratik sistemi benimsediklerine inanıyoruz. O nedenle bu ekibin kazanması halinde demokratik ve laik sistemle Milli Nizam Partisi’nden beri sürüp gelen anlayış arasındaki çelişkinin giderilmesi olanağı doğabilir diye düşünüyoruz. Böyle bir gelişme Fazilet Partisi’ni Batı demokrasilerinin Hıristiyan Demokratları gibi, sistemin önemli bir unsuru haline getirebilir…” demektedir.

Hürriyet yazarı Muharrem Sarıkaya, Cemil Çiçek’i referans göstererek, “Eğer Erbakan Hoca siyasete dönecekse, siyasetten tamamen yasaklı duruma geleceği 312’nci maddeden açılmış olan davayı da dikkate alarak hareket etmesi lazım. Devletin gözüne parmak sokarak bir yere varılamaz. FP’de son bir hafta içinde yaşananlara bakıldığında, Çiçek’in bu sözlerinin anlamı da ortaya çıkıyor…” demek suretiyle Cemil Çiçek’in Erbakan Hocanın siyaset yasağının kaldırılmasından korkusunu ve bunu istemediğini aktarmakta, kendisi de bir nevi bu görüşe katıldığını açıklamaktadır.

Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever, değişimden bahsettiği yazısında şöyle diyordu: “14 Mayıs tarihi sadece ilk merkez-sağ parti olarak Demokrat Parti’nin kuruluş yıldönümü değil, yeni bir toparlayıcı merkez-sağ partinin doğum günü olabilir. Merak etmeyin, tarih tekerrür etmez. Değişim esastır! Biz çeşmeye baktığımız zaman, akan suyu topyekûn aynı su zannederiz ama akan her damla bir başka yeni damladır…”

Hürriyet yazarı Yalçın Bayer ise mahut “Erbakan Hoca vesayeti” söylemini tekrar ederek şunları söylemektedir: “14 Mayıs çok partili sisteme geçiş tarihi... Türkiye’de demokrasinin başlangıcı kabul ediliyor bazı çevrelerde. Ama FP’de serbestlik, özgürlük, demokratlık yok, kulluk var. İpler birinin elinde. Gençlere kapı aralanmıyor. ‘Gelenekçilerin, Gül’e karşı mesajları açık: ‘Aman birlik ve beraberliğimiz bozulmasın. Ey oğul, sabretmesini bil!’ Heyecan var mı? Tribünlerdeki ‘Yenilikçiler’ açısından evet...”.

Sabah gazetesi yazarı Güngör Mengi, “Yarın yapılacak Fazilet kongresini, içinde barındırdığı çağdaş değişim özlemlerinden ötürü önceden kutlamayı arzu ederdik. Ama şimdi, günahkârları için, ‘Allah ıslah etsin’, memleketimiz için de, ‘Allah bunlara fırsat vermesin’ diye dua etmekten başka bir şey yapamıyoruz!..” demek suretiyle Yenilikçileri “çağdaş” olarak nitelemekteydi.

Sabah yazarı ve eski ANAP milletvekili ve bakan Yılmaz Karakoyunlu, açıkça Yenilikçileri destekleyerek şöyle diyordu: “Gül, kendindeki niteliklere aşırı inandırılmıştır. Ya da havası öyledir. Bu nedenle göz ucuyla bakar; dudak ucuyla konuşur. Kutan ise, bayram şekeri gibi konuşur ve gözlerinin içi güler. Ama bilerek, isteyerek haksızlığa uğratılan ve tertiplerle yolu kesilen Gül’dür... Yarın çarpışacak olanlar büyük burun ile güler yüz değildir. Her şey Fazilet delegelerinin vicdan ve sağduyusuna kalmıştır. Fazilet’in vicdanı, haksızlığa uğratılan Gül ile destekli gösterilen Kutan arasında hüküm verecektir. Fazilet’in sağduyusu, demokrasiden yana olanlarla olmayanları ayıracak olgunluğun sınavından geçecektir…”

Radikal gazetesi yazarı İsmet Berkan, Gelenekçileri itaat kültürü temsilcisi, Yenilikçileri ise demokrasi mücadelesi veren grup olarak tanımlıyordu: “Fazilet’te yaşanan mücadele, demokrasiye karşı itaat kültürü mücadelesi. Eğer bu partide itaat kültürü, yani Erbakan hâkimiyeti bir kez daha kazanırsa, bu partinin geçmişte yaşanan hiçbir şeyden kendine yararlı dersler çıkartamadığı da anlaşılmış olacak. Yenilikçiler her fırsatta yalanlayıp inkâr ediyorlar ama böyle sert şartlarda geçen bir kongre sonrası onlar istese bile Gelenekçiler onları partide tutmayacaktır…”

(Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?