Reklamı Kapat

Beşiktaş’ı İzlerken!

Beşiktaş’ı izliyorum gözlerim kapalı. Gerçekten maçı izlerken uykum geldi. Bu kadar kötü bir Beşiktaş izlememiştim. Bazen diyorum ki boşa yazıyoruz herhalde. Uyarılarımız oluyor, eleştirilerimiz oluyor bilemiyorum okunuyor mu? Üzülüyorum, sıkılıyorum, kızıyorum ve hani maçın kritiğini yazmayacak olsam uzatacağım ayaklarımı yan gelip yatıp uyuyacağım.

Tek maç oynuyorsunuz ve maç yarım saatte bitiyor. Acemi hareketler, önündeki adamı geçmeyen ortalar ve düz vuruşlar, anlam vermediğim sistemler, Amerika’yı yeniden keşfetmeler gibi bilinen başarılı sistemden vazgeçip yeni icat teknikler… Ya bırakın bu işleri kardeşim. İnsanların sabrını ve beynini zorlamayın. Yok 3-5-2 yok 4-4-2 yok 4-3-2-1 vs… Geçin bunları… Total futbolda bunların bir önemi yok. Defans da yapacaksın, hücuma da katılacaksın. Kafa da vuracaksın, iyi şut da çekeceksin. Bu meziyetlerin yok ise ya da ben sağ bek oynayamam, forvet veya kanat adamı değilim gibi konuşmalar yorumlar yapılırsa sen nasıl bir profesyonelsin arkadaş! Beşiktaş bir mahalle, bir semt, bir kasaba veya bir köy takımı değildir. Maç başına garanti paranı, aylık maaşını, primini, transfer ücretini ve taksitlerini alıyorsan işini de yapacaksın. Bu takımlar asırlık takımlardır, hedefleri olan takımlardır. Buraları mazeret yeri değildir. Beşiktaş A Takımı tecrübe kazanılacak, dur bakalım şu sistem uyacak mı diye denemeler yapılacak bir yer değildir.

Paok’un hafife alınacak bir takım olmadığını, tek maçlı oyunlarda bu tarz oyunu tercih edenlerin avantajlı olduğunu belirtmiştim. Paok’un son yıllarda Olimpiakos ve Panathinaikos’un havalarını da söndürdüğünün dikkate alınması gerektiğini de vurgulamıştım. Eeee sonuç, elendik.

Eğer Avrupa’da bir ekolümüz olmasını istiyor isek bu tip maçlardan zaferle ayrılacaksın. Ülke puanı için rakip ülkelerin takımlarına puan kaptırmayacaksın. Beşiktaş daha düne kadar Sergen Yalçın ile birlikte yükselişe geçen bir takım hüviyeti kazanmıştı. Ne oldu? Ne değişti? Haaa oyuncular gitti, yeni ve daha formda isimler geldi. Hazır değildi. Erken ön elemelere başladı. Geçtiğimiz sezon Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor, hadi Galatasaray’ı biraz dışarıda tutalım as kadro ile mücadele edip grup maçlarında puanlar alsa imişler Beşiktaş erken ön eleme oynamazmış ve tam hazır olurmuş. Muş mış miş…

Sevilla ve Bayern Münih. İki şampiyon takım. Ve bu kazandıkları kupaları da defalarca müzesine götürmüşler. Bakıyorsunuz, oyun stillerine ve futbolcuların performanslarına hep aynı istikrarda gitmiş. Topla oynama yüzdeleri ve pas yapma adetleri zaman zaman rakiplerinden daha düşük olsa da doğru pas ve kaleye isabet yüzdesi yüksek şutlarıyla maçları lehine çevirdi.

Yani Beşiktaş bahane üretme yeri değildir. Örnekler ve yapılacak işler ortadır. Covid-19 salgını günlerinde seyircisiz oynanıyorsa takımı ona göre oluşturacaksın. Eğer teknik ve taktik değişiklik yapılacak ise bunu iyi etüt edeceksin. Ki Beşiktaş bu günlerin en iyi takımıydı. Bu yüzden hiç hesapta yok iken 3. oldu Trabzonspor’un cezası nedeniyle Şampiyonlar Ligi planları yapmaya başladı.

Fakat izlediğimiz kadarıyla Beşiktaş hocası dâhil Şampiyonlar Ligi hesabı yapmamıştı. Doğru futbolu Paok oynadı. Beşiktaş yıldız isimlerine çok güvendi fakat bu isimler de çok acemi işler yaptı. İlk 30 dakika Ersin ile olmaz diyenler, penaltı kurtarışı ve Larin’in golüyle “hadi bakalım bunlar sezon başlangıçları için kırılma noktaları olsun” diye fikir değiştirdiler. Değişmeyen ise maçtaki sonuçtu.

Beşiktaş yoluna UEFA Ligi’nde devam edecek. Bu kadar etkisiz bir Beşiktaş’ı izleyince kendi kendime acaba dedim Beşiktaş teknik heyeti ile yönetim Şampiyonlar Ligi zor biz ancak UEFA’da bir şeyler yapabiliriz diye mi konuştular dedim. Dedim dedi yani!

Fakat bu kafa yapısı ve bu performans ile Beşiktaş’ın Avrupa macerası da çok parlak görünmüyor.

Türk futbolu kötü sinyaller veriyor. Bu TFF, Türk futbolunu elinden tutup bu konumundan yukarı doğru çıkaramaz. Buraya yazıyorum!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Can Dere - Hocam, kendimizi kandırmayalım ortada Türk futbolu diye bir şey YOK! Ve zaten hiç OLMADI.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ağustos 11:52


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?