Reklamı Kapat

Ahlaki hiyerarşi

İnsanlar hem fıtraten hem kabiliyeten birlikte yaşamak üzerine donatılmıştır. Bu birlikte yaşama serüveninin her zaman ahenkli bir şekilde gitmediği malum. Bazı toplumlarda insanların birbirlerine zulüm yaptığı, bazı toplumlarda insanların var olan imkânlardan farklı farklı yararlandıklarını görüyoruz. O yüzden dünyayı anlamaya çalışırken de, insanlara anlam yüklemeye çalışırken de görünen bu tabloyu dikkate almalıyız.

Bazı insanların gücü bazı insanlara galebe çalabiliyor. Bazı insanların içerisindeki vicdani yanı körelmiş olabiliyor. Bazı insanlar herkesin iyiliğini arzularken bazı insanlar bu işin kendilerine olan kısmıyla ilgileniyor, hatta sadece kendilerine olmasını istiyor. İnsanlarda karşılaştığımız bu iyilik ya da kötülük mevzusunun etnik ya da mezhepsel bir belirleyiciliği yoktur. Hiçbir renge güzel ya da çirkin diyemediğimiz gibi herhangi bir rengin hâkim olduğu tenin içerisindeki insan davranışlarını o renge atıf yapamayız. Bu şekilde ortaya çıkan farklı insan yaklaşımları bizi insanın asıl hikâyesine götürüyor.

Peki, insanı bize anlatan bu hikâye nasıldır?

Hikâyenin kökenine indiğimiz zaman karşımıza Hz. Âdem ile İblis kıssası çıkıyor. Hikâyede mevzu insanın yaratılmasıdır. Allah meleklerine insanı yaratacağı zaman ilk olarak melekler bu karara itirazda bulunmuşlardır. Melekler demiştir ki; biz seni tesbih edip dururken sen yeryüzünde kan dökecek ve bozgunculuk çıkaracak varlıklar mı yaratacaksın? İşte bu itiraz insanın yaratılmasına dönük ilk itirazdı.

Hikâyenin ikinci meselesi ise insanın yaratılmasından sonra ortaya çıkıyor.  Allah’ın insanı yaratıp meleklerine ve İblis’e secde etmesini isteyince yaratılma kararına itiraz eden melekler secde ederken İblis secde etmeye yanaşmamıştır. Yani ikinci itiraz İblis’ten gelmiştir. Hikâyenin ana teması tam burada başlıyor. Melekler birinci itirazda asi olmazken İblis ikinci itirazla asi olmuştur.

Meleklerin itiraz noktasına baktığımızda itirazın muhteviyatı yaratılacak varlığın ahlakıyla ilgilidir. İnsanda ahlaken zafiyet gördükleri için melekler Rablerinin bu kararına ilk aşamada itiraz etmişlerdir. Elbette Allah meleklerine insanın ahlaki yapısını bildirdikten sonra insana secde etmekten geri durmadılar.

Fakat İblis’in insana secde etmemesinin gerekçesi çok farklı bir içeriğe sahiptir. İblis, insanın topraktan, kendisinin ise ateşten yaratıldığını, ateşin toprağa göre daha üstün olduğunu ve dolayısıyla insana secde etmemesi gerektiğini düşünmüştür. Bundan dolayı insana secde etmeyi reddetmiş ve Allah’ın emrine karşı gelerek asi olmayı yeğlemiştir.

Çünkü İblis’in bu düşünce kalıbı içerisinde doğruya ulaşma imkânı yoktur. Bir defa itiraz ettiği nokta öze değil, formadır. Sonra formlar arasında kendi muhayyilesinde bir hiyerarşi tesis etmiştir. Bundan dolayı İblis’in hakikati görme ve hatasından dönme şansı kalmadığından asi olarak Allah’ın huzurundan kovulmuştur.

Bu hikâye bize çok şeyler anlatıyor. İnsanlar arasında bir hiyerarşi tesis edilecekse bu ancak özsel bir içerikle belirlenmelidir. Bu yüzden ahlak insanlar arasında temel belirleyici unsur olmalıdır. Üstünlüğün takvada olduğunu bildiren Rabbimiz, bize bu gerçekliği anlatmaktadır. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız gibi insanlar arasındaki hiyerarşi renkle, güçle ya da başka maddi unsurlarla değil, ahlaki zeminle belirlenmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ağustos 11:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?