Reklamı Kapat

Ortaya Karışık!

Gündem karışık! Eee normal olarak yazılar da karışık!

Yazılarımıza şu sıcak günlerde biraz ara verdik. Biz de “izninizle” modasına uyduk. Tatil yapmadık. Yine çalıştık. Bu kez yazmadık konuştuk. Vesaire vesaire vesaire…

Gündem yoğun ve atmosfer bir o kadar da gergin. Federasyonlarda istifa sesleri yükseldi. Sevilla ve Bayern Münih pandemi günlerinin kazanan takımları oldu. Transferler ne durumda? Paok maçı ne olur?

MHK Başkanı Zekeriya Alp ve yönetimi hiç hesapta yokken istifa kararı aldı. Aldığım duyumlara, yazılıp çizilenlere bakıldığında ortaya “ben saksı değilim” ve “iç işlerimize babam olsa karıştırmam” sonucu çıkıyor. TFF agnostik takıldığı için aldığı veya almadığı kararlara da akıl sır ermiyor. Spor medyası hatta diğer alanların medyası bile kendilerine özel sosyal medyalarından MHK Başkanı ismi veriyor. Yazılan isimlerin bana göre hiçbir faydaları dokunmaz Türk hakemliğine ve de Türk futboluna! “Evet efendim, sepet efendim” diyecek düşük profilli sakallı bir zat-ı muhterem aranıyor. Yani batı cephesinde değişen bir şey olmayacak. (Sakallı yazmamızdan kastımız durum tespiti yapabilmek içindir. O sakalın ağırlığını taşıyan güzel insanlara diyecek lafımız yoktur.) Her şeyi algı sistemi içinde değerlendirir olduk ve şekilci takılıyoruz. Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın dediği gibi: “Sakallı Hüsnü’leri kandırabilmek için her şey. Ey sakallı Hüsnü kendine gel ve dikkatli ol!” Bilmem anlatabildim mi?

TFF’den sonra Halter Federasyonu’nda da istifa sesleri yükseldi. Teknik Kurul ki içlerinde Milli Takım antrenörleri de mevcut, istifalarını verdiler. Yine yaptığım araştırmalara ve aldığım duyumlara göre yakından tanıdığım Halter Federasyonu Başkanı Tamer Taşpınar’ın kamp için başka isimleri de dâhil etmek istemesinden kaynaklanmış iddialar bu şekilde. Bana göre de yanlış bir iş yapılmış. Bir başkan federasyonun işleriyle meşgul olmalı. Eğer teknik ekibinizi oluşturduysanız onlara güveneceksiniz ve aldıkları kararlara saygı göstereceksiniz. Zaten Türk halteri ivme kazanıp sıçrama yapması gerekirken taciz, kavga dedikodularıyla ve doping yapan sporcularıyla daima gündemde kaldı.

Time dergisine kapak olan Naim Süleymanoğlu ile başlayan süreç, 2016 Rio’da en az sporcu ile katılım ve Daniyar İsmailov’un tek gümüş madalya almasına dönüştü. Oysa 2004 Atina Türk halterinin geleceğine umutlu bakmamızı sağlayan başarılı sonuçlar şeklinde geçmişti. Şimdi gençlerimize büyük iş düşüyor. Örnek alınması gereken sporcuların antrenman ve müsabakalarını örnek almalılar. Aksi halde yine eski günlere döneriz. Katılım 1 sporcu, madalya ise yok!

Yeri gelmişken, 2016 Rio Olimpiyatları’ndan sonra federasyon seçimlerine şöyle bir bakın 60 federasyon seçiminde 6 federasyon başkanı tekrar aday olmamış. 54 federasyon başkanı tekrar adaylığını koymuş. Ve geneli tek aday tek liste şeklindeydi. Haaa bazılarında 2 aday yarıştı fakat demokratik seçim olduğu havasını vermek amaçlıydı. Algı yönetimi yani! Ve bu başkanların pek çoğu da yıllardır başkanlık yapan isimlerdi. Allah aşkına soruyorum: “Yahu Rio’da veya dünyada ne başarılanız vardı da tekrar tekrar adaylığınızı koydunuz?”

Ben söyleyeyim koca bir HİİİİİİÇÇÇ!

İlgili ve yetkili ve de etkili makamları buradan bir kez daha uyarmak istiyorum. Çok geç kalmadan bu federasyon seçimlerinde köklü, demokratik, liyakat sahibi kişilerin o koltuklara oturabileceği bir değişiklik yapın. Sporcularımız çalışıyormuş gibi yapıyor. Kamplar adeta tatil havasında geçiyor. Oğlan bizim kız bizim şeklinde isimler belirleniyor. Güç ve kondisyon isteyen branşların sporcuları şimdi başlasalar çalışmaya ancak olimpiyatlara hazırlanırlar. Ahbap çavuş ilişkisi şeklinde yönetilen federasyonların özerkliklerini alın. Elinize bir bayrak verilip göz boyama işlerine alet olmayın. Siyasi gücü arkasında hisseden isimlerin afra tafralarına göz yummayın. Eğer bu söylediklerimi otorite makamı yerine getirmez ise o makamda kalamayabilirler. Sizin için, “Haziran’ı görmez” diyen federasyon başkanları ve yöneticileri birkaç yıl gecikmeli de olsa amaçlarına ulaşmış olurlar. Şu anda makama mış gibi muş gibi davranılıyor. Çok çalışıyoruz, başarılıyız, yumurtam sıcak işlere imza atıp büyük bir organizasyon yapıyoruz imajı veriyorlar. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!

Transfer döneminin en hareketli takımı kuşkusuz Fenerbahçe’dir. Erol Bulut artık dümeni eline almıştır. Öyle sanıyorum ve yaptığı transferlere de bakıyorum öncelik şampiyonluk kupasını kaldırmak olacak. Akıllıca! Gelecek için yapılacak transferlerin sırası değil. Bir şekilde Şampiyonlar Ligi’ne gidiş biletini en afilisinden almak olacak.

Trabzonspor ile Beşiktaş’ta sistemler değiştiğinden yapılan transferler de aynı doğrultuda ilerliyor. Doğru isimler manşetlere yansıyor. Galatasaray ise daha bir geri kaldı sanki. Pek yaşanılmış bir durum değildir.

Paok-Beşiktaş maçı bu akşam oynanacak. Yunanistan’da fakat seyircisiz oynanacak. Yunan takımın yöneticileri siyasi ve coğrafi gerginliği maça da taşımak istiyorlar. Çünkü bu Paok’a avantaj sağlar. Beşiktaş ve yönetimi sakin kalmalı ve verilen demeçlerle tansiyonu düşürmeliydi. Pek öyle olmadı gibi. Tek maç olması işin sıkıntılı tarafıdır. Beşiktaş’ın Sergen Yalçın ile yükselen grafiği bu maçta da devam edecektir. Fakat Paok da Yunan futbolunun yükselen takımı. Hakem ataması düşündürücü olsa da hakemi de yenmek bizim karakterimizdir. Bence Türk futbolunun geleceği için en önemli maçlardan biri olacak. Bizler Bayern’e kaybeden PSG için sevinen Monacolular gibi davranmayalım. Tur Come to Beşiktaş diyelim.

UEFA Ligi şampiyonu Sevilla ve Şampiyonlar Ligi şampiyonu Bayern München’i tebrik edelim. Gerçekten hak eden takımlar kupayı kaldırdı. Bu iki finalin ve takımın analizlerini başka bir yazıya bırakalım.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?