Reklamı Kapat

Ben biraz garipsedim, bakalım siz ne diyeceksiniz!

Samsun'dan bir grup okurum aradı. Son derece ilginç bir gelişmeyi anlattılar. O okurlarımı dinlerken hayretler içinde kaldım. “Olmaması gereken şeyler...

Samsun'dan bir grup okurum aradı. Son derece ilginç bir gelişmeyi anlattılar. O okurlarımı dinlerken hayretler içinde kaldım. “Olmaması gereken şeyler…” dedim. Elbette, kendi kendime!

Bir de siz okuyun bakalım, benim hissettiklerimi siz de hissedecek misiniz? Buyursunlar;

“Geçtiğimiz Cuma namazı. Samsun'un en büyük camilerinden birisindeyiz. Malum, pandemi günleri devam ediyor. Camide fiziksel mesafeye gayet dikkat edilmiş. Kişiler arasında en az 1,5 m mesafe var. Çok teşekkürler...

Neyse... Cuma namazını kıldık. Sıra sünnete gelince camide bir anons yapılmaya başlandı; “Lütfen, sünnetleri kılmadan camiyi boşaltınız! Dezenfekte edilecektir...”

Yaşlısı var. Ağır olanı var. Zaten yaşlılar ayakkabılarını bulup giyip çıkana kadar bilmem kaç dakika geçecek! Bırakın, millet rahat rahat ibadetini gerçekleştirsin!

Bu caminin altında geliri camiye olan alışveriş merkezi var. Başka kiralık dükkânlar da var, camiye ait olan. Yani, hatırı sayılır bir geliri de var caminin. Caminin temizliği, dezenfektesini yapacak 3-5 tane görevli rahatlıkla istihdam edilebilir. Neden böyle bir yola başvurulmuyor?

Bu uygulamaya çok içerledik, üzüldük...”

***

Cami görevlileri pandemi sürecinde büyük bir özveriyle çaba ve gayret gösterdiler, göstermeye de devam ediyorlar. Ama Cuma namazından sonra, “Sünneti kılmadan camiyi boşaltınız!..” gibi bir yaklaşım zaten bu süreçte yaralı olan cami cemaatini üzer, kırar, incitir. Bu, pandemiye yönelik iyi niyetli ve koruma amaçlı bir girişim de olabilir, elbette! Ancak imam ve müezzinlerimizin bu süreçte daha bir dikkatli ve kucaklayıcı olmaları gerekir diye düşünüyorum.

Ben Samsun’da yaşanan bu olayı biraz garipsedim! Tuhaf geldi bana! Bakalım siz ne diyeceksiniz?

SON KULİSLER!

1) Son kulislere göre, Binali Yıldırım, cumhurbaşkanı yardımcısı oluyor ve ‘Yatırımlardan Sorumlu Koordinatör’ görevini üstleniyor.

2) Bir bakan başka bir bakanlığa kaydırılıyor.

3) Görevden alınan bir başka bakana Külliye’de görev veriliyor.

4) Şu anda önemli bir bakanlıkta bakan yardımcısı olarak görev yapan ve son dönemde TV ekranlarında adından sıkça söz edilen bir isim bu kez bakan oluyor.

5) Bürokraside de önemli bazı değişiklikler öngörülmekte.

6) Tüm bunlar zikrettiğim gibi sadece birer ‘kulis’. Son kararı verecek olan elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

7) ‘Kabine revizyonu’ fısıltıları bugüne kadar birçok kez yazıldı, çizildi. Ama olmadı. Bu kez olacak mı? ‘Yakın, eli kulağında’ deniliyor. Bakalım neler olacak?

TÜRKİYE VE İRAN; İKİ DOST ÜLKE…

Geçen yazımda İran Başbakanı Musaddık’ın emperyalist güçler tarafından bir darbeyle iktidardan nasıl uzaklaştırıldığını, bu darbenin kimler tarafından organize edildiğini son ortaya çıkan itiraflardan, ifşaatlardan da yola çıkarak anlattım. Okudunuz, “bir İngiliz ajanının itirafları”nı. Son derece çarpıcı idi…

Okurlarımdan çok sayıda mesaj geldi; “Peki ama Humeyni dönemi nasıl başladı, İran’da? Genç nesiller için o dönemi de yazar mısınız?” diye… Hay, hay! Haydi başlayalım o zaman…

* Esasen birbirine çok yakın ve iç içe olan iki ülke; Türkiye ile İran. Hatta o kadar birbirine yakın ve iç içeler ki, Selçukluların devlet dili Arapça değil Farsça idi.

* Mevlana Mesnevi'sini Farsça yazdı, mesela.

* İki devlet arasında herhangi bir savaş ve hudut çatışması olmadı.

* Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Türkiye’yi ilk ziyaret eden devlet adamı İran şahı oldu.

* Batılılar, İran’la Türkiye’nin arasını açmak için akla hayale gelmedik beyhude fitnelere, asparagaslara başvurdular.

***

Yer; Hilton Oteli, Ankara.

Konu: İran İslam Devrimi’nin 28. yıldönümü programı.

Kürsüde konuşan Prof. Dr. Necmettin Erbakan.

Peki, neler söyledi Erbakan Hoca İran Devrimi’yle ilgili? Kulak verelim mi;

* “İran Devrimi, sömürgeleşmeye, ezilmeye karşı insanların hakkını koruma devrimidir. Örnek bir devrimdir. Büyük bir devrimdir. İran’daki bu devrim bütün dünyadaki saadetin çekirdeği olacaktır.”

* “Almanya ve Fransa arasında kaç tren gidiyor, kaç kişi gidiyor, ne kadar mal gidiyor? Türkiye ile İran arasında da ilişki o seviyeye kadar gelmelidir. Bunları çoğaltmak gerekir. İnancımız budur.”

***

* Erbakan Hocamızın 2009 yılında gerçekleştirdiği İran ziyaretini burada hatırlatmakta yarar var.

* Ve, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kurduğu, bir inanç ve irade ürünü olan D-8 ülkeleri arasında İran’ın da bulunduğunu da belirtelim.

* Son olarak, Erbakan Hoca’nın 1996 yılında başbakan olarak gittiği İran’da, bütün engellemeleri elinin tersiyle iterek bu ülke ile büyük çapta bir doğalgaz anlaşması yaptığını da unutmayalım.

KISA ANEKDOTLARLA İRAN DEVRİMİ VE HUMEYNİ

* İran... Devrim öncesinde ABD’nin bölgedeki en önemli müttefikleri arasındaydı.

* Petrol gelirleri, şah ve etrafındaki bir avuç azınlığın harcamalarını finanse eder hale geldi.

* Şah döneminde, ABD’den milyarlarca dolarlık savaş uçağı alındı. Eğitim için İran’a gelen ABD’li askeri uzman sayısı on binlerle ifade edildi. 

* Şah ve ailesi Ocak 1979'da İran'ı terk etmek zorunda kaldı.

* Ayetullah Humeyni; 14 yıllık sürgünün ardından 1 Şubat 1979'da İran'a döndü. Çok büyük bir kalabalık tarafından karşılandı. Humeyni, Şah rejimini sonlandırdı, İran İslam Cumhuriyeti’ni kurdu.

* İran-Irak Savaşı’ndan tek kârlı çıkanlar, her iki ülkeye de silah satanlar oldu.

***

Dünyada büyük yankı yapan Humeyni önderliğindeki İran Devrimi’nin kısa öyküsü de bu şekildeydi…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Tuna - Ne zaman kabine revizyonu? Bugüne kadar çok yazıldı. Abdulkadir Selvi Hürriyette sok sok yazdı ama hiçbirisi gerçekleşmedi. Şimdi olacak mı acep? Kimse bilemez ki. Nedeni şu, sadece cumhurbaşkanının yetkisi altında da o yüzden... Bence şimdi olmaz bakan değişimi. Ama Binali bey gibi birini de bekletmek dışarda olmaz. Fakat ona da şöyle bir eleştiri var; "kaç yıldan sonra İstanbul'da belediyeyi kaybeden aday" diyorlar... bakalım neler olacak....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 15:57
01

True Legend - Gayeleri baştan beri belli insanlari İslam'dan uzaklaştirmak namaz kilmaktan soğutmak birbirine düşman etmek ben böyle olduğuna inaniyorum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 10:34


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?