Reklamı Kapat

Emperyalizm ve daralan alan

İnsanlığa nefes aldırmayacak hamleler sürüyor. İnsanlık kuşatma altında. Parçalanmış milletlerin durumu emperyallere güç veriyor. Müslümanların yaşadı...

İnsanlığa nefes aldırmayacak hamleler sürüyor. İnsanlık kuşatma altında. Parçalanmış milletlerin durumu emperyallere güç veriyor.

Müslümanların yaşadığı alanlarda altmışa yakın ülkecik var. Bunların büyük bölümü devlet olma özelliğinden uzak. Zaten parçalanmışlık büyüklüğe, birlikteliğe engel. Bütünlük olmayınca parçalar üzerinde oynamak kolaylaşır. Söz konusu ülkelerin içinde de sorunlar bulunuyor. Bunlar da farklı bölünmüşlükler. Neredeyse hemen bütün ülkelerde iç çatışmalar siyasal bölünmelerdeki aşırı uçlanmalar ve kimi düşünce akımları güç sahiplerinin işini kolaylaştırıyor. Kimi kesimler emperyalizmin veya güç çevrelerinin etkisine kapılmasa da kendileriyle işbirliği yapacak olanlar mutlaka bulunur. Bu durum kurumlara kadar yansır.

Türkiye özelinde bunu çokça yaşadık. Bir kesim ilgi görmeye dönükse onun içine girilerek başka bir amaca dönük hâle getirilir. Sermaye ve para söz konusu olunca kimi çevreleri etki altına olmak hiç zor olmuyor.

Siyasa insanlarından, medya mensuplarına ve kurumlarına, cemaatlere, tarikatlara, sportif kurumlara, üretime dönük hamlede bulunan kimi kurumlara, varlık gösteren kimi kişilere kadar.

Genel olarak durum böyle. Bu sadece Müslümanlar için değil diğer mazlum topluluklar için de geçerli.

Müslümanları birbirine bağlayan manevi güç devrede olmuyor. Sadece isim olarak Müslüman görünüyorlar. Kimi ülkelerin maddî imkânları var ise de bunu iyi değerlendirebilecek konumdan ve güçten yoksunlar. Kimi yönleri güçlüyse de zayıf olan tarafları ve boşlukları bulunuyor. Kendi başına hareket edemiyorlar. Birçok yönden bağlanmışlar, hareketsizdirler.

Bağımlı topluluklar olarak dağınık ve etkisiz bir görünüm içindedirler.

Ülkelerin iç parçalanmaları daha çok siyasaldır. Siyasanın büyüsüne kapılanlar daha çok kendilerini düşünürler. Bir kurum içinde yakaladıkları şöhretleri kendilerinde olduğunu sanırlar. Onların zaaflarını yakalayanlar onlarla birlikte olabilecek güçlerin tuzaklarına düşerler. Bu, sadece bir ülkede bulunanlar için geçerli değil. Bir bütün. Kişiler ve ülkeler aynı durumda. Çünkü ülkelerin başında bulunanlar insanlar, yönetenlerdir. Onlar konumlarını korumak için yönetilmeye razıdırlar.

Manevi değil de maddî güç çok daha etkileyici olur. Çünkü orada görünür ve somut olan durumlar bulunuyor. Manevi güçten yoksunluk, idealsizlik devreden çıkıyor. Somut maddî çıkarlar ağır basıyor. Yöneticilikler de buna dâhildir.

Somut ve maddi dayanaklar çok daha etkili oluyor. Ortada somut sonuçlar bulunuyor çünkü.

Çevrelerin zaafları veya boşlukları emperyalistlerin, güç sahiplerinin işlerini kolaylaştırıyor. Onların içine girmek, yönlendirmek ve belli bir noktaya taşımak gibi. AB; özellikle kendilerine aday olan ülkeler üzerinde daha çok boşluklar üzerinde yol alıyor. Kendilerine benzetme çabası. Türkiye bunun en somut karşılığı. Yetmiş yılı aşkın bir süredir, talep ve beklentileri bu yönde. İstediklerini yaptırıyorlar. Dikkat edilirse Türkiye’de güçlü olan çevreler, cemaatler, siyasal partiler kim varsa onlar üzerinde yürüyor.

Türkiye’nin siyasal yapılanması da buna çok uygun. Bölüştürücü ve ayırıcı. Zaten yılların getirdiği bir birikim var ve bunun sonucu giderek kimi durumlar yüzünden birlikte olmayı zorlaşıyor. Kesimlerin çatışmaları ve gerilimleri geri dönülemez bir durumda. Irkî olarak Türkler ile Kürtler, Sünniler ile Aleviler, dindarlar ile Kemalistler en belirgin alanlar. Dindarlar arasındaki bölünmeler daha çok cemaatler üzerinde yürüyor. Batıcı çevreler arasında da izmler var. Kaldı ki dindarlar da artık batıcı düşüncenin, yaşama tarzının etkisinde.

Ülkeden ülkeye bu durumları gözlememek mümkün. Böyle olunca bütünlükle birlikte olabilme güçleşiyor. Ortak noktaları bulmada zorlanılıyor. Kimse bir ucundan tutmuyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?