Reklamı Kapat

İnsan niçin nankörlük eder?

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. 

İnsanı eşref-i mahlûkat olarak yaratan Allah, ona İslam yolunu göstermiş ve ondan yeryüzünde itikat ve düzen olarak İslam’ca bir hayat yaşamasını istemiştir. İnsan Suresi’nde insanın yaratılışı ile ilgili olarak önemli bir beyan vardır. İnsan 1-3: “İnsanın yaratılmasının üzerinden, gerek topraktan ilk yaratıldığı sırada, gerek anne karnında iken, yaratılış dönemlerinde olgunluk düzeyine ulaşıncaya kadar, henüz adının sanının anılmadığı nice çağlar geçmiştir. Kibre kapılarak Rabbine boyun eğmekten kaçınan insan, bir zamanlar bir hiç olduğunu ve Allah’ın lütfu sayesinde yaratılıp olgunlaştırıldığını hiç düşünmüyor. Doğrusu biz insanı, erkek ve kadından gelen bileşik bir nutfeden yarattık ve onu bu dünya hayatında sınavdan geçirip yükseltmek için işitme, görme ve düşünme yeteneğine sahip akıllı, üstün ve becerikli bir varlık kıldık. Ayrıca ona, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etme yeteneği bahşettik. Bununla da yetinmeyip, hakikati apaçık ortaya koyan ayetler göndererek ona doğru yolu gösterdik ve seçimi kendisine bıraktık. Ya şükreden, ya da vefasız nankör bir kul olur.” Rabbimiz Adiyat Suresi’nde ise şöyle der. Adiyat 1-6: “Andolsun, insanın doyumsuz arzu ve ihtiraslarını anlatan o nefes nefese koşan, binek atlarına ve kayalara çarpan tırnaklarıyla, karanlıkta kıvılcımlar saçan, derken, gün doğarken bir beldeye baskın yapan ve bir anda tozu dumana katarak, sağa sola kaçışan asker, kadın ve çocuklardan oluşan topluluğun tam ortasına dalan binek atlarına yemin olsun ki, gerçekten insan, Rabbine karşı pek nankördür…” İnsanın nankörlüğü İslam’ı itikat ve düzen olarak yaşamaktan kaçınmasıdır. İnsan; Allah’ın kendisine teklif ettiği adil bir düzeni, hayat nizamı olarak İslam’ı yaşamaktan niçin kaçınır? Bu soru üzerinde herkesin derinlemesine düşünmesi gerekir. İnkâr, şirk ve nifak en büyük nankörlüktür. Bu üç grup insan, batılı hakka tercih ettikleri için nankördürler.

NANKÖRLER

Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini bilmezler. Bunlar, tevhide yönelmezler. Allah’ı tanımadıkları için nefislerini ilah edinirler. Allah’a noksan sıfatlar isnat ederler. İnsan cehaletinden dolayı nankörlerden olur. Zulmü adalete tercih eder. Çaresiz kaldığında belki Allah’ı hatırlar ama rahata kavuştuğunda unutur ve nankörlük yapmaya devam eder. Allah’ın nimetine nankörlükle karşılık veren ve sonunda idare ettikleri toplumları helak yurduna sürükleyen liderleri tanımak gerekir. Allah, insana istediği her şeyden vermiştir. İnsan, verilen bu nimetleri saymaya kalkışsa saymakla bitiremez. Buna rağmen insan çok zalim, çok nankördür. Allah, insana eşler, eşlerden oğullar ve torunlar yaratmış ve temiz gıdalarla rızıklandırmıştır. Buna rağmen batıla inanıp Allah’ın nimetine nankörlük ediyorlar. Saçıp savuranlar şeytanların dostudur. Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder. Nankörlük edenlere de cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler, cehennem azabı da onlara biraz olsun hafifletilmez. İnsan, nankör olmaktan İslam’ı yaşamak ile kurtulur. İnsan 24: “Artık Rabbinin hükmüne (boyun eğip) sabret; onlardan hiçbir günahkâra yahut hiçbir nanköre itaat etme.” Kazanacak olan, İslam’ı itikat ve düzen olarak yaşayan müminler olacaktır. Nisa 141: “Allah, kâfirlere müminlerin aleyhinde asla bir yol vermez.” Akıllı insan; İslam nimetine nankörlük etmez.

SAĞLAM DURUŞ

İslam parçalanmaz bir bütündür. İslâm›ın bir esasını yok sayan, hafife alan kimse, İslam›ın dışına çıkar. İslam’a hiçbir şey galebe çalamaz. En küçük İslami bir esas bile dünya nimetlerinin tümüne değişilemez. Müslümanlar İslam’dan taviz verirlerse Allah’ın yardımından mahrum olurlar. Sağlam duruş, önemli bir müminlik vasfıdır. Maide 44: “İnsanlardan korkmayın; benden korkun. Benim ayetlerimi az bir karşılıkla satmayın. Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” Müslüman; kimliğini ve davasının büyüklüğünü açıklayarak izzet bulur.

TAVİZ

Her taviz, yeni ve daha büyük tavizler doğurur. Helal ve haramlardaki tavizler, inançta taviz vermeye yol açabilir. Taviz vererek inandığını yaşamayan, yaşadığı gibi inanmaya başlar. Onun için tavizkâr anlayışı reddeden Müslümanlar, kendine sülük gibi yapışan batıl asalakları söküp atmalıdır. Batılı taklit, tavizin başlangıcıdır. Kişinin karşı çıktığı şeytan ve adamlarını gözünde büyütüp ona benzemesi, onları nice konuda örnek alması, İslam ile bağdaşacak şey değildir. Müslüman’ın önemli görevlerinden birisi de kötülükler ile mücadeledir. Kötülükler ile mücadeleden taviz veren Müslümanlar, zalimlerin kölesi olurlar. Bugün İslam ülkelerinde faizci kapitalist düzenin hâkim olması, verilen tavizler sebebiyledir. Uzlaşmayı reddetmek, cihat kimliğini kuşanmaktır. Arkaya bakmadan sırat-ı müstakim yolunda zafere doğru yarışı başlatmaktır. Allah’la beraber olana, O’nun yardım ettiği kimseye kimse zarar veremez. Her düzen taviz verebilir, başka sistemlerle uzlaşabilir ama İslam düzeni hiçbir zaman batıla taviz vermez. 

NANKÖRLÜKTEN KURTULMAK

İnsanoğlu; her şeyi yaratan ve her şeyin sahibi olan Allah’ın bildirdiği hak ve adalet ölçülerine riayet ederek nankörlükten kurtulabilir. Allah, bize Kur’an’ı ve Peygamberimizi göndermiştir. Kur’an ve sünnet bize İslam’ı telkin etmektedir. İslam Allah’ın rızasıdır.

Kul Allah’a şükreden bir kimse olmak istiyorsa, bunu ancak İslam ile yapabilir. Her türlü nimetin Allah’tan geldiğini bilen, bunun karşılığında şükreden, ilme, iyi ve güzel işlere yönelen kimseler, Allah’a karşı vazifelerini yerine getirmiş olurlar.

Nankörlükten kurtulmanın alameti, hakkı üstün tutmak, nefis terbiyesini esas almak ve maneviyatçı olmaktır. Günümüzde bu vasat yol, Milli Görüş olarak tanımlanmıştır. Milli Görüş, İslamsız saadet olmaz inanışına sahip bir şüküredenler yoludur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?