Reklamı Kapat

Çocuk yetiştirme üzerine

Toplumun temeli olan aileye adım atılırken genelde doğacak çocuklar ve onların nasıl yetiştirilmesi gerektiğine dair çok az şey biliriz. Sadece anne ve babalarımızdan gördüklerimiz ile çocuklarımızı yetiştiririz. Yaşadıklarımız bazen iyi bazen de kötü örneklerdir. İyileri örnek almaya çalışırken kötülerden de ders çıkarmaya çalışırız. Nihayetinde çocuk yetiştirme konusunda çok da bilinçli bir toplum olduğumuz söylenemez. Hatta bazı konular, yanlış bir alışkanlık olarak adet haline gelmiş ve hâlâ devam ettirilmektedir.

Geleceğimizin ta kendisi olan çocuklarımızı yetiştirirken bazı önemli noktalara dikkat etmekte fayda var. Evvela daha küçük yaşlardan itibaren çocuklarınızın ağlayarak bir şey yaptırmalarının önüne geçmelisiniz. Yoksa hayatı boyunca işlerini ağlayarak, sızlayarak yapmaya çalışan aciz bir birey yetiştirmiş olursunuz. Bu durum aynı zamanda çocuğun konuşarak, ikna etmeye çalışarak, ispat etmek için zihnini kullanmasının da önüne geçer.

Çocuklarınızın en önemli ihtiyaçlarından biri ortaokul çağına kadar onlarla oyunlar oynamaktır. Çocuklarınızla oyun oynamayabilirsiniz, oynayamadığınızı söyleyebilirsiniz ama bu çocukların anne-babalarından bekledikleri oyun ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Eğer çocuğunuz varsa onunla oynayacak vakit oluşturmak zorundasınız. Onlarla oynamanın neler öğrettiğini, çocuklar açısından ne kadar önemli olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Oyun oynarken de çok acil bir durum olmadığı sürece asla başka bir şeyle ilgilenmemeniz gerekmektedir.

Nedense bizim toplumumuzda hatalara karşı herkes haddinden fazla tepki gösteriyor. İnsanlar etrafındakilerin hata yapmamasını isterken, yapılan hatalar çok fazla konuşuluyor. Hâlbuki insan hata yapa yapa öğrenir. Özellikle çocuklarınızın hata yapmasına müsaade etmeli ve yaptıkları hatalardan ders çıkarmayı, hatalı olan davranışın ardından doğru olanı göstermeli ve öğretmelisiniz. Hata yapmaktan korkmamalı. Aynı zamanda çocuğunuz bir şeyle uğraşırken onu rahat bırakmakta fayda var. Çocuklarınıza bir sorunla karşılaştığında tek başına çözmesi gerektiğini, her zaman kendisine yardım edenlerin olmayacağını küçük yaşlarda öğretmelisiniz.

Çocuklarınızın yaşadığı ve ifade edemediği en büyük sıkıntılardan biri de başkaları ile kıyaslanmalarıdır. Unutmamalı ki her çocuk ayrı bir dünyadır. Her çocuğun ayrı özellikleri vardır. Onlar, keşfedilmeyi bekleyen birer hazinedir. Nasıl elma ile armut, ateş ile su, dağ ile bayır kıyaslanmazsa iki kardeş dahi olsa çocuklar da kıyaslanmamalıdır. Özellikle kendisinden daha başarılı diye başkaları ile kıyaslanan çocuklar daha başarılı olmaz bilakis kendilerine olan güvenini kaybederler. Kendine güvenini kaybeden bir çocuktan da nefes alıp, beslenmesinden başka bir şey beklemeye gerek kalmamış demektir.

Çocuklarınıza hayatı öğretirken onları belli ölçülerde özgür bırakmalı ve aşırı korumacı olmamalı, sürekli takip edildiklerini hissettirmemelisiniz. Bahsettiğimiz şey çocuğu olduğu gibi serbest bırakmak değil. Sadece dikkatle, ona hissettirmeden, hata yapmasına müsaade ederek biraz da risk almasını öğretmelisiniz. Onları aşırı uçlardan uzak tutarak, kaygı problemi ortaya çıkarmayacak şekilde hayata hazırlamalısınız.

Çocuklarınıza bağırmayın. Onlar sizden bağırmayı değil sakin olmayı, sabretmeyi öğrenmeli. Bağırarak bir şeyler yaptırabilirsiniz ama bu durum aynı zamanda onların bir şeyler öğrendiği, doğru davranışlar kazandığı anlamına gelmez. Çocuklarınıza sürekli konuşmak yerine yaparak örnek olmaya çalışın. Çocuklarınız sizin söylediklerinizden ziyade yaptıklarınıza bakarlar. Onlar için davranışlar sözlerden daha etkilidir.

Her şeyden önemlisi de çocuklarınıza sarılın, onları bağrınıza basın, onların gözlerinin içine bakarak sevdiğinizi söyleyin. Ne kadar kıymetli olduklarını, kendilerinden çok şey beklediğinizi, bu dünyanın, diğer insanların da onlardan çok şey beklediğini anlatın. Onların koluna girin, sevginizi gösterin ki onlar da insanlığa faydalı işler yapma gayretinde olsunlar, onlar da anne-baba olduklarında aynı şekilde davranıp insanlığa faydalı işler yapacak nesiller yetiştirsinler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?