Reklamı Kapat

Yer ve gök

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Araz ve sema; hidayet ve saadet kitabı Kur’an’ın önemli mefhumlarındandır. Arz; yer, yeryüzü, zemin, sema; gök, gökyüzü, uzay, tavan anlamlarında kullanılır. Arz, Kur'an'da 461 yerde, sema kelimesi, çoğulu ile birlikte 310 yerde geçer. Kur'an'da göğün ve yerin yaratılışından, bu ikisinin daha önce bitişik olduğundan, göklerin ve yerin yaratılış hikmetlerinden, göklerin nasıl yükseltildiğinden, gök cisimlerinin birer yörüngede yüzdüklerinden, göktekilerin ve yerdekilerin Allah'ı tespih etmelerinden, gökten yağmuru indirenin Allah olduğundan söz edilmektedir. Göklerin ve yerin Rabbi Allah'tır. Bu gerçeğin üzerinde iyice düşünmek ve yaratan Allah’ı tespih etmek, müminlerin özelliklerindendir. Allah'ın kâinatta kurduğu akıllara hayret verecek olağanüstü düzen ve uyum, yaratıcının tek Allah olduğunun delilidir. Göğün direksiz olması, yer üzerine düşmemesi, gezegenlerin zerre kadar düzensizlik yapmamaları, Ay'ın, Güneş’in, yıldızların Allah'ı tespih etmeleri, O'na secde etmeleri gibi konular insan idrakine sunulmuştur. Kur'an, insanların yerdeki ve semadakilere bakıp akıllarını kullanarak iyice düşünmelerini, öğütlemektedir. Hac 65: “Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça göğü yörüngelerinde tutarak yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.” Saffat 6-7: “Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik. Semayı, mütemadiyen bozgunculuk ve kötülük yapan her türlü şeytandan, şeytani güçlerden koruduk.” Mülk 16-17: “Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır. Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman uyarım nasılmış bileceksiniz. İşte bu tehdidimin ne demek olduğunu o zaman bileceksiniz.” Bu ayetlerde hitap insanadır. İnsan; bu kâinata bakarak Allah’ı bilip tanıyacak ve itikat ve düzen olarak İslam’da karar kılacak, kullukta herhangi bir kusur işlemeyecektir. Bu gerçekleri gördüğü halde, batıl yorumlarla Allah’ı inkâr edenler, razı olduğu İslam’dan kaçıp cehenneme doğru koşanlar ise Allah’ın gazabından kendini kurtaramayacaktır.

BURÇLAR

Allah Teâlâ, Kur’an’da gökte burçlar yarattığını söyler. Hicr 16: “Ant olsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu bakanlar için süsledik.” Allah bu burçları olan sema üzerine yemin eder. Burç; yüksek köşk, bina ve kale anlamlarına gelir. Semadaki burçlar ise; gökte durumları birbirlerine göre aynı kalan yıldız topluluğudur. Yerin haritasında şehirler, kasabalar ve bunlardaki yüksek binalar, nasıl bir alamet ve işaret ise, gökteki yıldızlar ve yıldız takımları da böyle birer işarettir. Çağımızda astronomi ve astrofizik, kâinatta kusursuz bir nizamın, yıldızlar, galaksi ve gezegenler arasında ince hesaplı, büyük bir bilgiyle işlenmiş üstün bir tanzim, tedbir ve dengelerin bulunduğunu göstermektedir. Kur’an bize, bütün ilimlerin temel kaidelerini verir. Bu temel kurallar dışında kâinatta hiçbir şey olmaz. Yıldızlar ve galaksiler, Yüce Allah'ın azametini, kudretinin büyüklüğünü ilan etmeleri için yaratılmışlardır.

MODERN MÜNECCİMLİK

Müneccimlik, şekil değiştirerek varlığını devam ettirmektedir. Müneccim; yıldızların hareketlerinden hüküm çıkaran kimsedir. Günümüzde bu işle uğraşanlara astrolog veya medyum denilmektedir. Astrolog; yıldız falına bakan kimsedir. Bunlar; horoskop denilen yıldızların, burçların bulundukları yerin haritasını çıkarıp, falına bakacakları kimsenin doğum tarihleriyle kıyaslayarak geleceği hakkında hüküm çıkartırlar. İnkârcıların, müşriklerin, münafıkların yanında, nice Müslüman’ım diyen insan dahi; yıldızların, burçların insan kaderinde etkili olduklarına inanmaktadır. İki kişi, iyi anlaşıp geçinemiyorsa suç onların değil yıldızların oluyormuş… Birisi, ün kazanıp meşhur mu olmuştur, öyleyse onun yıldızı parlamıştır. İtibardan düşer, ününü yitirerek eski şöhreti kalmazsa, onun yıldızı sönmüştür. Biri ölünce, onun hayatında etkili olan yıldızı, onu terk ederek başka diyara göçtüğü için o ölmüştür. O zaman bir yıldız kaydı denilir. Müneccimin geleceği bileceğine inanılır ki, gelecekle ilgili değerlendirmelerde bulunanlara; sen müneccim misin, nereden biliyorsun, diye sorulur. Bu batıl ve sapkın düşünceye göre yıldızlar konuşur, onların elçileri ise astrologlar, medyumlar ve cincilerdir. Peygamberimizin bu konuyla ilgili şöyle bir ikazı vardır: “Bazı insanlar, Allah’ın nimetiyle geceyi geçiriyor, sabah olunca da, ‘bize şu yıldız sebebiyle yağmur yağdırıldı’ diyor. Böyle demeleri sebebiyle onların çoğu kâfir olmuştur.” (Buhari) Müslüman Kur’an’ın hakikatine inanan, sünnetin yol göstericiliğine tabi olan kimse olarak bunların hiçbirine itibar etmez. Müslüman İslam’ca düşünen ve yaşayan kimsedir. İslam, inananlar için Milli Görüş’tür.

HAREKET VE ZAMAN

İnsan için, hayat bir imtihandır. Yer ve gök insanın imtihanın için tanzim edilmiştir. Hareket insanın hayatıdır, zaman ise imtihanın süresidir. Vakti gelen gidiyor ve giden için imtihan bitiyor. Artık o kimse için, ne hareketin ne de zamanın bir kıymeti olmuyor. Yaşadığımız her gün, güneş, ay ve yıldızların doğup battığını biliyoruz. Bu bir düzendir. Allah insana da saadeti için İslam düzenini teklif etmiştir. İnsan faiz, zulüm, gasp, kumar, içki gibi günahlardan sakınacak ki saadet bulabilsin… İnsan adalet, liyakat, emanet, yardımlaşma gibi güzellikleri işleyecek ki refaha kavuşsun. İnsan, emeği ile insandır. Emeğe hürmet etmek, insana değer vermektir. Emeği korumak insanı korumaktır. Bunun için de Adil Düzen gerekir. Bu gün ülkemizde ve dünyada Adil Düzen yoktur. Böyle bir düzeni kurarak emeği korumak, hepimizin görevi değil midir? Faizci kapitalist düzenin, zulmün ve zalimin olmadığı yeni bir saadet dünyasını kurmak için mücadele etmek, insan olmanın gereği değil midir? Görevi yapmak için toplanma yerimiz Milli Görüş’tür. Haydin göreve. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Can Dere - Ay, Güneş ve Yıldızlar bir yörüngede YÜZMEKTEDİR, çünkü gök-bizim uzay dediğimiz yer-7 kat Sema Denizi’dir. Sema Denizleri tatlı yer denizi tuzludur. Daha anlatılacak çok şey var. Kafir NASA’nın dediği hiçbir şeye inanmayın. Dünya kusursuz bir düzlüktür. Kaf Dağları da bizim Güney Kutbu dediğimiz yeryüzünü çepeçevre kuşatan buz duvarlarının ardındadır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 11:42


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?