Reklamı Kapat

Allah yolunun yardımcıları

Bismillahirrahmanirrahim; Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. 

Allah yolunun yardımcıları, “ensarullah” olmak, bir insan için büyük bir şereftir. Al-i İmran 52-53: “İsa, İsrail oğullarının küfrünü, Allah’ın gönderdiği gerçekleri örtbas etme temayüllerini fark edince sordu: ‘Kim Allah yolunda benim yardımcılarım olacak?’ Havariler dediler ki: ‘Allah’ın yardımcıları biziz; Allah yolunda senin yardımcıların biz olacağız. Allah’a iman ettik. Sen de şahit ol ki şüphesiz biz Müslümanlarız. Ey Rabbimiz, bize indirdiğine inandık ve bu elçiye uyduk. O halde bizi hakikate şahitlik yapanlarla bir tut.” Ensar, yardım edenler anlamındadır. Bunun için, Peygamberimiz ve Mekke’den hicret eden muhacirleri barındırıp onlara yardım eden Medine halkına ensar denilmiştir. Ensarullah; Allah’ın yardımcıları demektir. Allah, Samet’tir, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Muhtaç olan kullardır. Ensarullah; Allah’ın dinini ve düzenini koruyan ve bu hususta elden gelen gayreti sarf eden kimseler demektir. Hac 40: “...Allah, kendi dinine yardım edene elbette yardım eder. Kuşkusuz Allah, kuvvetlidir, galiptir.” Peygamberler ve onlara tabi olanlar, zalim düzenler ve cehalet ile mücadele etmişler, insanları hak ve adalet esasına dayanan adil bir düzene davet etmişlerdir. Allah, hak davanın hâkim olması için cihat edenlerin ayaklarını, davalarında sabit tutar.

ENSAR OLMAK

Ensar olmak, Allah hepimize ensar olmayı nasip etsin. Mekke’den Medine’ye hicrette, Hz. Peygamberimize ve muhacirlere kucak açıp tüm imkânlarıyla yardım eden Medineli Müslümanlar... Allah, bütün müminleri ensar olmaya davet ediyor. Kulluk şuuru ile İslami sorumlulukları kuşanmaya bundan daha mükemmel bir teşvik tarzı mümkün olmaz. Ensarullah; Allah’ın yardımcıları... Allah’ın yardımıyla buluşmanın ve O’na kavuşmanın yolu... Allah’ın davasını sahiplenmek, Allah’tan bize sunulanı O’nun yolundan esirgememek ne büyük şereftir. Bu hak davada, ‘Ben yalnız yaparım, mücadelemi tek başıma verebilirim’ anlayışı esas alınmıyor. Müşterek sorumluluğa çağrı yapılıyor, ümmet olma şuuru tescilleniyor. “Birlikte yola çıkabileceğim kim var?” Bir teşkilatlanma telkini... Tek tek değil; birlikte, müştereken ensarullahız. Ben değil, biz. Tekil değil, çoğul zamiri. Ensar: “Ya Resulüllah, eğer savaşmamızı istersen biz sana İsrailoğlularının Musa’ya dedikleri gibi ‘Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız’ demeyiz. Bizi Berku’l-Ğamad’a sevk etmiş olsan bile senin peşinden gideriz. Bize, denize dalmamızı emretmiş olsan, tereddütsüz dalarız...” duruşuna sahip olmaktır. Burada, İslam düzeninin hangi ruhla kurulduğunu görüyoruz. Gözünü ve gönlünü dünyaya değil; dünyanın ötesine çevirmiş bir ensar... Saadet asrından asrımıza yürüyen ensar bilinci... Ve şimdi bizler,“ensarsız” bir dünyanın garipliğini yaşıyoruz. İman edenlerin gündemini ve görevini belirleyen soru; kim ensar olacak? Bu asırda ensar olmak, Milli Görüş şuuruna sahip olmaktır.

META NASRULLAH

Çileli, mahzun ve titrek sesleriyle dilekçelerini Allah›a arz ile “meta nasrullah; Allah›ın yardımı ne zaman?” diyen mazlumlar, çocuklar ve kadınlar... Bunların derdini Kızılhaç mı, Birleşmiş Milletler mi, Uluslar Arası Af Örgütü mü çözecek? İnsanımızın acısını ve yardım talebini onlara mı ihale ettik yoksa? Kafelerde şaşkın gençliğin, tuhaf görüntüsü aldatmasın bizi... Uyuşturucu mafyasının materyali nesillerin, derinden “men ensari?” sorusunu seslendirmekte olduğuna şahit olabiliriz. Stadyumlardaki coşku bir huzur ve tatminin değil; bir isyanın ve intikamın ifadesi olsa gerek... Tüm bunlar ensarsızlığın bedeli olarak ele alınamaz mı?

İslam milleti olarak güvenimizi ve gücümüzü yenileyerek: “biziz ensarullah” diyebilmeliyiz artık. Diyebilmeliyiz ki, insanlık dünya Siyonizm’inin zulmünden kurtulsun ve yeni bir saadet dünyası kurulabilsin.

İLAHİ YARDIM BEKLEYENLER

Allah’ın yardımını bekleyenler, Allah’ın dinine yardım etmelidir. Allah, yarattığı her şeyi güzel yapmıştır, insanı da en güzel biçimde yaratmıştır. İnsana şekil verip şeklini güzel yapan ve onları temiz ve güzel besinlerle rızıklandıran Allah’tır. Allah, insanı şan ve şeref sahibi kılarak ona ikram etmiş, güzel rızklar vermiş, yarattıklarının çoğundan üstün kılmıştır. Gökleri ve yeri yaratan, gökten suyu indirip onunla rızk olarak bize türlü meyveler çıkaran, izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrimize veren, nehirleri de bize akıtan ancak Allah’tır. Adetleri üzere seyreden güneşi ve ayı bize faydalı kılan, geceyi ve gündüzü istifademize veren yine Allah’tır. O, yerde ne varsa hepsini bizim için yaratmıştır. O bize istediğimiz her şeyden vermiştir. Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olsak, onu sayamayız. Bunca nimet ve ihsanını sunan Allah Teâlâ insanları ancak kendisine ibadet-kulluk yapsınlar diye yaratmıştır. Kur’an’ın nazarında, hayat bir imtihan, daha doğrusu bir imtihanlar zinciridir. Ölüm ve hayat bu imtihan içindir. Allah’ın dünya ve ahirette yardımını ve vaat ettiği cenneti kazanabilmesi için, insanın hayatı boyunca tabi tutulacağı imtihanlarda İlahi yardıma layık olduğunu ispatlaması lâzımdır. Bu imtihanlar, gerçekten iman edenlerle etmeyenleri birbirinden ayırır. İnsandan kendine doğru adım atmasını isteyen Rabbimiz, dünya imtihanını kazanması için insandan gayret ve çaba ister. Bu çabanın özünde, hakkı üstün tutan bir zihniyetin iktidar olması vardır. Bu zihniyet Milli Görüş’tür. Siyaset; bizim Adil Düzen kurma mücadelemizdir.

Zahmetsiz rahmet olmaz. Allah sebeplere mahkûm değildir ama dünyayı bir sebepler kanununa bağlı kılmıştır. Yere eken göğe bakar. Yere bir şey ekmeyen kimsenin göğe bakıp yağmur ve rahmet bekleme hakkı yoktur. Tarlaya tohum ekmeden, yani fiili dua yapmadan, kimsenin Allah’tan ekin istemesi doğru olmaz.

Sünnetullah dediğimiz Allah’ın evrendeki değişmez kanunları, hep sebep, sonuç ilişkilerine oturtulmuştur. Bütün insanlığın saadet bulabilmesi için yeni bir saadet dünyasının kurulması; hakka inananların cihadına bağlanmıştır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?