Reklamı Kapat

Kim bu Alan Makovsky? (1)

Epeydir yazmayı planlıyordum; kim bu Alan Makovsky, sahi!

Allah rahmet eylesin, Erbakan Hoca, 28 Şubat'ın ABD'li düşünce kuruluşu American İnsitute'nin Ortadoğu Uzmanı Alan Makovsky'nin hazırladığı Türkiye raporlarıyla ülke dışında planladığını, Türkiye'de 28 Şubat'ı gerçekleştirenlerin bunun farkında bile olmadığını anlatırdı, hep.

28 Şubat’ın, Alan Makovsky'nin, REFAH-YOL hükümetini hedef alan raporlarıyla başladığını vurgular, bu sürecin "Makovsky'nin raporları doğrultusunda Türkiye dışında ağırlıkla Siyonist çevrelerce planlandığını" ifade ederdi.

28 Şubat'ı destekleyen Türkiye içindeki işbirlikçi gücü "rantiye" olarak tanımlamıştı, Erbakan Hocamız.

Erbakan Hoca, Makovsky'nin 28 Şubat'a temel oluşturan raporlarında, "Bir müdahale olmaması durumunda RP'nin ilk genel seçimlerde yüzde 45'le tek başına iktidara geleceği, 2005 yılında yapılacak seçimlerde de yüzde 68'le Anayasa’yı değiştirecek çoğunlukla gelip İslam devleti kuracağı" tespitlerinin yer aldığını, 28 Şubat'ın bu cümleler doğrultusunda yaşandığının da altını çiziyordu.

28 Şubat için, "Türkiye'nin ayağına takılan çelme" derken, 28 Şubat sürecinde gerginlik ve kriz çıkarılmadan önce Refah-Yol’un attığı adımlarla reel faizlerin düşmeye başladığını açıklamıştı, Erbakan Hoca. Denk bütçe yapıldığını da anlatarak, tamir ettikleri ekonominin 28 Şubat'la yeniden bozulmasıyla Türkiye'nin geçen 10 yıldaki kaybının 200 milyar dolar olduğunu ifade etmişti.

Erbakan Hoca tüm bu görüşlerini serdederken takvimler 2007’yi gösteriyordu…

***

Peki, kimdi bu Alan Makovsky ve Erbakan Hoca’nın da değindiği o meşum raporlarında neler vardı?

Sağ olsun, Erbakan Hocamızın yıllarca en yakınında olan ve hizmetinde bulunan İbrahim Titiz ağabey bu raporları bana yolladı. Birkaç yazımda bu raporların en çarpıcı yanlarını inşallah sizlerle de paylaşmak istiyorum.

***

Alan Makovsky, Yakın Doğu Politikası Washington Enstitüsü kıdemli üyesiydi…

Yıl; 1996…Aylardan Haziran… Fırtınalı aylar… Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin kurduğu ANA-YOL Hükümeti’nin sallantıda olduğu kritik dönemler…

Alan Makovsky tam de bu kritik dönemde şunları dile getiriyordu;

* “İçerisinde İslamcı Refah Partisi’nin yer alacağı hatta başına bile geçebileceği yeni bir hükümetin kurulması ihtimali ile birlikte daha büyük değişikliklerin gündeme gelmesi olasılığı ortaya çıkmış durumda. Şubat’taki hükümet kurma girişiminden beridir Refah’ın gücü ve manivela kuvveti arttı. İçinde Refah’ın yer aldığı bir hükümete kesinlikle karşı olan laik kanat gittikçe küçüldü.”

* “Etkili silahlı kuvvetler, milli güvenlik politikasındaki herhangi bir Refah sorumluluğuna karşı çıkacaktır. Bu aşamada açıktan bir askeri müdahale olasılığı yok, fakat arka planda laik politikacıların etkin olacağı girişimler mümkün.” (Devam edecek.)

MEDYA ACAYİP HAREKETLİ!

* FOX TV Ana Haber sunucusu Fatih Portakal kendi isteğiyle bu görevinden ayrıldı. "Kendimi tekrar ediyorum. Emekli olmak istiyorum" dedi. Portakal, eşi ile birlikte tarımla meşgul olacağını söyledi.

* Fatih Portakal'dan boşalan koltuğa Ciner Medya'dan transfer edilen Selçuk Tepeli oturacak. FOX TV Ana Haber artık Selçuk Tepeli'ye emanet.

*Uzun süredir Türk Medya Gurubu’nda çalışan Ersoy Dede artık TRT Ana Haber'i sunacak.

*Ciner Medya bünyesindeki Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği’ne Kürşad Oğuz getirildi.

* Yine Ciner Medya Ankara Temsilciliği’ne Muharrem Sarıkaya yeniden atandı.

ALLAH’IM NE OLUR BEN DE ŞULE YÜKSEL ŞENLER GİBİ OLAYIM!

Merhum İsmail Bedir… Burdur/Bucaklıydı… Emekli imam hatipti…

Milli Görüş erlerindendi… Milli Gazete’nin sürekli okurlarından ve abonelerindendi… Gece geç saatlerde telefonum çaldığında ekranda merhum İsmail Bedir hoca olurdu… Sadece benimle de değil, neredeyse tüm Milli Gazete yazarları ile istişare ederdi, dertleşirdi…

Sümeyye Sehle Bedir, merhum İsmail Bedir’in kerimesi.

Sümeyye hanım, merhum Şule Yüksel Şenler’le ilgili hatıralarını, anılarını kaleme aldı. Okuyalım mı;

“Burdur’un Bucak ilçesinin bir köyünde rahmetli babam, Kur’an kursu öğreticiliği yapıyordu.

1986 yılının yazla sonbahar arasındaki günlerden bir gün… Bir ikindi sonrası, babamın talebelerinden bir veli, yeni yürümeye başlayan çocuğuyla babamı ziyarete gelmişti. Çocuk yeni yürümenin afacanlığıyla babamın kitaplığında bulunan alt raftaki kitapları yere atıyordu. Onların sesleriyle mutfaktan odaya girdiğimde telaşla yerden kitapları topladıklarını gördüm. Yardım etmek niyetiyle yere eğildiğimde çarşaflı kadın resimli, “Hidâyet” isimli orta boy roman ebadında bir kitap gördüm. Üzerinde “Şule Yüksel Şenler” yazıyordu.

Buğday tenli, kara gözlü bu kadına baktım da baktım. Yüzünü, gözlerini, giydiği kıyafeti (çarşafı) çok beğenmiştim. Sonra babama bu kitabı okumak istediğimi söyledim. Babam bana bu kitabın yaşıma uygun olmadığını söyleyerek; turuncu renkli, üzerinde dua eden genç kız resimli, orijinal basımlı “Huzur Sokağı” romanını verdi. Daha önceleri çeşitli dergileri, mecmuaları, hikâye kitaplarını okuyan ben, Huzur Sokağı romanını okumakta da hiç zorlanmadım.

Olayları gözümde canlandırıyor, adeta soluk almadan okuyordum. Okulların açılmasına az bir zaman kala kitabı bitirdim.

Arka tarafı dağa nazır kurs lojmanında bir ikindi sonunda, annemin odun ateşinde yemek yaparken, yemeğin altına odunları atarken okumam bitmişti. Hemen oracıkta duamı etmiştim: “Allah’ım ne olur ben de Şule Yüksel Şenler gibi olayım, beni onunla tanıştır ve buluştur!”

Hâlbuki yazar ya İstanbul’da, ya da Ankara’daydı. Nerede yaşadığını bile bilmiyordum. Ama ona duyduğum muhabbet, usta kalemine hayranlığım sonsuzdu. Roman karakterlerinin birbirine kavuşamaması, bende tarifi olmayan üzüntülere sebep olmuş, gözyaşlarım yanaklarımdan aşağı akmakta, ağlamaktayken, ilk defa ailemizden öte sevgiyi o zaman keşfetmiştim.

Gönlümde harlanan mücadele, sevgi i ateşi de orada hâsıl oldu.

Okullar açıldığında evimiz okula biraz mesafeli, yolu engebeliydi…” (Devamı var…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?